Avrupa Tüketici Yasasında Sözleşme Öncesi Yükümlülükler
Avrupa Tüketici Yasasında Sözleşme Öncesi Yükümlülükler
1. Giriş
İkincil Tüketici Yasasının Tüketici Yönetmelikleri doğrudan tüketiciyi korumanın ötesinde dahili piyasanın dolaylı olarak güçlendirilmesine de hizmet eder. Müşteriyi korurken aynı zamanda Topluluğun ekonomik amaçlarının yerine getirilmesini de sağlar. .[90] Tüketici politikasının bu yönü, sınır ötesi ticarette müşterinin güveni konusunu önemle vurgulayan ve güvenliklerini sağlamak için müşterileri yasal araçlarla donatmak gereğinin altını çizen mevcut varsayımlarıyla, bilgi araçlarının gelişmesi konusunun üzerinde önemle durmaktadır.
Tüketiciyi koruma yasası çerçevesinde Topluluğun anahtar görevi kanuni enstrümanlar vasıtasıyla tüketicinin güvenliğini sağlamak suretiyle ve tüketiciyi sınır ötesi işlemlerde başarılı olmasını sağlayacak yetenek ve imkânlarla donatmak suretiyle, müşterinin pozisyonunu güçlendirmektir. Dahili piyasanın yenilikçi karakteri ve ekonomik dinamizasyonu lehine gelişen bir faktör; Topluluk piyasasında istikrarlı bir pozisyona sahip iyi bir şekilde bilgilendirilmiş müşteridir.[91] Bunun ötesinde, daha kalifiye edilmiş bir yasal koruma neticesinde ortak piyasaya iştirak etmek için cesaret sahibi müşteri de bir başlı başına bir faktör oluşturmaktadır.
Tüketicilerin piyasadaki güvenlerini ve belirginliklerini güçlendirmek ve ekonomik işlerinin güvenliklerini arttırmanın bir metodu olarak tüketici direktifleri en belirgin şekilde B2C ilişkilerinde algılanabilen, ortak sözleşme ilişkilerinde bilgi asimetrisini dengelemeyi/seviyeleşmeyi kabul etmiştir. Profesyonellerle olan ilişkileri bakımından tüketicilerin pozisyonlarını geliştirme yönünde hizmet veren tüketiciyi koruma araçları piyasa kararlarını şekillendirmek suretiyle bilginin kullanımına dönüşmüştür. Bu koruma metodunu gerçekleştirmenin yolu girişimcilere sözleşme öncesi dönemde de olmak üzere tüketiciyle olan sözleşmenin belirli aşamalarında belirli sayıda görevleri yüklemektir.
Özellikle bilgi görevleri ile ilgili olarak tüketiciler açısından Sözleşme öncesi yükümlülükler bağımsız kararlar alabilen ve haklarını koruyabilen bilinçli müşterileri eğitime yönlendirmektedir. Yukarıda sözü edilen varsayımlar Avrupa hukukunca kabul edilen eğitim görmüş tüketici kavramına karşılık gelmektedir.[92] Yasal etkinliği bakımından tüketiciye yöneltilen bilgilerin kapsamı ve sonucu kendisi için erişilebilir ve anlaşılabilir olacaktır.
Tüketiciyi koruma konusunun nispeten yumuşak bir formu olarak bahsedilmiş olsa da, bilgi stratejilerinin tarafların sözleşmeden doğan imkânları üzerinde bir etki yaratmaksızın bırakılmadıklarını ifade etmek yerinde olacaktır. Girişimcileri piyasa ortakları olarak, tüketicilerin imtiyazlı pozisyonlarını orantısız bir biçimde şekillendirmesini önleyecek derecede bir araç oluşturmaktadır.
