Üye Ülke Patent Sistemlerinin Avrupa Birliğine Uyumu
Avrupa Birli organlarının değişik tarihlerde yayınlamış oldukları raporlar ve hazırladıkları tasarılarda da açık olarak ifade edildiği gibi, patent hakkı ile ilgili olarak Avrupa Birliği hukukunda pozitif bir düzenleme bulunmamasına rağmen üye ülkeler arasında de facto uyum sağlandığı kabul edilmektedir. Bunun nedeni, üye ülkelerin tamamı 1883 yılında imzalanan 1900, 1911, 1925, 1934, 1958, 1967, 1979 yıllarında değiştirilmiş olan Paris Sözleşmesi ve onun ekleri ile TRIPs sözleşmesine taraf olmalarının yanında üye ülkelerin çoğunluğunun Avrupa Patent Sözleşmesine de taraf olmalarından kaynaklanmaktadır.
Türkiye, Avrupa Birliğine üye olmamasına rağmen bahsi geçen sözleşmelere taraftır. Bu sebeple, birlik üyesi ülkeler arasında gerçekleşen uyum Türkiye bakımından da geçerlidir.
Avrupa Birliğine üye ülkeler arasında milletlerarası anlaşmalar sebebi ile gerçekleşen uyum, uygulamadan kaynaklanan farklılıklar sebebi ile bozulmaktadır. Bunun yanında, Avrupa Birliğinin kendine özgü bir patent sistemini henüz kuramamış olması, üye ülkelerin kendi aralarında ve üçüncü ülkelerle ilişkilerde olumsuz etkiler doğurmaktadır. Özellikle, ABD ve uzak doğu ülkeleri ile rekabette istenilen başarı yakalanamamaktadır. Bu sonuç, Lizbon stratejisi olarak anılan belgede de açık olarak kabul edilmiştir.
A) Patent Legislation in Poland
Poland is a member of the Paris Convention on the Protection of Industrial Property. Since 1990 Poland is also a signatory to the Patent-Cooperation Treaty as well. As of August 22, 2001 Industrial Property Law of June 30, 2000 regulates the protection of inventions by patents and utility models.
Applications are filed with the Polish Patent Office. Registered patents are valid for 20 years from the date of filing. The protection right of a utility model is valid for 10 years. To keep a patent or protection right in force annuities are to be paid. Patents are granted after an examination as to whether an invention is new, involves original research and is commercially viable. A utility model is to be new and useful and to relate to the shape, construction, or arrangement of an object that has a durable form. Applications are published 18 months form the priority date.
The patent or protection right of a utility model gives the owner the exclusive right to exploit the invention on the territory of Poland while it is valid. The exclusive right cannot, however, be abused especially by applying prohibited monopolistic practices. In particular, patent rights will not apply where its exploitation by a third party is necessary to satisfy a domestic market need and, specifically, when the public interest requires so and supply and/or quality of the product concerned is insufficient, and/or its price is unduly inflated. This provision, however, does not apply in the first three years following patent registration.
Abusing patent rights as well as preventing or eliminating a state of national emergency may be a reason for applying for a compulsory license. There are not special terms on licenses. The owner of a patent or exclusive license has the right to sue for an injunction on account of profits and/or damages. Criminal penalties are foreseen for false marking and infringement. Marking products with a patent number is commonly used but not obligatory[100].
B) Patent Legislation in Latvian
Latvia is a member state o f the WIPO (World Intellectual Property Organization) and has adopted most international treaties in the area of intellectual property protection, such as the Paris Convention for the Protection of Industrial Property, Berne Convention for the Protection of Literary and Artistic Works, to name a few.
The Latvian Patent Board is the institution in charge of industrial intellectual property matters in Latvia. Foreign individuals and entities may apply to the Patent Board and correspond with the Patent Board only via qualified agents certified by the Patent Board.
Under the Latvia's Patent Law, a patent shall be granted for an invention, which is new, possesses an invention level (inventive step) and is industrially applicable[101].
In Latvia patents are not granted for inventions, the publication or use of which are contrary to public order or the morality predominant in society as well as for plant or animal varieties or essentially biological processes for the production of plants or animals. No substantial examination of patent applications is conducted in Latvia. Protection of an invention is valid for 20 years from the filing date of the application. To keep the patent in force, the annual maintenance fees must be paid.
The Latvian Patent Office was established in 1991. Since then, an innovation survey conducted by the Latvian Central Statistical Bureau in 2004 found that in the period between 2001 and 2003, only 19% of the Latvian enterprises surveyed introduced on the market new or significantly improved products (goods or services), or introduced within their enterprises new and/or significantly improved technological processes.
In the context of the above, the paper examines the patent regulatory scene in Latvia and assesses its conformity with international requirements and to identify deficiencies and shortfalls in the application of patent law in Latvia in practice. It also comments on the effectiveness of the current patent regulatory scene in Latvia from the perspective of its relative efficiency[102].
