Devlet Yardımın Yasaklanması
AB Antlaşmasının 87. maddesi devlet yardımının yasaklanması ve olası istisnalarını düzenlemektedir. İlk kısım genellikle yasaklamadan bahseder:
“(1) Bu anlaşmada yer verilenin aksine, Üye ülke yada ülke kaynakları tarafından her hangi bir şekilde belirli işletmeleri ve belirli malların üretimini destekleyerek rekabete zarar veren yada tehtit eden hiç bir yardım üye ülkeler arasındaki ticareti etkileyeceği için ortak pazarla bağdaşmaz” [46]
Devlet yardımı ekonomiyi etkilemenin en etkili yollarından biridir ve yardımın türüne bağlı olarak ya ekonomiyi canlandırır yada önemli bir Pazar deformasyonu ve rekabet sıkıntı yaratır. Aynı zamanda, devlet yardımı pazarı etkilemenin genellikle çıkarlarını korumak için siyasi güçler için kullanılan en uygun yollarından biridir.
Devlet yardımının genelde yasaklanması bu Pazar faaliyetinin önemini ve ekonomiye etkisini gösterir, aynı zamanda 87. madde ve diğer normlar genel yasaklamanın istisnalarını düzenlemektedirler.
Devlet yardımının önemli bir rekabet yasası kurumu olmasına rağmen, antlaşma devlet yardımını tanımlamaz. Ayrıca tanım ECJ içtihatlarında da yer almaz. Aynı zamanda, net bir tanım da gerekli değildir. Çünkü tüccarlara olan avantajları farklı olduğu ve sürekli değişiklikler içerdiği için bu yasal kategori çok geniş bir faaliyet alanını içerir.. Devlet yardımının esasını anlamak için, devlet yardımını tanımlamayı deneyen Komisyonun ve ECJ’nin içtihatlarıyla bağlantı kurması gereklidir.
Komisyon tüzüklerinde devlet yardımının pek çok tanımını yapmıştır, fakat tam değildir:
1) Devlet yardımı hem bir yada bir kaç işletmeye yarar sağlar hemde devlete zararı vardır[47]. Bu tanım genellemeyi içermeye çalışır ve aynı zamanda eğer devlet yardımının yasaklanması yasal düzenlemeye maruz değilse, bu tanım bazı alanlardaki politikanın genel durumuna da uyum sağlar.
2) Devlet yardımı devlet tarfından işletmeye verilen her hangi bir bağış yada avantajdır ve uzun vadede ülkenin ekonomik durumuna daha büyük avantajlar sağlar[48]. Bu tanım devlet yardımı alıcısının ve yararlarının üzerinde durur.
Fakat bu açıklamalar tam değildir, çünkü bunlar devletin amaçlarını yansıtmazlar. Daha önceki tanımlar devletin normal bir katılımcı gibi pazara katılmasına izin verir. Aynı zamanda, böyle bir yardım devlet politikası için 87. maddeye maruz olmayan belirli işletmelere verilemez.
Bu durumda, devlet yardımı aşağıdaki gibi tanımlanabilir:
1) İşletmenin devletten yada doğru devlet kaynaklarından aldığı ticari olmayan her hangi bir yardım çeşidi devlet yardımı olarak düşünülür[49];
2) Devlet yardımı diğer özel yatırımcıların durumu inceleyip, kâr etme olasılıklarını takip etmesi sonunda sosyal, politik yada kamu yararı amaçları olmadan kaynakların tahsis edilmesidir[50].
Fakat bu açıklamalar tam değildir ve çok geniştirler. Devlet yardımının özünü anlamak için devlet yardımı örneklerinden bahsetmek gerekir. Komisyon bazılarından bahsederken devlet yada belediye kaynaklarından direkt yada dolaylı olarak gelen her hangi bir maddi yardımdır diye belirtmiştir, örneğin:
1) Para transferleri;
2) Azaltılmış faiz borçları;
3) Muhtelif nakit yardım çeşitleri;
4) İşletmelerin paylarının tutulması;
1) Borç yüklerinin garanti edilmesi;
2) Mükellefiyetlerin yada vergilerin azaltılaması;
Elbette ki bu liste ayrıntılı değildir, çünkü her zaman değiştirilmelidir fakat bu türler en popüler türlerdir. Her faaliyete normatif düzenlemelerde yer vermek mümkün değildir. Çünkü hayatta her durumu tahmin etmek mümkün değildir. Pratikte, ECJ tarafından verilen çok kısa bir formül denenebilir: devlet yardımı normal şartlarda işletme için gerekli olmayan bir yarardır[51].