2. Sözleşme Öncesi Korumanın Esası
Ekonomik kaynaklara girişimi imkanı nedeniyle genel olarak güçlü bir piyasa pozisyonuna sahip olan profesyonellerle olan ilişkilerindeki pozisyonlarını kuvvetlendirmek suretiyle tüketicinin korunması, asıl koruma veya profesyonel bilgi; B2C işlemlerinde güvenli ve bilinçli bir katılımlarını sağlayabilmek adına tüketicileri gerekli ekipmanlarla donatarak, Topluluk kanun koyucusunu tüketicinin otonomizasyonuna yöneltmiştir.
Tüketici yasasında konvansiyonel koruma trendi sözleşme ile ilgili bilgilerin tüketicilere ulaşmasını garanti etmek suretiyle tüketicinin bağımsızlığı kavramına ulaşmıştır. Sunulan ürün, hizmet veya tamamlanmış sözleşmeye ilişkin olarak aydınlatıcı ve açık bilgi sağlamak suretiyle, B2C ilişkilerindeki bilgi görevlerinin tüketicinin pozisyonu ile profesyonel arasındaki mesafeyi kısaltacağı varsayılmaktadır
Girişimcilere yönelik bilgi görevlerinin doğrudan kaynağı minimum koruma seviyesini tarif eden Topluluk Direktiflerini uygulayan iç mevzuat tarafından belirlenmektedir. (Madde 153 bend 3 EECT). Minimum harmonizasyon prensibinin kabul edilmesi üye devletlerin kendi mevzuatlarında tüketiciyi koruma standardını Topluluk mevzuatı tarafından sağlanan koruma seviyesine kadar yükseltmesi anlamına gelir. Bilgi görevleri; girişimcilerle olan tüketici ilişkilerindeki etkinliğinin sunulması sırasındaki metot ve bilgi alanındaki diğer şeylere bağlı olan ve Direktif tarafından kabul edilerek Üye Devletlerin yasal sisteminde uygulanarak inşa edilen bir araç oluşturmaktadır.
Bilgi görevlerinin esası sadece iyi eğitimli bir tüketicinin iyi işleyen bir piyasada yasal pozisyonundan yararlanabileceği varsayımına dayanır.[93] Uygun bir biçimde sunulmuş olan bilgi bir tüketiciyi koruma aracını da oluşturmak suretiyle tüketiciye sözleşmeyle ilgili seçme hakkını garanti etmektedir. İyi eğitimli bir tüketiciden kendi piyasa kararları açısından daha fazla sorumluluk beklemek de mümkündür. Bu bağlamda, gelecekteki bir işlemin tahminine yönelik optimum şans ve gerçek bir seçim yapabilme imkanı sözleşme öncesi aşamada tüketiciye sağlanan bilgi tarafından garanti ediliyor görünmektedir.
Tüketiciye sunulan bilgi; tüketicinin iş sözleşmesini üstlenirken gereken, ön genel bilgiye erişebilmeyi sağlayacak bir yükümlülük şeklini alabilir ;- genellikle bir sözleşmenin icra edilmesi üzerine, standart ön sözleşme bilgisini sağlayan ve yazılı biçimde belirlenmiş bilginin teyidini sağlayan bir hüküm şekli -. Açıkça, sözleşme öncesi yükümlülük olması nedeniyle, bir girişimci için tüketiciye bilgi sağlamak ihtiyari değildir. İlaveten, bu çeşitlendirilmiştir, zira belirli Direktifler bilgi görevlerinin karakterini ve tüketicilere yönelik uygulama metotlarını çeşitlendirmektedir ve girişimci tüketicinin işlemin bir tarafını oluşturup oluşturmadığı yönünde tahmine dayanan işlemin karakterini doğru olarak belirleme riskini üstlenir. Bazı işlemler sırasında farklı Direktiflerden gelen bilgi görevlerinin bir birikimine rastlamak mümkündür.
