banner_1.jpg, 12 kB
 
 
Avrupa Birliği Hukuku’nun Uzaktan
Öğrenme Modülünün Geliştirilmesi Projesi
 
 

Çalışmanın Önemi Ve Kapsam

A) Çalışmanın Önemi

Endüstri devriminden sonra ortaya çıkan geleneksel imalat sektörlerinin aksine, bilgi çağının kilit ürünü, coğrafi sınır tanımayan ve kolayca kopya edilebilen fikri ürünlerdir. Bu fikirler patent, telif hakları ve diğer fikri mülkiyet haklarıyla korunabilmektedir. Başka bir deyişle, yeni ekonomi sektörlerinde üretilen ürünlerin maddi ürünlerden çok gayri maddi ürünleri oluşturması ve ortaya çıkarılmasında katlanılan yüksek maliyet, ortaya çıkarılan ürünlerin korunması bakımından fikri mülkiyet haklarını gerekli kılmaktadır.

Fikri mülkiyet, marjinal maliyetlere oranla yüksek miktarda sabit maliyetlerle şekillendirilmektedir. Fikri mülkiyeti yaratmak çok pahalıdır. Ancak bir kere yaratıldığında çoğaltma maliyeti düşüktür. Daha dramatik olanı ise yazılımda marjinal maliyeti sıfır olarak konuşmak sadece önemsiz bir abartıdır. Yasal koruma olmaksızın, fikri mülkiyetin yaratıcısı yatırımlarını geri döndüremeyebilir. Çünkü rakipler bu durumdan serbestçe faydalanabilir. Yasal koruma, ürünü, tekel durumlarında olduğunun aksine azaltmaktan çok artırabilir.

Patent, telif hakları gibi yollarla fikri mülkiyet sahibine münhasır haklar verilmesi bilginin korunması için yeterli değildir. Bu noktada, özellilikle dijital teknoloji ve internetin ortaya çıkmasıyla uygulama sorunları daha önemli hale gelmektedir. Dijital bilgi kolayca kopya edilebilmekte ve internet vasıtasıyla anında dünyaya yayılabilmektedir. Ortaya çıkarılan ürünlerin kolayca kopya edilebilmesi ve taşınabilmesi nedeniyle, firmalar fikri mülkiyet haklarını korumak amacıyla önemli uğraşlar vermektedir.

Yaratıcı fikirlerin fikri mülkiyet haklarıyla korunmasının ve fikri mülkiyet hakkı sahibinin belli bir süre münhasır olarak bu hakları kullanabilmesinin teknolojik gelişmelerin sürekliliği açısından vazgeçilmez bir zorunluluk olarak ortaya çıktığı görülmektedir.

B) Çalışmanın Kapsamı

Patentin ekonomik önemi özellikle sanayileşmiş devletler açısından ortadadır. Federal Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya gibi sanayileşmiş ülkeler, yüksek sanayileşme düzeylerine karşın hammadde kaynakları bakımından aynı zenginliğe sahip değildir. Bu devletler sanayi ürünlerinin ihracatını yapmak zorundadır. Ekonomik büyüme büyük ölçüde teknik ilerlemeye ve serbest rekabete dayalı iyi işleyen bir ekonomik sisteme bağlıdır. Bu anlamda teknik buluşların rolü ve önemi büyüktür. Patent hukukunun konusu olan teknik buluşlarla teknik ilerlemenin gerçekleştirilmesi ve dolayısıyla ekonomik ve sosyal gelişmenin sağlanması amacıyla, belirli bir süre için inhisari nitelikte mutlak hak sayılan patent hakkının tanınması sırasında, bireylerin ve kamunun menfaatleri aynı ölçüde korunmaktadır. Başka bir deyişle, patent sahibi belirli süre için teknik buluşunu ekonomik olarak değerlendirip menfaat sağlarken zenginleştirdiği teknik, ekonominin güçlü bir sanayiye sahip olmasına ve son aşamada refah toplumuna katkıda bulunmaktadır.

Sadece günümüzün sanayileşmiş ülkeleri değil, farklı gelişmişlik düzeylerine karşın gelişmekte olan ülkelerin tümüne yakın bir kısmı da, milli sanayilerinin güçlenmesi ve ekonomik açıdan kalkınmaları için bir patent sistemine ya da uygun bir buluşların korunması sistemine sahip olunması gerektiğine her zaman inanmışlardır. Patent sisteminin tarihsel gelişimi bu inanışı haklı kılmaktadır.

Ancak, etkin bir patent korunması teknolojik ilerleme yolunda çerçeve koşullardan sadece birisi, yenileştirme sürecinin önemli bir unsurudur. Patent korumasının başarısı, kapsamlı ve ileriye dönük bir biçimde belirlenecek olan, teknoloji ve ekonomi politikalarına bağlıdır.

Avrupa patenti sisteminin geliştirilmesi: Avrupa patenti sistemi ile getirilen uygulama, çeviri ihtiyaçlarını azalttığı ve tek bir dava prosedürü getirdiği için, diğer ülkeler ve ekonomik bölgeleri de yakından ilgilendirmektedir.

Fikri mülkiyet hukukunun bir bütün olarak ele alınıp incelenmesi, projenin kapsamını aşacak niteliktedir. Çünkü hem karşılaştırmalı hukuk hem AB hukuku hem teorik hem uygulama bazında ele alınması gereklidir. Avrupa Birliği ülkelerinin ve Türkiye’nin gelişmiş sanayi toplumu olma yolundaki çabalarına katkı sağlayacağı düşüncesi ile fikri mülkiyet haklarından patent hakkının ele alınmasını uygun gördük.

C) Çalışma Planı

Fikri mülkiyet hukukunu bir bütün olarak ele alıp incelemek bu çalışmanın kapsamını aşar niteliktedir. Bu sebeple, giriş bölümde patent hakları dışında kalan fikri mülkiyet alanlarını, özellikle Avrupa Birliği müktesebatını da nazara alarak genel hatları ile ele aldık.

Birinci bölümde patentten doğan hak, hakkın özellikleri, kapsamı ve hakkın sona erme hallerini ele alacağız. Ayrıca, patentten doğan hakka tecavüz halleri ve tecavüzden doğan hakkın korunma yolları ele alınacaktır. İkinci ve son bölümde ise, milletlerarası nitelikli fikri mülkiyet davalarında uygulanacak hukuk problemini ele almaya çalışacağız. Uygulanacak hukuk, patent hakkının ihlali ve patent hakkının sözleşmeye konu olması halleri ayrı ayrı ele alınacaktır. Uygulanacak hukukun tespitinde, ihtilafın önüne gideceği ülke mahkemeleri önem arz etmektedir. Çünkü hâkim uygulanacak hukuku ülkesinin kanunlar ihtilafı kurallarını nazara alarak tespit edecektir. Bu sebeple, öncelikle patent davalarında yetkili mahkemenin tespit edilmesi gereklidir.