banner_1.jpg, 12 kB
 
 
Avrupa Birliği Hukuku’nun Uzaktan
Öğrenme Modülünün Geliştirilmesi Projesi
 
 

Brüksel I Tüzüğü (AT) No 44/2001

Bu Tüzük aile hukuku açısından çok önemlidir zira Madde 5 (2);

“ bakım/geçindirme ile ilgili konularda uygulanabilir” demektedir. Tüzük giriş kısmıyla başlamaktadır ve önsöz kısmında yer alan 29 husus çok önemlidir. Tüzük 8 Bölümden oluşmaktadır ve 76 Madde bulunmaktadır. 6 adet de Eki vardır.

 

Tüzüğün hükümleri Tüzüğün yürürlüğe girmiş olduğu tarihten sonraki kanuni işlemlere uygulanabilmektedir. Letonya ‘da ise bu Tüzük sadece 1 Mayıs 2004 den sonra başlamış hukuki işlemler için geçerlidir.

 

Tüzük Danimarka ‘da uygulanmamaktadır, zira burada 27 Eylül 1968 tarihinde Brüksel’de Üye Devletlerarasında imzalanan konvansiyon uygulanmaktadır. Danimarka’ nın durumu Tüzüğün n uygulanmasını daha güç hale getirmektedir.

 

Madde 1(2) hangi davalara uygulanmayacağını izah etmektedir; “2. Tüzük şu hususlarda uygulanmayacaktır :(a) gerçek kişilerin hak ve fiil ehliyeti, evlilik ilişkisinden doğan mallara ilişkin haklar, veraset ve vasiyetintikal; (b) iflas, müflis şirketlerin ya da diğer tüzel kişilerin tasfiyesi ile ilgili işlemler, kanuni düzenlemeler, kompozisyonlar ve benzer işlemler; (c) sosyal güvenlik ; (d) arbitraj.”

1. Uygulama Alanı

 

Tüzük sivil/medeni ve ticari konulara yönelik Tüzük hükümler içerir. Medeni ve ticari konulardaki yargı kararlarının serbest dolaşımı/(tüm AB’de kabulü) amacını ger-çekleştirebilmek için, kararların tanınması ve tenfizineyürürlüğe girmesine yönelik kuralların bağlayıcı ve doğrudan uygulanabilir bir Topluluk kanuni enstrümanı tarafından yönetilmesi zaruri ve uygun olacaktır.


2. Ortak Yargı ( Yetkisi )Normları

 

Ortak yargı (yetkisi) normları önemlidir ve bağlayıcı bir yapısı vardır. Brüksel I Tüzüğü Madde 69 uyarınca Uluslararası Antlaşmalardaki ulusal normları hariç bırakır.

 

Yargı kurallarının tahmin edilebilir olması gerekir ve yargının genel olarak sanık ikametine dayalı olması gerekir ve hukuki ihtilaf konusunun veya tarafların bağımsızlığının farklı bir bağlayıcı faktörü garanti ettiği iyi tanımlanış durumlar üzerine oluşan bir zeminde mevcut olması gerekir. Gerçek bir kişinin ikameti ortak kuralları daha şeffaf hale getirecek ve yargı çelişkilerini önleyecek şekilde bağımsız şekilde olarak tanımlanmalıdır. Sanığk’ ın ikametine ilave olarak, yargının, mahkeme ve fiil arasında yakın bir bağlantıya dayanan bir zemin üzerine oturtulması gerekir.

Adaletin uyumlu bir biçimde yönetilmesinden ortaya çıkacak menfaatlerde eşzamanlı hukuk işlemlerini minimize etmek ve iki Üye Devlet arasında uzlaştırılamaz yargı kararlarının verilmemesini sağlamak faydalı olacaktır. Askıda kalmış davaların çözümü için ve bir davanın ne zaman askıya alınmış bir dava olarak mütalaa edileceğine dair ulusal görüş farklılıklarından kaynaklanan sorunların giderilmesi için etkin ve anlaşılabilir mekanizmaların kurulması gerekir. Bu Tüzüğün amaçları doğrultusunda o zaman tamamen bağımsız olarak tanımlanmalıdır.