Sözleşme öncesi görevlerin etki ölçeği Direktifin koruma konusunun özgüllüğüne yönelik olan ayarlamaya müsaade eder, burada tüketicilerin katılımıyla oluşan işlemlerin anlamı ve gerekliliği vurgulanmaktadır. Ancak, bilgi görevlerinin fonksiyonlarına tüm dahili piyasanın geniş perspektifinden bakılmasında fayda vardır. Ardından, tüketici sözleşmeleri yasası anlamında bilgi görevlerinin temel fonksiyonları, örneğin tarafların prosedür standartlarının belirlenmesi, bilginin belirginliğinin artırılması, işlem güvenliğinin korunması, tüketici güveninin korunması, girişimcilere yüklenen anlaşma riskinin tahsisi, Topluluk piyasasında tüketicilerin rasyonel faaliyetlerine yönelik bilgi temelinin yaratılmasıyla birlikte ilave edilmektedir.[94]
Bir tüketici koruma aracı olarak bilginin geliştirilmesi; tüketiciyi koruma politikasının gerçekleşmesinde yer alan geniş bir biçimde anlaşılmış bilgi görevlerinin sahasının takviye edilmesi ihtiyacının altını çizen Avrupa Adalet Divanı yargı kararından kaynaklanmaktadır.[95] Bu eğilim Topluluk mahkemeleri tarafından kabul edilmiş bilinçli tüketici modelini harmonize eder, burada malların mübadelesinin liberalleştirilmesinin yanı sıra, üstlenilmiş seçeneklerin öğrenme ve rasyonelleştirme yeteneğine de ihtiyaç duyulmaktadır. Bu gereksinime bağlı olarak ortaya çıkan sonuç tüketicilerin ilgili sözleşmeyle ilgili bilgilere erişebilmesini temin etme ihtiyacıdır.
3. Sözleşme Öncesi Görevler ve Sözleşme ile ilgili Serbestlik Prensibi
Kişilerin, malların ve hizmetlerin serbest dolaşımına dayalı ortak Pazar modeli iştirak ettikleri piyasa ilişkilerinin oluşturulmasında tarafların bağımsız oldukları varsayımını icra etmektedir. Özel hukukun bağımsız prensibi olarak, Sözleşme ile ilgili özgürlük/serbestlik prensibi, Topluluk bünyesindeki ekonomik mübadelenin icra edilmesini desteklemek suretiyle, Avrupa seviyesinde ilave bir boyut oluşturmaktadır.
Genel varsayımlar çerçevesinde, sözleşme ile ilgili özgürlük prensibi; kanunun müsaade ettiği ölçüde bir sözleşmenin yapılması ve bu sözleşmenin kapsamı ile ilgili olarak ortakların seçilmesi serbestliğinin bir göstergesi mahiyetinde, ortak bir akit zeminine/ kolaylığına dayanmaktadır. Sözleşme ile ilgili serbestlik varsayımı hak ve yükümlülükler konusunda taraflara bir eşitlik sağlar ve burada tüketici yasası tarafından kabul edilen tüketici koruma modeline ilişkin bir uyumsuzluk söz konusudur. Sözleşme yasasındaki tarafların eşitliği anlayışının aksine, tüketiciyi koruma yasası tüketicinin sözleşmenin zayıf tarafı profesyonelin de güçlü tarafı olarak addedildiği, tarafların tefrik pozisyonunu ortaya koymaktadır. Sonuç itibariyle, sözleşme yasasında organik bir yapı olarak tarafların bağımsızlığı paradigması, B2C ilişkilerinde tarafların yapısal oransızlığının azaltılması ve sözleşmenin zayıf tarafının diskriminasyona uğramamasını amaçlayan sınırlamalar icra eder. Bu durum; genel Avrupa hukukunun antlaşma prensiplerinde yer alan, diskriminasyona karşı olma prensibini de destekleyerek, tüketiciyi koruma yasasındaki sözleşmeyle ilgili serbestliğin sınırlanmasını gerekçelemektedir./justification. [96],[97]