87(1). madde devlet yardımını ve onun yanında ihmal tesbitinin 4 kriterini sunmaktadır:
1) Devlet yada belediye bütçesi kaynakları;
Devlet yardımı ve bu bağlamda kamusal olarak kontrol edilen ve kullanımıyla devletin gücünü gösteren en geniş miktardaki kaynaktır. Devlet; devletin idarî kurumları, belediyeler ve devlet işletmeleridir. Devlet yada belediye kaynaklarının kullanılması sadece çeşitli nakit yardım yada krediler için kaynakların feda edilmesi değil aynı zamanda bazı gelirleri almamayı (vergi indirimleri, düşük fiyattan ruhsat vermek gibi) ve kaynakların dondurulmasını da içerir (kredi garantileri).
2) Avantajların Yaratılması
87(1). madde belirli, kolay tanımlanabilir bir avantajın bulunmasını gerektirir. Bu devlet yardımı, belirli bir işletmeyle bağlantılı olmadan genel devlet politikası olarak 87, madde devlet yardımı anlayışından farklı olarak bir yada bir kaç işletme yararına olursa gereklidir. Genel devlet politikaları söz konusu olduğunda da elbette ki belirli işletmeler yarar sağlar ama bu durumda bu yarar sağlayanlar eşit olacaklardır. Aynı zamanda, sadece devlet yardımını alan yarar sağlayanlar değil aynı zamanda son kazanan olan asıl yarar sağlayan da değerlendirilebilir. Eğer yardım genel bir devlet politikası yada vergi politikası olarak düzenlenirse, aslında tek kazanan belirlenebilmelidir.
3) Rekabete Zarar verilmesi
Devlet yardımının pazara yada orada var olan rekabete etkisi değerlendirilirken, aynı 81, ve 82, maddelerin uygulanmasında olduğu gibi sadece rakabete olan ilk etkisi değil gelecekteki olası etkileri de gözlenmelidir. Her şeyden önemlisi, yardımın rakipleri ve tüketicileri nasıl etkileyeceğine bakılmalıdır. Alıcı devlet yardımını alır almaz pazarda önemli bir etkisinin olmaması fakat uzun vadede önemli bir etki yaratması mümkündür. Ayrıca, devlet yardımı en açık olarak ürünlerin fiyatlarında kendini gösterir. Çünkü işletmenin devletten aldığı kaynaklar rakiplarin kendi kaynaklarını kullanarak yaptıkları bir takım harcamaların azalmasına neden olur. Devlet yardımını fark ederek rekabete etkisini anlamak, çoğu zaman bu faaliyetlerdeki şeffaflık ve belgelendirmenin gerekliliği göz önünde bulundurulursa oldukça kolaydır.
4) Üye devletler arasındaki ticaret
Devlet yardımının ülke içi ticaretteki etkisi özellikle de AB Antlaşmasının normlarının uygulanabilirliğinde önemlidir. Çünkü bu kriter rekabet hukukunun diğer yasal kurumları gibi Avrupa yasa normlarının uygulanabilmesi için önemlidir. Fakat devlet yardımı alan işletmenin küçük olup olmadığına ve sadece devlet pazarında iş yaptığına ortak pazarda çalışmadığına bakmalıdır. Çünkü böyle bir işletmeye verilen yardım pazara diğer üye ülkelerden rakiplarin girmesini engelleyerek ortak pazarı hemen yada gelecekte etkileyebilir. Bu nedenle, aynı 81. ve 82. maddeler için etkiyi değerlendirmenin gerekmesi gibi, işletmeye şu an sadece ülke içindeki pazara girişte kullanılsa da, yardım alındıktan sonra işletme daha önce aldığı yardımın etkileyeceği uluslar arası pazara da girebilir. Bu da ortak pazarla hiç bağdaşmayan bir yardım savaşı yaratabilir. Devlet yardımına bir ülkenin özel sanayisi yada ürünü için izin verilmez.
--------------------------------------------
46. EC Foundation Treaty as of 1957. Consolidated version. OJ 321 29.12.2006.
47. Evans A. EC Law of State Aid. Oxford: Clarendon Press, 1997., p.27.
48. Case C-44/93 Namur-Les Assurances du credit v.Office national du Ducroire and Belgium, [1994] ECR I-3829
49. Case 234/84 Belgium v. Commision: Meura, [1986] ECR 2263.
50. Cases C-278/92, C-279/92 un C-280/92 Spain v. Commission: Intelhorce, [1994] ECR I-4103.
51. Case 84/82 Germany v. Commission: Belgian aid to textiles, [1984] ECR 1451.