C) Türk Patent Sistemi
Türkiye’nin Patent Sistemi, 1883 tarihli Paris Antlaşması ve 1970 tarihli Patent Alanında Uluslararası İşbirliğini Öngören Antlaşma (PCT) hükümleri üzerine kuruludur. Türkiye, bu anlaşmaların yanında Paris Anlaşmasının 19 maddesine PCT anlaşmasının 45 maddesine dayanılarak bölgesel patent anlaşması olarak imzalanmış olan Avrupa Patent Sözleşmesine de taraftır. Avrupa Patent Sözleşmesi, üye ülkeler için ortak bir patent sistemi öngörmektedir. Günümüzde Avrupa Birliğine üye ülkelerin genelinde patent koruması Milli Patent Sistemi ve Avrupa Patent Sistemi çerçevesinde sağlanmaktadır.
Türkiye, 1951 yılından bu yana GATT'a taraf bir ülke olarak bu son değişikliği onaylamak ve iç hukukunda gerekli düzenlemeleri yapmak durumundadır.
Türkiye'nin EFTA ülkeleri ile 1991 yılında imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması da, Türkiye'yi dolaylı da olsa, Avrupa Topluluğu'nun bu konudaki mevzuatını dikkate almaya yöneltmektedir. Avrupa Topluluğu ile EFTA ülkeleri arasında imzalanan Avrupa Ekonomik Alan Anlaşması'nda, fikri ve sınaî haklarla ilgili mevzuatın EFTA ülkelerince benimsenmesi şart koşulmuştur.
Uluslararası sözleşmelerle böylesine karmaşık siyasi, ticari ve sosyal ilişkilerin yaşandığı bir dünyada, Türkiye'nin bu uluslararası gelişmelerin hukuken dışında kalmaması büyük bir zorunluluktur.
Avrupa ile Gümrük Birliği kapsamında 6 Mart 1995 tarih ve 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın fikri ve sınaî mülkiyet haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alınması yükümlülüğü de öngörülmüştür. Malların serbest dolaşımı önündeki engellerden birisi olarak kabul edilen fikri mülkiyet alanlarından birisi olan patent hakları, Karardan hemen sonra, 27 Haziran 1995 tarihli ve 551 sayılı “Patent Haklarının Korunmasına İlişkin KHK” ile düzenlenmiştir. Sonraki dönemde Türkiye ile ilgili yayınlanan ilerleme raporlarında Türkiye’nin fikri ve sınaî mülkiyet alanında gerekli uyumu sağladığı, uygulamadan kaynaklanan problemlerin ise devam ettiği ifade edilmiştir[103].
KHK’de diğer pozitif düzenlemelerde olduğu gibi, buluş kavramı tanımlanmamış, biliniyor kabul edilerek, patent verilebilecek buluşlarda olması gereken özellikler, Avrupa Patent Sözleşmesine uygun şekilde düzenlenmiştir[104]. Doktrinde yapılan tanımlamaya göre buluş, “bir beşeri gereksinim olarak ortaya çıkan soruna teknik alana giren, uygulanabilir bir öğreti ile çözüm getiren, fikri bir üründür” [105].
551 sayılı KHK’de patentlenebilirlik şartları tespit edilmiştir. Buna göre, “Yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşlar” patent verilebilecek buluşlar olarak kabul edilmiştir(m.5). Maddede tespit edilen şartlar, Paris sözleşmesinde ve Avrupa Patent Sözleşmesinde tespit edilen şartlar ile aynıdır.
Uluslararası anlaşmalarda, patentlenebilirlik şartlarını taşımasına rağmen bazı buluşlar kamu yararı düşüncesi ile patent koruması kapsamı dışında bırakılmıştır. KHK’de hangi buluşlara patent verilemeyeceği ile ilgili düzenleme uluslararası sözleşmelerle uyumludur(m.6)[106].
Patent verilebilecek buluşlara patent verilebilmesi için başvurunun yapılması gereklidir. Başvuru buluş sahibi ya da onun halefi tarafından veya hizmet buluşlarında işveren tarafından Türk Patent Enstitüsü’ne yazılı olarak yapılır. Başvuru dilekçesinde nelerin yer alması gerektiği uluslararası düzenlemelerle uyumludur[107]. Başvuru tarihi Türk Patent Enstitüsüne veya onun yetkili kıldığı makama verildiği tarih, saat ve dakika itibariyle kesinleşir(m.43). Enstitü tarafında başvurunun şekli uygunluğu incelendikten sonra, başvuru hakkında araştırma raporu hazırlanır. Araştırma raporu, tarifname ve varsa resimler dikkate alınarak, istem veya istemler itibariyle, Enstitü tarafından veya Enstitü tarafından belirlenecek milletlerarası niteliği tanınmış araştırma kuruluşları tarafından düzenlenir. Rapor, başvuru sahibine tebliğ edilir. Bu tebliğden sonra başvuru sahibinin incelemeli ya da incelemesiz patent verilmesi sistemlerinden[108] hangisini tercih ettiğini bildirmesi gerekir[109]. Başvuru sahibinin talep ettiği sistem ve araştırma raporu Enstitü tarafından yayımlanır. Buluş sahibi, raporun kendisine tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde incelemeli patent talebini Enstitüye bildirmelidir. Bu süre içinde bildirim yapılmaz ise, incelemesiz patent talep edildiği kabul edilmektedir(m.59)[110].