Zayıf tarafın korunması, sözleşme yasası zemininde de olduğu üzere, aksolojik temellerden türetilmemiştir; ancak; sözleşme yasasının genel prensipleri açısından kaynaklar arası dengeyi gerektirmektedir. Bu bakımdan, sözleşme öncesi yükümlülükler; varlıkların otoritelerinin asimiterisine yol açmayan, özellikle informatif yapıda olan formal görevleri girişimcilere empoze etmek aşamasına gelen ve aynı zamanda yasalar ve kanuni hükümler gibi güçlü araçlara dayanan bir tüketiciyi koruma nosyonunun oluşturulmasını önleyen bir koruma şeklinin nispeten yumuşak bir formu olarak kabul edilmektedir. Tüketiciyi koruma yasası perspektifinden bakıldığında, tüketici sözleşmesi kanununda sözleşmeyle ilgili serbestliğin sınırlanmasını; zayıf tarafı koruma adına gerçekleşen ve sözleşme ile ilgili serbestliği sınırlayan yasal durumun çeşitlendirilmesi vasıtasıyla taraflar arasında paradoksal bir denge oluşturan, girişimcilere yönelik sözleşme öncesi görevlerin dolaylı olarak empoze edilmesinin dolaylı bir sonucu olarak açıklamak mümkündür.
4. Sözleşme Öncesi Görevlerin Yasal Karakteri
4.1. Sözleşme öncesi bilginin zaman noktası
Avrupa tüketiciyi koruma yasası informatif koruma metodunu uygulayan bilgi paradigmasını oluşturur ve kullanır. Bunun gerçek sonuçları profesyonel görevlerin uygun performansı üzerine yoğunlaşmıştır. Avrupa tüketici mevzuatı bilgi yaklaşımını izlemektedir.
Uygun bir alan, zaman ve form ve yeterli kalite itibariyle yasal olarak gereken bilgiye erişimin sağlanması profesyonellerin bilgi görevinin temelini oluşturur.
Özellikle bir seçimin sağlanması bağlamında, tüketiciye iletilen bilginin sözleşme öncesi bilgi olarak addedilmesinin kesin olarak faydalı olacağı görülmektedir. Bu an tüketicini karar vermesi açısından genellikle yeterlidir. Bu itibarla, bilgi gereksinimlerinin optimum anı bu yükümlülüğü sözleşme öncesi aşamada yoğunlaştırır.
Bilgi eksikliği sözleşmenin herhangi bir aşaması ile bağlantılı olabilir; sözleşme öncesi aşama, bir sözleşme anlaşması ve bir sözleşmenin ifa edilmesi.
Karar verme mantığına göre ( belirleme süreci) bilgini tam anlamıyla koruyucu sonucu sözleşme öncesi bilgi vasıtasıyla beklenebilir. Bu şekilde, tüketicinin sözleşmeyi yapmadan önce anlaşmanın karakteri ve kendi yükümlülükleri ve hakları konusunda bilgi sahibi olması ve toplanan bu bilgilere istinaden bir karara varması sağlanır. Bu durum sözleşme öncesi aşamasında bilginin birikmesi eğiliminin nedeni olabilir.
4.2. Sözleşme Öncesi Bilginin Alanı
Direktifler “ genel bilgi” ve “ tamamen ön sözleşmeye ait bilgi” ve “ yazılı bilgi” arasındaki farkı vurgulamaktadır. Sözleşmeye ilgili anlaşmadan önce direktifler tarafından gerek duyulan temel bilgi; üreticiyle ilgili genel bilgi, ürün özellikleri, tüketicini vazgeçme hakkına ilişkin bilgilerdir.
Sözleşme öncesi bilginin tüketiciye kendi konusu ve sonuçları ile ilgili ve ayrıca sözleşmenin tamamına ilişkin bilgi sağlaması gerekmektedir. Bu itibarla, Direktifler tarafından ihtiyaç duyulan bilginin karakteri çeşitlendirilebilir niteliktedir ve uygun bir koruma seviyesinin sağlanmasını amaçlayan işlem özgüllüğü ile bağlantılıdır.
