banner_1.jpg, 12 kB
 
 
Avrupa Birliği Hukuku’nun Uzaktan
Öğrenme Modülünün Geliştirilmesi Projesi
 
 

Millerarası Unsurlu Fikri Hak Uyuşmazlıklarından Doğan Davalarda Yetkili Mahkemenin Tespiti

Birden fazla ülke ile bağlantılı hukukî olay veya ilişkilerden doğan uyuşmazlıklara hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı, davaya bakan hakimin kanunlar ihtilafı kurallarınca tespit edilmektedir. Bu sebeple, genel anlamda fikri mülkiyetten doğan uyuşmazlıklarda özelde ise, patent hakkı ile ilgili ihtilaflarda uygulanacak hukuka ilişkin kuralları tespit etmeden önce, ihtilafı çözecek mahkemelerin yetkisinin tespit edilmesi isabetli olacaktır.
A) Genel Olarak

“Yabancı unsurlu hukukî ihtilafların çeşitli devletlerin yargı organlarına taksimini düzenleyen” kurallar milletlerarası yetki kurallarıdır[115]. Milletlerarası yetki denildiğinde, gerçekte milletlerarası alanda geçerli olan ve mahkemelerin yetkisini düzenleyen kurallar varmış gibi algılanmaktadır. Oysa bir kısım milletlerarası sözleşmeler bir tarafa bırakılırsa, milletlerarası yetki kuralları her ülkenin kendi iç hukuk kurallarınca düzenlenmektedir. Günümüzde, milletlerarası yetki kavramı, bir davaya hangi yer mahkemesinin bakacağını düzenleyen ülke içi yetki kurallarının karşıtı olarak kullanılmaktadır.

Karşılaştırmalı hukukta milletlerarası yetki kurallarının düzenlenmesinde iki farklı yetki kurallarından bahsedilmektedir.

—Bunlardan ilki, ülke mahkemelerinin hangi tür davalar bakımından yetkili olduğunu düzenleyen kurallardır. Bu tür kurallar doğrudan milletlerarası yetki kuralları olarak anlaşılmaktadır.

—İkincisi ise, milletlerarası unsuru havi olay veya ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar bakımından yabancı bir ülke mahkemesince verilmiş olan kararın, ülkede mahkeme kararından beklenen etkiyi göstermesi de milletlerarası yetki kavramı içinde mütalaa edilmektedir. Başka bir ifade ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi de milletlerarası yetki kavramı içinde mütalaa edilmektedir. Bu tür kurallar dolaylı milletlerarası yetki kurallarıdır.

Bu açıklamalardan sonra milletlerarası yetki şu şekilde tanımlanabilir, “yabancı unsurlu hukukî ihtilaflarda yargı yetkisinin nasıl kullanılacağının ve diğer bir devlet tarafından kullanılan yargı yetkisinin ülkesi üzerindeki tesirlerinin her devletçe serbestçe düzenlendiği” kurallar bütünü milletlerarası yetki kurallarıdır[116].

Karşılaştırmalı hukukta milletlerarası yetki kurallarının düzenlenmesinde iki farklı sistemin kabul edildiği görülmektedir. Bir kısım ülkelerde[117], iç hukuktaki mahkemelerin yer itibarıyla yetki kurallarına çifte fonksiyon atfedilmektedir. Buna göre, iç hukuktaki yetki kuralları, hem iç hukuk alanında mahkemelerin yer itibarıyla yetkisini düzenlemekte hem de mahkemelerin milletlerarası yetkisini düzenlemektedir. Başka bir anlatımla, yabancı unsurlu davalar bakımından ülke içi yetki kurallarına göre yetkili bir mahkemenin varlığı milletlerarası yetkinin varlığı bakımından da yeterlidir.

Mahkemelerin milletlerarası yetkisinin düzenlenmesinde kabul edilen diğer sistem ise[118], yabancı unsurlu olay veya ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar bakımından mahkemelerin milletlerarası yetkisi ayrı ve özel olarak düzenlenmektedir.

Yabancı unsurlu olay veya ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda mahkemelerinin yetkisinin düzenlenmesinde hangi sistem kabul edilirse edilsin yapılacak düzenleme milli karakteri bir düzenlemedir. Dolayısıyla, her ne kadar birden fazla ülke ile bağlantılı olay veya ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar bakımından ülke mahkemelerinin yetkisi düzenlenmekte ise de, yapılan düzenlemeler milli karakteri haizdir. Başka bir anlatımla, düzenleme konusu itibarıyla milletlerarası karakteri haiz olmasına rağmen, pozitif olarak milli karakterde bir yapı söz konusudur.

B) Fikri Haklara İlişkin Uyuşmazlıklarda Yetkili Mahkemenin Tespiti

Fikri hak, özellikle patent hakkı ihlallerini genel anlamda iki gruba ayırmak mümkündür. İlki, fikri hakları konu alan sözleşme ihlalleri dolayısıyla ortaya çıkan uyuşmazlıklar; ikinci ise sözleşme dışı ihlallerden doğan uyuşmazlıklar. Milletlerarası unsurlu fikri hak ya da patent ihlallerine karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin tespitinde bu farklılığın nazara alınması gerektiği kanaatindeyim.