3. İkametgâh Anlayışı

 

Brüksel I Tüzüğü Madde 3(1)’e göre; bir Üye Devlette ikamet eden bir bireyin başka bir Üye Devlet Mahkemesinde yargılanabilmesi sadece Bu bölümün 2 - 7 inci Kısımlarında belirtilmiş kurallar dahilinde olması kaydıyla mümkündür. Bilhassa Ek I de yer alan ulusal yargılama kuralları bunlar aleyhine kullanılamaz.

 

Letonya ‘ da ikamet ile ilgili kararlarda, bir kişinin ikameti bildirirken tek bir yer bildirmediği, birden fazla yerde yaşadığı varsayılır. Aynı zamanda hangi ikametin konusunun uzlaşılabilir olacağına bağlı olarak, insanlar yurt dışında ikamet ettikleri yeri bildirmeme eğilimindedirler..

Madde 4;

1. Şayet sanık bir Üye Devlette ikamet etmiyorsa, Her Üye Devletteki mahkemenin yargılaması , Madde 22 ve 23 e konu, o Üye Devletin kanunlarına göre belirlenecektir.

2. sanığın aleyhine, bir Üye Devlette ikamet eden bir kişi, hangi ülkenin vatandaşı olursa olsun, o ülkede yürürlükte olan yargı kurallarına tabi olur, ve o Üye Devlet vatandaşları ile aynı şekilde özellikle Ek I de belirtilen kurallara tabi olur.

Kısım 2

Özel Yargılama

Madde 5

Bir üye Devlette ikamet eden kişi, başka bir Üye Devlette yargılanabilir:

1. (a) bir sözleşme konusu ile ilgili olarak, şüpheli yükümlülüğün ifa edildiği yere ait mahkemelerde;

(b) bu hükmün amacı doğrultusunda ve aksi belirtilmedikçe, yükümlülüğün ifa edildiği şüpheli yer:

- malların satışında, sözleşmeye göre malların teslim edildiği veya edilmiş olması gerektiği bir Üye Devlet içindeki bir yerde,

— hizmetlerin ifasında, hizmetin sağlandığı veya sağlanmış olması gereken bir Üye Devlet içindeki bir yerde,

(c) şayet alt paragraf (b) uygulanmaz ise bu takdirde alt paragraf (a) uygulanır;

2. bakım ile ilgili konularda, bakımı sağlayan kişinin ikamet ettiği yerdeki mahkemeler veya, şayet konu bir kişinin statüsü ile ilgili hukuki işlemlere tabi ise, o ülkenin kanununa göre, yargı sadece taraflardan birinin vatandaşlığı üzerine oluşmamışsa o hukuki işlemleri yürütme yetkisine sahip mahkemede;

3. haksız fiil, haksız fiil benzeri durumlarda, zarar verici olayın cereyan ettiği yerdeki mahkemede;

4. cezai kovuşturmaya konu bir fiilin tazmin edilmesi yönündeki taleplerde, mahkemenin medeni hukuk sürecini kendi kanunları çerçevesinde yürütmeye muktedir olduğu ölçüde, bu işlemleri yürütecek mahkemede;

5. bir şube, acente ya da diğer bir kuruluşun işlemlerinden kaynaklanan bir uyuşmazlık durumunda, bu şube, acente ya da kuruluşun bulunduğu yerdeki mahkemede;

6. bir yazılı doküman, ya da sözlü veya yazılı kanıtla veya bir statü işlemi neticesinde kredi veren, kayyum veya bir kredinin lehtarı ile ilgili olarak, bu varlığın ikamet ettiği Üye Devlet Mahkemelerinde;

7. bir kargo ya da eşyanın kurtarılması ile ilgili olarak talep edilen bedelin ödenmesinde ortaya çıkan bir uyuşmazlık konusunda, söz konusu kargo ya da eşya ile ilgili yetki sahibi mahkemede,

(a) böyle bir ödemeyi garanti eden, veya

(b) garanti edebilmiş olan, ancak başka bir teminat ya da garanti verilmiş ise;

Bu hüküm sadece sanığın söz konusu kargo ya da eşyaya üzerinde bir menfaati olması veya kurtarma anında bir menfaati olması haline uygulanır.