4.3. Sözleşme Öncesi Bilginin Şekli
Bilginin şekli konusunda Direktifler çoğunlukla bilginin tüketici tarafından temin ediliş şeklini tarif eder. Tüketici Direktifleri genellikle sözleşmenin karakterine karşılık gelmesi gereken, iletişim araç ve şekillerini kabul etmektedir. Genel olarak, şekil, kapsama tabii kılınan bir enstrüman ve bilginin beklenen neticesi olarak yorumlanır. ( örneğin bilginin bağlayıcı etkisi)
Optimum garanti ve informatif bilgi kalıcı ortamlara/araçlara sunulan bilgiyi temin eder. Özellikle bilgi elektronik yolla yayılırken, kısa süreli yapısının bunu yazılı bir bildirim şeklinde geçici biçimde teyit etmesi gerekir, bu da tüketici sözleşme yasası için tipik bir koruyucu nitelik arz eder. Aynı zamanda sözleşme öncesi aşamada da ihtiyaç duyulabilecek yazılı teyit bilginin uygun performansını kontrol eder ve tüketiciye sözleşmenin kapsamının doğrudan ve tekrarlayıcı mahiyetteki kaynağını sunar.
4.4. Kalite Gereksinimleri
Tüketici sözleşme öncesi bilgisinin mutlak önceliği şeffaflığıdır. Bu bilgi kalitesini işaret eden evrensel gereksinimdir. Tüketici sadece bilgi unsurunu anlamakla kalmayacak aynı zamanda sözleşmesel karakterinden de şüphe de duymayacaktır.[98]
Bilgi görevlerinin muhtemel etki ve esnekliğinin alanı, kendi şeklini Direktiflerin/Yönetmeliklerin konusunun özgüllüğüne göre ayarlamayı sağlar. Böylece tüketici sözleşmelerinin çoğunda bir tüketici koruma enstrümanı olarak anlam ve gereksizlik durumu ortaya çıkar.
5. Belirtilmiş Tüketici Direktiflerinde Sözleşme Öncesi Görevler
( Elwira Macierzy?ska-Franaszczyk tarafından , Tüketici Kredi Direktifi hariç)
5.1. Konsey Direktifi 85/577/AET [99]
Direktif, ticaret sahibi birim tarafından kendi iş yerinin dışında bir yere organize edilmiş bir seyahat sırasında ya da ticaret sahibi birim tarafından tüketicinin bulunduğu yere ya da işyerine düzenlenen bir seyahat sırasında tüketici tarafından yapılmış sözleşmelerin büyük çoğunluğunu düzenlemektedir.[100]
Bu Direktif, tüketici yasası mahiyetinde, ticaret sahibi birim tarafından tüketiciye yönelik olarak sağlanan bilgide bir koruyucu araç olarak Topluluk hukukunda uygulanan ilk Tüketici Direktiftidir.[101] Direktifin koruyucu rejimi; genellikle, tüketicinin sorumlu bulunduğu, sözleşmeden vazgeçme periyodunun başlangıcı ( soğutma periyodu) ile birlikte bilgi görevinin sonucunu birleştirme üzerinde ve ardından ihtiyaç duyulan bilgiyi sözleşme öncesi bilgi şeklinde sunma üzerinde yoğunlaşmaktadır.
