AB Aile Hukukunu Ne Ölçüde Düzenliyor.Terminoloji
1. AB Aile Hukukunu Ne Ölçüde Düzenliyor.Terminoloji
AB de yaşayan insanlar giderek mobil hale geliyorlar. Bir başka ülkede eskisinden daha fazla, çalışmaya veya yaşamaya hazırlar. Bunun ötesinde, farklı Üye Devlet vatandaşlarından oluşan ailelerin sayıları da artıyor. Böyle bir aile talihsiz bir şekilde sona ererse, aile bireyleri genellikle farklı üye ülkelerde yaşamayı arzu etmiyorlar. AB, bir Üye Devlet bünyesinde alınan kararın tüm AB içinde tanınmasını sağlayacak gerçek bir hukuki alanın yaratılmasına ilişkin amacı açık olarak belirlemiştir. Bu bağlamda, AB Bakanlar Konseyi boşanma konularında ve ebeveynlerin sorumlulukları hakkında mahkeme kararlarının karşılıklı tanıma ve tenfizi hususunda bir Yönetmelik kabul etmiştir. Bu tüzük 1 Mart 2005 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup, (EC) 1347/2000 nolu Konsey Yönetmeliğini fesih etmiştir.
1 Mart 2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 2201/2003 sayılı Konsey tüzüğünün (yeni Brüksel II tüzüğü) uygulanmasına ilişkin olarak bir Kılavuz/ Talimatname bulunmaktadır. Söz konusu Talimatname sivil medeni ve ticari konularda Avrupa Adli Organları ile konsültasyon yapmak suretiyle Komisyon hizmetleri tarafından hazırlanmıştır. Komisyon belirli konulara açıklık getirmek amacıyla Talimatnameyi güncelleştirmiştir. En önemli değişiklik çocuk kaçırılması ve başka bir ülkeye yerleşilmesine ilişkin mahkeme kararlarına esas teşkil eden ikametgâh kavramıdır. Konuyla ilgili taraflar boşanma ve ebeveynlerin sorumlulukları hakkında alınan kararların diğer bir Üye Devlette açıklanmasını ve tanınmasını talep edebilir. Üye Devlet bu tür talebin gönderileceği mahkemelerle temasa geçmiştir.
Mayıs 1999 da yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşmasıyla birlikte sivil-bireysel-medeni ve ticari konulardaki adli işbirliğinin temelinde değişiklik oldu. Yürürlüğe girdiği Mayıs 1999 tarihi itibariyle Antlaşma bireysel ve ticari konulardaki adli işbirliğine AT yetkisini-yeterliğini sundu. Aile konularında 1347/2000 sayılı Konsey Kararı ("Brüksel II tüzüğü” olarak bilinen) Mayıs 2000 de kabul edildi ve 1 Mart 2001 de yürürlüğe girdi. "Bruksel II Tüzüğü" boşanma, kanuni ayrılık ve evliliğin feshi gibi medeni konulara uygulandı. Boşanma, kanuni ayrılık ve evliliğin feshi ile ilgili kararlarda her iki eşin çocukları ile ilgili ebeveynlerin sorumluluklarına ilişkin kararlarda bu Tüzük hükümleri uygulandı.
Kasım 2000 de, Konsey bireysel-medeni ve ticari konulardaki kararların karşılıklı tanınması hakkında ciddi bir program onayladı. Aile hukuku alanında, program, bir Üye Devlette alınmış olan bir kararın tenfiz prosedürüne gerek (“exequatur procedure”) kalmadan doğrudan diğer Üye Devlette uygulanmasını amaçlamaktaydı. AB Bakanlar Konseyi yeni Tüzüğü 23 Kasım 2003 de kabul etti ve yeni kurallar 1 Mart 2005 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi.
Ebeveynlerin sorumluluğu hakkında yeni Brüksel II Tüzüğü: 1) ebeveynlerin sorumluluklarına ilişkin tüm kararlar üzerinde Brüksel II Tüzüğünün karşılıklı tanınmasını ve yürürlüğe girmesini sağlar 2) giriş hakkının tüm Üye Devletlerde tanınmasını sağlamak suretiyle çocuğun anne ve babasıyla görüşebilmesi temin eder, 3) ebeveynlerin çocuk kaçırma fiilinden vazgeçmelerini sağlar ve çocuk kaçırılması durumunda çocuğun Topluluk içinde iade edilmesine yönelik mahkeme kararlarını destekler.