Madde 6

Bir Üye Devlette ikamet eden bir kişi şu şartlarda yargılanabilir:

1. birkaç sanıktan biriyse, bu sanıklardan birinin ikamet ettiği yerdeki mahkemelerde, farklı hukuki süreçlerden uzlaştırılamaz mahkeme kararlarının çıkması riskini öneyebilmek amacıyla taleplerin birbirine çok yakın bir şekilde bağlantılı olması kaydıyla,

2. bir davadaki üçüncü kişi olarak - bir teminat ya da garanti - veya diğer bir üçüncü kişinin hukuki işleminde, orijinal süreci yürüten mahkemede, söz konusu sanığın davasında yetkili olabilecek bir mahkemenin yargısının bu sanığı uzak tutmak gayesi ile olmaması halinde,

3. orijinal talebin yer aldığı aynı sözleşme ya da olaylardan kaynaklanan karşı talep durumunda, orijinal talebin yer aldığı mahkemede,

4. bir sözleşme ile ilgili konularda, şayet dava taşınmaz bir malla ilgili ayni hakla ilgili olarak aynı sanık aleyhine ise, söz konusu gayrimenkulün bulunduğu yerdeki mahkemede.


4. Ön Karar

 

Avrupa Toplulukları Adalet Divanı yargı ve tanıma açısından harmonize bir hukukun geliştirilmesinde merkezi bir rol oynamıştır. 1968 yılındaki Brüksel Konvansiyonuna Ek 1971 yılındaki Protokol çerçevesinde, Üye Devletlerin Temyiz Mahkemeleri, Adalet Divanına Konvansiyonun yorumlanması konusunda sorular yöneltme yetkisine sahipti.[66] Dolayısıyla mahkeme içtihatları (AT) 44/2001 sayılı n Tüzüğün yorumlanmasıyla yakından ilgilidir. Tüzüğün n bazı hükümleri Konvansiyondaki seleflerinden farklı olsalar da çoğu benzer niteliktedir.[67] Adalet Divanının içtihatları çeşitli yollarda etki yaratmıştır.. Konvansiyon / Tüzüğün n yorumlanması konusunda bazı genel prensipler oluşturmuştur. Mahkeme belirli hükümlerin spesifik işleyişiyle ilgili bazı kararları bırakmıştır/devretmiştir.. Bazı durumlarda bu kararlar mahkemenin düzeltmesiyle birlikte bizzat mevzuat hükmü ile birleşen mevzuatla ilgili cevapları tetiklemiştir.[68]

-----------------------------------------------
[66] Protocol concerning the interpretation by the Court of Justice of the convention of 27 September 1968 on jurisdiction and the enforcement of judgments in civil and commercial matters – signed in Luxembourg on 3 June 1971 [1975] OJ L 204/28.

[67] On the differences between the text of the Convention and the text of the Regulation, see Harris “The Brussels Regulation” (2001) 20 Civil Justice Quarterly 218. The Regulation did alter much of the numbering of the provisions; in this paper the numbering of the Regulation will be used. This paper will generally refer to the Regulation rather than to the Convention even though most of the case-law has been decided on the basis of the Convention. It is only where the wording has been altered, or where it would be wholly inappropriate to do otherwise, that a distinction will be drawn.

[68] See, for example, Case 315/85, Iveco v. Van Hool [1986] ECR 3337, discussed at 5(a), infra. In other cases difficulties highlighted by the case-law have been dealt with by legislation. See, for example, Case 241/83, Rösler v. Rottwinkel, [1985] ECR 99, discussed at 4(a), infra.

 
 
 
Law Europa Projesini bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
 
 
ab2.jpg, 3 kB
Leonardo Da Vinci
leonardo.gif, 2 kB Education And Culture