İş yerinin dışında yapılan sözleşmelerle ilgili olarak tüketicinin ekonomik işini koruma ihtiyacı; yukarıdaki şarlar altındaki tüketicinin girişimciyle görüşmelere hazırlanmamış, teklif ve fiyatı diğer tekliflerle mukayese etmekten yoksun bir şekilde, ticaret sahibinden kaynaklanacak bir sürprize konu olabilecek bir kabul/onay/acknowledgement tarafından dikte ettirilmiştir. [102] A contrario/ Bu durumun aksine,, Direktif ise; ticaret sahibinin tüketicinin talebi üzerine ve bir iş yapma beklentisiyle gerçekleştirdiği bir seyahat durumunda tüketiciyi korumaz. Tüketicinin ürünü iade etme ya da siparişi iptal etme hakkında açık olarak bilgi sahibi olduğu ve tüketicinin katalog esasına göre ürünü satın almadan önce ürün ile bir bağ kurduğu/familiarize şartlarda Direktifin uygulanması söz konusu değildir ve tamamlanmış işlem tesadüfi bir nitelik taşımaz.[103] Direktifin amacı; şirket dışında yapılan sözleşmelerden ortaya çıkabilecek muhtemel beklenmedik bir durum ile karşılaşmamak için, kapıya gelinerek yapılan satış ve tarafların piyasa pozisyonlarının hizasından kaynaklanma riskine karşı tüketiciyi korumaktır.
Direktif tarafından uygulanan bilgi gereksinimleri objektif olarak sınırlanmış olup, Direktifin 5 inci Maddesinde değinilmiş olduğu üzere, prensip olarak tüketicinin sözleşmeden vazgeçme hakkına ilişkin bilgiyi temin etme yükümlülüğünü ortaya koyar. Söz konusu bilginin Direktifte belirlenmiş olan şekil ve kapsam ile ilgili gereksinimleri yerine getirmesi gerekmektedir.[104]
Bilginin tüketiciye sunulma anı ürünün sunulmasına ve sözleşmeni yapılmasına bağlı olarak çeşitlendirilmiştir. Prensip olarak, bilgi görevinin anı sözleşmenin yapılması anıyla uyum içindedir ancak tüketici tarafından sözleşmenin yapılması ya da teklifin sunulmasından daha geç bir zaman zarfında olmama yükümlülüğünü taşımaktadır[105]. Direktifin 1 inci Maddesinin 3 ve 4üncü paragraflarında belirlenmiş olduğu üzere, tüketici ticaret sahibi ile bir sözleşme yapılmasına ilişkin bir teklifte bulunduğunda, sözleşmeden vazgeçme hakkına ilişkin bilgi, tüketici tarafından yapılan teklifin bağlayıcı ya da bağlayıcı olmayan karakterinden bağımsız olarak, tüketici tarafından yapılan teklif zamanına rastlamaktadır. Ancak, en geç sözleşmenin yapılmasıyla birlikte ticaret sahibinin Direktifin1inci Maddesinin 1 ve 2inci paragraflarında belirtilen şartlar dahilinde işleme iştirak eden tüketiciye yönelik olarak bilgi görevlerini ifa etmesi gerekmektedir
Talep edilen şekil kapsamında, Direktif, ticaret sahibine bilgiyi yazılı şekilde sunma keyfiyetini getirmektedir Ancak lisan konusuna ise değinmemektedir. Sadece tüketicinin mevcut hakları, sözleşmeyle ilgili hususlar ve sözleşmenin sona erme tarihi ve bu hak kime karşı kullanılabilecekse o kişinin ad ve soyadının bulunması yeterlidir.[106] Yazılı şekil keyfiyetinin yerine getirilmemesi durumunda; bu şart yerine getirilinceye kadar sözleşemeden vazgeçme hakkına ilişkin maddenin yürürlüğe girmesi söz konusu değildir. Buna benzer bir sonuç da tüketicinin eksik ya da yanlış bilgi elde etmesi ile özdeşleştirilebilir. Hamilton davasında ortaya konan sonuç açısından bakılacak olduğunda; her iki durum da da tüketici haklarını kullanmaktan yoksun bırakıldığından dolayı, tüketicinin sözleşmeden vazgeçme hakkıyla ilgili olarak eksik ya da yanlış bilgi edinmesinden ortaya çıkacak sonuçları dengelemek meşrudur. .[107]