1. Sözleşmeden Doğan İhtilaflarda Yetkili Mahkemenin Tespiti

Fikri mülkiyet veya patent hakkının konusunu oluşturan sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme iki şekilde tespit edilebilir. Taraflar yetki sözleşmesi ile yetkili ülke mahkemelerini tespit etmiş olabilirler. Bu halde tarafların iradeleri nazara alınacaktır. Ancak taraflar yetkili mahkemeyi tespit etmemişler ise, bu durumda milletlerarası usul hukuku kurallarından hareketle yetkili ülke mahkemeleri tespit edilecektir.

Fikri hakları veya özelde patent hakkını konu alan sözleşmeler profesyonel olarak hazırlanan sözleşmelerdir. Dolayısıyla, uyuşmazlık çıkması halinde hangi ülke mahkemelerinin yetkili olacağı sözleşme ile tespit edilmektedir. Karşılaştırmalı hukuka bakıldığında yetki sözleşmesi ile bir ülke mahkemelerinin yetkili kılınması hususunda genel kabul gören prensiplerin varlığını söyleyebiliriz. Bunlar;

—Dava konusu uyuşmazlık birden fazla ülke ile bağlantılı olmalıdır.

—Yetki sözleşmesine imkân veren hukukî ilişkilerden doğan uyuşmazlık olmalıdır. Karşılaştırmalı hukukta genelde borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda tarafların aralarında anlaşarak yetkili mahkemeyi tespit edebilecekleri kabul edilmektedir. Ancak, sözleşme sosyal içerikli akdi ilişkilerden ise, tarafların yetkili mahkemeyi tespit edebilmelerine sınırlamalar getirilmektedir.

—Belli nitelikteki uyuşmazlıklar ile ilgili yetki kuralları düzenlenirken münhasır yetki kuralı kabul edilmiş olabilir. Münhasır yetki esasının kabul edildiği hallerde, taraflar aralarında anlaşarak başka bir mahkemenin yetkisini kabul edemezler. Örneğin, gayrimenkulün aynına ilişkin davalar gayrimenkulün bulunduğu yerde açılabilir.

Fikri mülkiyet haklarının veya patent haklarının sözleşme konusu olması halinde, sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda taraflar yetkili ülke mahkemesini iradeleri ile tespit edebilirler. Özellikle, patent haklarını konu alan sözleşmelerin profesyonel kişilerce hazırlandıkları nazara alındığında, yetkili mahkeme problemi ile karşılaşılma ihtimali son derece zayıftır. Şayet, taraflar yetkili mahkemeyi tespit etmemişler ise, bu durumda hâkimin hukukunun milletlerarası usul hukukunda yer alan yetki kurallarından hareketle yetkili mahkeme tespit edilecektir.

2. Sözleşme Dışı İhlallerde Yetkili Mahkeme

Milletlerarası nitelik taşıyan fikri haklar alanında ülkesellik prensibi geçerlidir. Başka bir anlatımla, fikri haklara ilişkin problemlerin çözümü ve etkileri herhangi bir şekilde fikri mülkiyetin korunmasının talep edildiği ülke hukukuna tabidir. Fikri mülkiyet alanında ülkesellik prensibinin hâkimiyeti, her şeyden önce her ülkenin ekonomik politikaları ile fikri mülkiyetin sıkı bağlantılı olmasından kaynaklanmaktadır. Hemen her ülke hangi şartlar altında fikri hakların kabul edileceğini ve egemenlik alanında hangi fikri mülkiyet haklarını tanıyacağına kendisi karar vermek isteyecektir. Yabancı bir hukukun yetkili kılınmasının bir kısım sakıncaları ortaya çıkabilir. Bir hakkın fikri mülkiyet hakkı olarak kabul edilebilmesinde veya özelde patent hakkının tanınması için aranan şartlar ülkeden ülkeye farklılaşabilmektedir. Uluslar arası anlaşmalarla pozitif düzenleme bağlamında önemli ölçüde uyuşum sağlanmış ise de, uygulamada farklılıkların devam ettiği bilinen bir gerçektir. Bu sebeple de, hemen her ülke fikri mülkiyet haklarının korunmasında ülkesellik prensibine ağırlık vermektedir.

