banner_1.jpg, 12 kB
 
 
Avrupa Birliği Hukuku’nun Uzaktan
Öğrenme Modülünün Geliştirilmesi Projesi
 
 

Avrupa Birliği’nde rekabetin yasal temeli

Avrupa Birliği rekabet mevzuatı Birliğin kurulmasıyla birlikte kendi gelişimini başlatmıştır. Üye ülkeler rekabet kanununda göz önünde bulundurulacak olan alanların ne olacağı hakkında farklı uygulamalara sahiptirler. Bu nedenle normları bütün Üye Ülkeler için zorlayıcı olan AB anlaşmalarını takip edeceğiz. Bu nedenle bu kurumlar aynı zamanda bazı ülkelerde de düzenlenmiştir. AB Anlaşmaları rekabet hukukunda aşağıdaki kurumları düzenler: piyasada birlikte planlanmış uygulamaların yasaklanması hakkındaki anlaşma, hakim durumun kötüye kullanılmasının yasaklanması, devlet yardımının kısıtlanması anlaşması. Rekabet hukukunda Birliğin yasal düzenlemesi her vakanın oldukça bireysel olarak gözden geçirilmesini ve analiz edilmesini gerektiren ve yasal normların yorumlanmasında geniş mahkeme taktiri meydana getiren ikincil mevzuat miktarının en az olması nedeniyle önemlidir. En geniş düzenleme sınırlandırmanın etki alanındaki işletmeler arasındaki anlaşmalardır. Buradaki antlaşmaların temeli AB anlaşmasının 81. maddesidir. 1962 yılında Konsey 81. maddenin daha detaylı bir şekilde uygulanmasını sağlayan ilk düzenlemeyi kabul etmiştir. 1999 yılında yenilenmiş ve 2003 yılında değiştirilmiştir. 81. maddenin 3. kısmının yasaklamada istisnalar meydana getirdiği göz önüne alındığında bu normun uygulanmasında birçok kararsızlıklar meydana getirmiştir. Sonuç olarak, 1965 ve 1971 yıllarında yapılan ve maddenin belirli kısımlarındaki istisnaların uygulanabileceği, birden çok anlaşma kategorilerine isim veren düzenlemeler kabul edilmiştir. Bununla birlikte, birbirinden ayrı anlaşmalar hakkındaki bütün kararsızlıklar ortadan kaldırılmamıştır; bu nedenle 1999 yılında Komisyon maddenin bu kısmını dikey anlaşmanın ayrı kategorilerine uygulayan düzenlemeyi kabul etmiştir.

Asgari ikincil düzenleme hâkim pozisyonun kötüye kullanılması alanındadır. Antlaşmanın temeli AB Anlaşmasının 82 nci maddesinde belirtilmiştir. O halde önceki kurum ile karşılaştırmada hiçbir istisnanın mümkün olmaması nedeniyle, bazı piyasa faaliyetleri için göstergelerin birleştirilmesi zorunlu değildir. Bu nedenle, her bir kötüye kullanımın tek başına analiz edilmesi gerekmektedir. İlk ikincil yasal düzenleme, birleşmenin hâkim bir pozisyon meydana getirebileceği durumlarda birleşmesi Komisyon tarafından kontrol edilebilecek olan işletmeler için bazı göstergelerin birleştirilmesi ihtiyacının ortaya çıktığı 1989 yılında ortaya çıkmıştır. Kesin göstergelerin ve buna ilaveten Komisyon güçleri ve prosedürlerinin eksik olması Komisyon kontrolüne tabi tutulan işletmeler ile Komisyon arasında birçok anlaşmazlıkların temelini oluşturmuştur. Bu nedenle, tanımlanan konular için normatif temel meydana getirmek amacıyla anlaşmazlığın çözülmesi gerekiyordu. 2004 yılında, elde edilen deneyim göz önünde bulundurularak, 1989 tarihli düzenleme yenisiyle değiştirilmiştir.

Ülke, Madde 86 ila 89’dan normların düzenlenmesiyle anlaşma seviyesindeki sınırlandırmaları desteklemektedir. İkincil mevzuatın temeli bu alanda minimum seviyededir ve devlet yardımının izin verilebilir olduğu durumları hesaba katan madde 87'nin 1 nci, 2 nci ve 3 ncü fıkraları uygulanabilir bir temele sahiptir. Antlaşmanın, Komisyonun gücünün avantaj sağlamasını hesaba katması nedeniyle ikincil düzenlemeden büyük miktar istisnaların uygulanabilir olduğu belirli ulusal ekonomi alanları hakkındadır.