Madde 4 de yer alan bilginin tüketiciye sağlanmasında ortaya çıkacak başarısızlıktan kaynaklanacak netice Direktifte tarif edilmemiştir. Bilgi gereksinimlerinin yerine getirilmesindeki aksaklığa ilişkin spesifik kısıtlamaların uygulanması dahili mevzuat çerçevesinde Direktifin sağladığı tüketiciyi koruma aracına göre Üye Devletler tarafından belirlenmektedir.[108]
Ancak Direktif sözleşmeden vazgeçme hakkına ilişkin olarak tüketicinin bilgi edinmesinden doğacak sonuca değinmektedir. Tüketicinin yazılı olarak bilgi edindiği andan itibaren, sözleşmeden vazgeçme hakkı ortadan kalkacaktır. Madde 5 Paragraf 1 çerçevesinde tüketici yazılı ihbarı almasını müteakiben 7 gün içinde sözleşmeden vazgeçebilir. Direktifte belirtilen, tüketiciye yönelik minimum koruma standardı yerel standartlara uygulanabildiği ölçüde çeşitlendirilebilir. Direktif Madde 5 Paragraf 1 kapsamında yer alan tüketici yetkisinin özü, hazır olmadığı bir sonuç ve giriş imkânının bulunmadığı kapsam veya sonuçlar ile ilgili olarak bir işlem bünyesindeki korumadan oluşmaktadır. Bilgi gereksinimlerinin yerine getirilmesindeki aksaklık tüketiciyi bu hakkından yoksun kılar zira tüketici bu durumdan habersiz olduğundan bundan yararlanmamaktadır.[109]
Pratikte, bilgi görevlerinin ifa edilmemesi durumunda, tüketicini yetkisinde olan sözleşmeden vazgeçme hakkına ait zaman süreci tartışmaya açılmıştır. Heininger v Bayerische Hypo- und Vereinsbank AG[110] davasında, Mahkeme, sözleşmeden vazgeçme hakkını belirlerken, Üye Devletlerin sözleşmeden vazgeçme hakkını kontratın akdedilmesinden itibaren bir yıllık bir süre ile sınırlamaya yetkili olmadıklarını ifade etmiştir. Sonuç itibariyle, iktisap şartlarında akdedilen bir kredi kontratı ile ilgili olarak, şayet tüketici sözleşmeden vazgeçme hakkıyla ilgili olarak kendisine bilgi verilmediyse bu hakka ilişkin madde yürürlüğe girmez.[111] Hamilton v. Volksbank Filder EG[112] davasında İdare Mahkemesi; tarafların tüm yükümlülüklerini ifa ettiği tarihten itibaren bir aylık bir süre içinde sözleşmeden vazgeçme hakkına ilişkin bir sınırlamanın yürürlükte bulunup bulunmadığı konusunda bir tahmin/taktirde bulunulmasını talep etmiştir.[113] Bu davada Avrupa Adalet Divanı; tüketicini yanlış bir bilgi edinmişi olması durumunda dahi yerel kanun koyucusu tarafından ortaya konulan, sözleşmeden vazgeçme hakkını geçici olarak sınırlamaya imkân tanıyan uygulamayı kabul etmiştir.[114] Avrupa Adalet Divanının yargı kararına göre taraflarca sözleşme ile ilgili yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmiş olduğu ana kadar, yanlış bir bilgi verilmiş olsa dahi sözleşmeden vazgeçme hakkının sınırsız olduğu ifade edilmiştir.