Fikri mülkiyet haklarının ihlallerine karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin tespitinde hak sahibi, patent hakkı ihlallerinde ise buluş sahibinin ikametgâhı veya iş merkezi nazara alınmaktadır[119]. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, hem Avrupa Patent Sözleşmesi hem de Topluluk Patenti Sözleşmesinde, sözleşme kapsamında verilen patentlerin milli patent gibi muamele göreceği kabul edilmektedir. Bu sebeple, eğer bir hak ihlalinde ihlale karşı dava açılan yer mahkemesi kendi iç hukukuna göre yer itibarıyla yetkiye sahip ise, milletlerarası alanda da yetkili mahkeme olarak kabul edileceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu sonuç, hem Topluluk Patent Sözleşmesinde (art. 66’nın göndermesi ile (Hukuki ve Ticari Konularda Mahkemelerin Yetkisi ve Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizine İlişkin Brüksel Tüzüğü’nün yetkiye ilişkin hükümleri[120]) hem de Avrupa Patent Sözleşmesinin 5 Ekim 1973 tarihli “Bir Avrupa Patentinin Verilmesi Hakkı İle İlgili Kararların Yargı Yetkisi Ve Tanınması Hakkında Protokol”de kabul edilmektedir. Bu düzenlemelere bakıldığında, mahkemelerden hakkının korunmasını talep eden kişinin ikametgâhının bulunduğu yer, bulunmaması halinde koruma talebinde bulunulduğu anda iş merkezinin bulunduğu yer o da yoksa ticari merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinden koruma talep edilebilecektir. Bütün kıstaslar nazara alınarak yetkili mahkemenin tespit edilememesi halinde, Alman mahkemeleri yetkili olacaktır.

Uyuşmazlıkların Düzenlenmesi Protokolü’nün Topluluk Patentine ilişkin davalarda uluslararası yetkiye ilişkin düzenlemesi patent hakkı sahibine, davayı kendi ikametgâhı mahkemesinde ya da haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinde açmak konusunda seçimlik bir hak tanımıştır. Ancak bu yer mahkemelerinin yetkisi kesin yetki değildir. Taraflar, haksız fiilin vukuundan sonra aralarında anlaşarak diğer bir ülke mahkemelerinin yetkisini kabul edebilirler. Hangi üye devletin mahkemelerinin yetkili olduğu tesit edildikten sonra, ülke içi yetki kuralları ilgili üye devletin iç hukukuna göre tespit edilecektir. Bu mahkemeler, topluluk patentine ilişkin yargılama yaptıklarında “Topluluk Patenti Mahkemesi” olarak işlev görecektir[121].

Topluluk Patenti Mahkemeleri, Topluluk Patenti hakkının ihlali, ihlalin önlenmesi, patentin ihlaline ilişkin tespit davaları, Avrupa Patenti Başvurusu’nun ilanı ile buluşun verilmesine kadar geçen dönemde buluşun patent sahibinin izni olmaksızın kullanılmış olması nedeniyle açılacak davalar, hükümsüzlük davalarında yetkili olacaktır.

3. Avrupa Patent Ofisine Karşı Açılacak Davalarda Yetki

Avrupa Patent Ofisi, Avrupa Patent Sözleşmesinin öngördüğü bir kurumdur. Ancak, Topluluk Patent Sözleşmesi de Ofise önemli görevler yüklemektedir. Bu sebeple, APO’nin sorumluluğunun ele alınmasında fayda vardır.

Organizasyonun sorumluluğunu çalışanların görevlerini yerine getirirken sebep oldukları zararlardan sözleşme dışı sorumluluğu ve çalışanların kişisel kusurlarından dolayı sorumluluğu olmak üzere iki başlıkta ele alınabilir.

Her iki hal için de yetkili mahkemeler APS’de tespit edilmiştir. Buna göre, patent ofisinin çalışanlarının görevlerini yerine getirirken vermiş oldukları Zaralara karşı açılacak davalarda tarafların zararın ortaya çıkmasından sonra yetkili mahkemeyi tespit etmelerine imkân tanınmıştır. Taraflar böyle bir anlaşmaya varamamışlar ise, Alman mahkemeleri yetkili kılınmıştır(APS m.9)

Çalışanların kişisel kusurlarından dolayı açılacak davalarda ise, çalışanın görev yaptığı merkez veya şubenin bulunduğu ülke mahkemeleri yetkilidir. Burada taraflara zararın ortaya çıkmasından sonra yetkili mahkemeyi tespit etme imkânı tanınmamıştır.


--------------------------------------------------------------
[115] NOMER, E., Devletler Hususi Hukukunda Milletlerarası Yetki Mefhumu, XL(1974) 1-4 İHFM, s.404.

[116] NOMER, Milletlerarası Yetki, s.404.

[117] Örneğin Türk hukuku MÖHUK.

[118] Örneğin İsviçre hukuku IPRG.

[119] Aynı esas İsviçre hukukunda da kabul edilmiştir. İsviçre hukukuna göre, davacının ikametgâhı İsviçre’de ise İsviçre’deki ikamet yeri mahkemeleri yetkilidir. İsviçre’de ikametgâhı yok ise, koruma talep edilen yer mahkemesi yetkilidir(IPRG. Art 109).

[120] Tüzük, AB üyesi ülkelerin milletlerarası usul hukuku kurallarının harmonizasyonu ve bu konuda AB’deki milli mahkemelere Eyalet mahkemelerine benzer bir yükümlülük getirme amacını taşıyan bir düzenlemedir. http://europa.eu/scadplus/leg/en/lvb/l33054.htm (Erişim tarihi 08.09.2008)

[121] ORTAN, c.II, s.114.