Ab Ve Fikri Mülkiyet
Avrupa Ekonomik Topluluğu, ilk dönemlerde, temel amaç olan malların serbest dolaşımına engel olabileceği düşüncesiyle fikri mülkiyet haklarına ilişkin ortak hukuk oluşturmama eğilimindeydi. Fakat milletlerarası anlaşmalarla yapılacak düzenlemelerin temel hedef olan malların serbest dolaşımına yeterli olmadığı gibi rekabete ilişkin bir kısım problemler doğurmaya başlaması ile birlikte üye ülkeleri bağlayıcı ortak kural ve uygulamaların gerekliliği görülmeye başlanmıştır. Çünkü fikri mülkiyet alanında üye ülkelerdeki farklı pozitif düzenlemeler ve usul kurallarının bulunması iç pazarın oluşmasında ciddi engellerden birisi halini almaya başlamıştı. Neticede Avrupa Birliği karar yapıcıları fikri mülkiyet alanında birlik düzeyinde kabul gören genel nitelikli düzenlemeler yapma gereğini duymuşlardır. Bu kapsamda birçok düzenlemenin yapıldığı görülmektedir.
Avrupa Birliği Komisyonu, fikri ve sınaî mülkiyet alanında çok sayıda hukuki düzenleme yapmıştır. Yapılan düzenlemelerden bir kısmı tüzük bir kısmı ise direktif şeklindedir. AB düzenlemeleri konularına göre ise her bir hak tipini ayrı ayrı düzenleyen esasa ilişkin düzenlemeler ve bütün hakları ilgilendiren ihlal hallerinde uygulamalara ilişkin kuralları içeren usule ilişkin düzenlemeler olarak ikiye ayrılırlar. Avrupa Birliğinde fikri mülkiyet haklarını konu alan çok sayıda tüzük ve üye ülke hukuklarının uyumlaştırılmasını amaçlayan çok sayıda yönerge kabul edilmiştir. Tabii ki, ATAD kararları da bu alanda önemli bir kaynaktır.
Çalışma konumuz olan patent hakları, uzun zamandan beri üzerinde çalışılmasına rağmen halen sonuç alınamamıştır. Bu sonucun, Proje dayanaklarımızdan birisi olan Avrupa Birliğinin 2010 yılına kadar ‘çok sayıda ve daha iyi işleyen, daha fazla sosyal bütünleşme ile sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlayan, dünyanın en rekabetçi, en dinamik ve bilgiye dayalı ekonomisi haline getirmek” şeklinde özetlenebilen Lizbon stratejisi ile uyumlu olduğu söylenemez.
Sınaî hakların korunmasında esas alınan ülkesellik ilkesi, milli sistemlerin kurulmasında yasa koyuculara hareket serbestîsi tanımaktadır. Bununla birlikte aralarında ortak bir pazar kurarak ekonomik birlik oluşturmuş olan ülkelerin milli sınırları içinde aynı konuya ilişkin farklı kurallar öngörülmüş olması, Birlik sınırları içinde ticareti engelleyici faktörlerden birisi olarak görülmektedir. “Malların serbest dolaşımı” ilkesinin aksaklığa uğramadan işlemesi milli düzenlemelerin ortak bir paydada birleştirilmesi ve tescil edilen bir hakkın Birlik sınırları içinde tek ve eş etkiye sahip olmasını gerektirmektedir. Bu hedefe ulaşabilmek için, tek bir başvuru ile AB sınırları içindeki bütün ülkelerde geçerli olacak “Topluluk Markası”, “Topluluk Tasarımı” ve “Topluluk Patenti”nin oluşturulması için çalışmalar yapılmıştır. Topluluk Markası ve Topluluk Tasarımına ilişkin çalışmalardan sonuç alınmış olmasına rağmen, topluluk patentine ilişkin çalışmalar henüz istenilen düzeyde değildir. Topluluk düzeyinde geçerli olmak üzere Topluluk Patenti Sözleşmesi imzalanmış, ancak yürürlüğe girmesi için gerekli usuli işlemler tamamlanamamıştır. Daha sonra Avrupa Birliği Komisyonu, buluşların bütün Avrupa Birliği sınırları içinde tek bir patentle korunmasına yönelik “Topluluk Patenti Tüzüğü Tasarısı”nı (Draft Council Regulation on a Community Patent)[23] hazırlamıştır. Bu Tasarıya ilişkin olarak 2001 yılında Ekonomik ve Sosyal Komite görüşlerini bildirmiş ve Tasarı birçok değişikliğe uğramasına rağmen henüz sonuç alınamamıştır. Avrupa Birliği düzeyinde ortak bir patent sistemi oluşturmak için çalışmalar devam etmektedir.
.
-----------------------------------------------------------
[23] Proposal for a Council Regulation on the Community Patent, COM (2000) 412 final, Brussels, http://ec.europa.eu/internal_market/indprop/patent/index_en.htm (erişim 30.08.2008)1.8.2000.