Brüksel II Tüzüğünde yer alan kararların tanınması ve tenfizi ebeveyn sorumluluğu ile ilgili kararların sadece kısıtlı bir kısmına uygulanabilmektedir.. Örneğin, çocuk her iki eşe ait değilse ve eğer karar boşanmadan sonra alındıysa, ebeveynlerin evli olmaması halinde uygulanmaz. Tüm çocuklar açısından eşitliğin sağlanabilmesi için, yeni Tüzüğün alanı ebeveyn sorumluluğu ile ilgili tüm kararları kapsar hale getirilmiştir. Aynı zamanda yargıya ortak kuralları da yerleştirir. Ana prensip çocuğa yakın olan Mahkemenin ebeveynlerin sorumluluğu ile ilgili tüm konularla iştigal edebilmesidir.
İlaveten, yeni Tüzük Yönetmelik anne baba boşandıktan sonra ve ayrı ülkelerde yaşasalar da çocukların her biriyle görüşebilmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda, Tüzük Yönetmelik belirli hukuki prosedürleri yerine getirilmek kaydıyla giriş haklarına ilişkin kararların otomatik olarak tanınmasını sağlamaktadır. Böylece Brüksel II Tüzüğünde öngörüldüğü üzere bu kararların bir ara prosedürle ilan edilme mecburiyeti ortadan kalkmaktadır.
Sonuç olarak, Yeni Tüzük Çocuk kaçırılması konusunda belirli kurallar içermektedir. Çocuğun ikamet ettiği Ülkedeki Mahkemenin çocuğun nerede yaşayacağına dair karar alma yetkisi bulunduğundan, Topluluk içinde çocuk kaçırma olaylarına caydırıcılık getirmektedir. Bunun ötesinde, Tüzük, Üye Devletlerarasında bir çocuk kaçırılma olayı yaşandığında çocuğun acilen iade edilmesine ilişkin sert yükümlülükler getirdiğinden, çocuk kaçırılması ile ilgili 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Konvansiyonu ile ortaya konulmuş sistemi de desteklemektedir.
Avrupa Komisyonu adalet ve iç işleri konularında Üye Devletlerarasında tasarı sunma hakkını paylaşmaktadır. Tüm strateji ile ilgili olarak, Komisyon politika ve eylemler tasarlamak ve onları uygulamaktan sorumludur. Komisyon aynı zamanda, Birleşmiş Milletler, Uluslararası Özel Hukuk ile ilgili Lahey Konferansı ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası teşkilatların çalışmalarına da iştirak eder.
AT hukukunu kullanan yargıçlar, aile hukuku dâhil, sadece ilgili tarafların talebi üzerine değil, kendi inisiyatifleriyle de – ex officio- AT hukukuna başvuracaklardır zira hukuk günlük hayatta kullanılmalıdır. Hiyerarşiye göre AT Hukuku esastır, ardından uluslararası hukuk gelir ve ulusal hukuk onu izler.
AT hukuku
![]()
Uluslararası Hukuk
![]()
![]()
Ulusal Hukuk
![]()
İlk olarak, yanıtlar AT kanuni iradesinde araştırılmalıdır. Şayet bir cevap bulunamaz ise, diğer hukuk kurallarına başvurulmalıdır.
Aile Hukuku 2 ana Tüzüğe dayanmaktadır– Büksel I ve Brüksel IIa.- Brüksel I Tüzüğü sivil/medeni ve ticari konularda kararların tanınması ve yürürlüğe girmesine tenfizine ilişkin 22 Aralık 2000 tarihli AT 44/2001 sayılı Tüzüktür. Brüksel II Tüzüğü (şu anda yürürlükte değil) ise evlilik konuları ve her iki eşin çocuklarıyla ilgili ebeveynlik sorumluluklarına ilişkin kararların yürürlüğe girmesi ve tanınmasıtanınması ve tenfiziyle ile ilgili 20 Mayıs 2000 tarihli 1347/2000 sayılı Konsey Tüzüğüdür. Söz konusu Brüksel II Tüzüğü 27 Kasım 2003 tarihli, 2201/2003 sayılı AT Konsey Tüzüğü olarak bilinen ve 1347/2000 sayılı AT Tüzüğünü yürürlükten kaldıran, evlilik konuları ve her iki eşin çocuklarıyla ilgili ebeveynlik sorumluluklarına ilişkin kararların yürürlüğe girmesi ve tanınması hakkındaki Tüzüktür.
Kanuni normlar uygulanırken dokümanın tercüme edilmiş hali dikkate alınır. Genellikle dokümanlar İngilizce ve Fransızca olarak kaleme alınmıştır. Bu dokümanlar ardından diğer AT lisanlarına çevrilir. Bu nedenle, kanuni bir metin ya da deyim diğer lisanlarda farklı anlamlar taşıyabilir. Gramatik yorumlar dikkatle yapılmaktadır çünkü bir lisanın diğer bir lisana üstünlüğü söz konusu değildir. Bir uyuşmazlık olması halinde Adalet Divanı tüm tercümeleri onaylar.[65]
---------------------------------------------------------------------
[65] See opinion in case C-161/04, paragr. 75., 76., 81.