Enstitü tarafından patent verilmesi kararı verildikten sonra, gerekli ücretlerin ödenmesiyle başvuru tarihinden geçerli olmak üzere patent veriliş kabul edilmektedir. Ancak, patent korumasından yararlanılabilmesi için, patentin patent siciline tescil edilmesi gereklidir(m.92). Patent Sicili'ne tescil yapılmadıkça, ürünlerin üzerinde bir patente dayandığı belirtilemez. Patent sicili alenidir.
Patent üzerindeki hak sahipliği hususunda uluslar arası sözleşmelere uygun olarak “gerçek buluş sahibi” ilkesi benimsenmiştir. Buna göre, patent, gerçek buluş sahibi olmasa da ilk başvuruyu yapan kişiye verilir. Gerçek hak sahibi patentin verilmesinin ardından hükümsüzlük davası açarak patent başvurusu yapma hakkını elde edebilir[111].
Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle koruma altına alınan buluşunu patentin verildiğinin ilanı tarihinden itibaren üç yıllık süre içinde kullanmaya başlamak zorundadır. Buluşun kullanıldığı yetkili makamlarca tespit edilmelidir. Patent konusu buluş, buluş sahibince kullanılmıyor ise, patent konularının bağımlılığı söz konusu ise veya kamu yararı söz konusu ise zorunlu lisans verilebilir(m.99). Zorunlu lisans talebi anında patent konusu buluşun kullanılmadığı ve kullanılmamasının haklı bir sebebe dayanmadığı ispat edilerek ilgililer tarafından zorunlu lisans verilmesi için mahkemeye başvurulabilir(m.100)[112]. Görüldüğü gibi zorunlu lisans uygulamasının temelinde, patent sahibinin lisans vermeden kaçınmasının hakkın kötüye kullanımı sayılması veya toplumsal çıkarlara ters düşmesi yatmaktadır[113] Patentin sağladığı tekelci hakkın endüstrileşmeyi engellediği hallerde, bu tekellerin serbest rekabeti engellemesi halinde mecburi lisansa başvurulabilir[114].
-----------------------------------------------------------------------------
[100] http://www.american.edu/initeb/rw9257a/property.htm (erişim 28.08.2008)
[101] http://www.foral.lv/index.php?id=2&ext=1 (erişim 28.08.2008)
[102] http://www.lasvet.ee/failid/Union%20Congress%20Final.pdf (erişim 28.08.2008).
[103] Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan İlerleme Raporları için bkz. http://www.mfa.gov.tr/turkiye-ve-avrupa-birligi.tr.mfa
[104] ŞEHİRALİ, s.6.
[105] TEKİNALP, Ü., s.494.
[106] KAYA, Mehmet Emin, Patent ve Faydalı Model, Ankara, 1998, s.22.
[107] ÖZTEK, Selçuk, ‘’Son Değişikliklerden Sonra Türk Patent Hukuku’nun Ana Hatları’’, M.Ü. Avrupa Topluluğu Enstitüsü Avrupa Araştırmaları Dergisi, 1995–1996, Cilt 1, s. 57.
[108] 551 sayılı Pat.KHK’da patent verilmesi için incelemeli ve incelemesiz olmak üzere iki ayrı sistem bulunmaktadır.
[109] ERDEM, s. 59.
[110] TEKİNALP,Ü. s.548.
[111] Gerçek buluş sahibi ilkesi uyarınca patent, gerçek buluş sahibi olmasa da ilk başvuruyu yapan kişiye verilir. Ancak, gerçek hak sahibi olan kişi patentin verilmesinin ardından hükümsüzlük davası açarak patent başvurusu yapmak hakkını elde edebilir.
[112] KAYA, Aslan, “551 Sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Getirilen Zorunlu Lisans Sistemi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. LV, S. 1–2 (1995–1996), s. 338.
[113] ŞEHİRALİ, s. 128.
[114] YÜCEL, Özge, ‘’Patentlerde Zorunlu Lisans’’, http://www.turkhukuksitesi.com/makale_769.htm. (erişim tarihi: 30.04.2008)





