Cinsiyet Eşitliği
Avrupa Komisyonu Antlaşmasının 2. Maddesi, kadın ve erkeklerin arasında eşitlik sağlanmasının Avrupa Komisyonunun görevleri arasına almaktadır. “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Maddesi” olarak da bilinen Madde 3(2), Komisyonun gerçekleştirilen tüm eylemlerinde kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikleri kaldırmayı ve eşitliği yüceltmeyi hedeflediğini ortaya koymaktadır. AB yasasını belirleyen Avrupa Komisyonu Antlaşmasında kadın ve erkeklerin eşitliğini düzenleyen 3 yasal temel bulunmaktadır: İşe yerleştirme ve meslek alanlarındaki düzenlemeleri içeren 141(3) numaralı Madde, işe alım alanları dışındaki düzenlemeleri içeren 13(1) numaralı madde ve işe alımın arttırılması, yaşam ve çalışma koşullarının geliştirilmesi alanlarındaki düzenlemeleri içeren 137 numaralı Maddeler.
29 Ekim 2004 yılında Roma’da Hükümet ve Devlet Başkanları tarafından imzalanan AB Anayasa taslağı yalnızca Üye Devletlerin tamamı tarafından onaylanmasının ardından yürürlüğe girebilecektir. AB Anayasa taslağı, kadın ve erkek eşitliği bakımından Avrupa Komisyonu Antlaşması ile benzer hükümleri barındırmaktadır, ancak AB değerleri ve Temel Haklar Şartı içerisinde eşitlik ve ayrımcılık karşıtlığı referanslarını da içermektedir.
Defrenne Davasında bir hostes, erkek meslektaşlarından daha düşük bir ücretle çalıştırıldığı için çalıştığı firma hakkında şikâyetçi olmuştur. Avrupa Adalet Divanı bu konuda Antlaşmanın cinsiyet eşitliği hakkındaki hükmünün doğrudan geçerli olduğuna karar vermiştir.
Avrupa Adalet Divanı, kadınların doğum nedeniyle işten çıkarılmalarına karşı korunmasını geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmıştır. C-394/96 numaralı Brown Davasında mahkeme, aldığı kararla, kadınların işe alım, mesleki eğitim ve destek alanları da eşit haklara sahip olmasını düzenleyen 76/207 numaralı Direktif’in 2(1) ve 5(1) numaralı maddelerinin, hamileliği sırasında, hamilelikten kaynaklanan herhangi bir hastalık nedeniyle çalışamaz duruma gelen kadın çalışanların bu çalışamazlık durumu nedeniyle işten çıkartılmalarını yasaklamıştır. Bir kadın çalışanın hamileliği esnasında işten çıkartılması, iş sözleşmesinde işverenin her iki cinsiyetten çalışanların belirli sayıda haftada işe gelmemesi durumunda çalışanı işten çıkarabileceğini düzenleyen bir madde bulunması halinde kapsam dışıdır.
C-173/99 numaralı “BECTU” davasında, Avrupa Adalet Divanının aldığı karar uyarınca çalışma süresinin belirli açılarını düzenleyen 93/104 numaralı Direktifin 7(1) numaralı maddesine göre çalışanlar, aynı iş yerinde kesintisiz en az 13 hafta çalışana kadar ücretli senelik izin hakkı tanıyan ulusal bir yasa Üye Devletler tarafından çıkartılamaz.