Avrupa Adalet Divanı aynı zamanda Direktifin 4üncü Maddesi çerçevesinde, Üye Devletler bilgi görevlerinin bırakılması durumunda ortaya çıkacak sonuçları belirlemeye yetkili bulunmaktadır. Ancak, ticaret sahibinin bilgi görevlerini ifasını bıraktığı durumlara ilişkin olarak Direktifin 5inci Maddesinde belirtilen koşullarda, tüketicinin sözleşmeden vazgeçme hakkı üzerine geçici sınırlamalar yükleme yetkileri mevcut değildir.[115] Bu tür bir yerel uygulama Direktif tarafından sunulan tüketiciyi korumaz standardı üzerinde ve neticede uygun olmayan bir uygulamadan kaynaklanacak iktisap üzerinde bir kısıtlamaya gidecektir
Direktif 97/7 ile sunulan bilgi görevlerinin kapsamı analiz edilirken, işyerini dışında yapılan sözleşmeler ile ilgili ayarlamaların 20 yıl süre ile geçerli olduğunu hatırlamak gerekir. Sözleşme öncesi aşamalar ve ortak piyasanın gerçekleri için uygun bilgi görevlerinin geliştirilmesi konusu üzerine özel bir önem göstermek suretiyle değişen tüketici politikası stratejileri ile ilgili olarak önerilen tüketiciyi koruma araçlarının uyumunu sorgulamakta fayda mütalaa edilmektedir. Öte yandan, Komisyon programı çerçevesinde gerçekleştirilmiş Avrupa Birliği mevzuatını basite indirgeme prosesi ve Topluluk çıktısının basitleştirilmesi ve daha üst seviyeye taşınmasının sağlanması tartışılan Direktife de değinen mevzuatla ilgili teknoloji ve koruyucu araçlar alanında değişikliklere yol açacaktır.
5.2. Konsey Direktifi 87/102/EEC[116]
(Barbara Lyszczarz tarafından)
5.2.1. Kredi reklamları için yükümlülükler
Bir borç verenin ya da aracının iş yerinin içine ya da üzerine yerleştirilen, faiz oranı ya da kredi maliyetiyle ilgili her hangi bir rakam belirten reklamlarla ilgili hükümler hariç olmak üzere, mevcut Tüketici Kredisi Direktifi sözleşme öncesi koruyucu önlemlerden vaz geçer. Yukarıda belirtilen durumda reklam her halükarda uygun olan başka yol yoksa temsili örnek yoluyla ifade edilen yıllık yüzde oranı (YYO) içermek zorundadır. (madde 3).[117]
Bir kredi anlaşmasındaki YYO Direktif tarafından belirtilen temel koruyucu önlemlerden birini oluşturur. Amacı, durumların pek çoğunda sadece faiz oranlarını değil aynı zamanda komisyon masrafı, sigorta masrafı vb. gibi değişik masraflar da dahil olmak üzere teklif edilen finansal hizmetin gerçek maliyeti müşteriyi hakkında bilgilendirmektir. YYO kredi anlaşması süresince, sağlanan kredi ile ilgili olarak her yıla paylaştırılmış, sözleşmeye dayalı yükümlülüklerin mevcudiyeti süresince borç verene ödenecek tüm[118] masraf ve faizlerin toplamını temsil eder. (daha fazla detay için Sözleşmeye Dayalı Anlaşma için ayrılan bölüme bakın).
Direktif reklamda YYO’nun tebliğinin temsili örnek yoluyla yapılmasına izin verir. Finansmanın farklı miktar ya da zamanları için ya da değişken faiz oranları ve diğer masraflara imkan sağlayan her hangi bir kredi imkanı ile ilgili olarak bir örneğin mevcudiyeti önemlidir.
Bir kredi veren ancak, örneğin kredi toplamı ve kredi dilimlerinin sayısı, kredi anlaşmasının süresi, geri ödeme sayısı ve faiz oranları bağlayıcı olarak toplu halde geri ödenecek hale geleceği zaman gibi YYO’nun hesaplanmasında ihtiyaç duyulan bütün tarihlerin gerekli olduğu nadir “kredi ürünleri” için kesin YYO hakkında beyanda bulunabilir. Tüm bunların ötesinde, genellikle tüketicinin kredi liyakatine ve kredi anlaşmasının zamanına bağlı olan kredinin miktarı sözleşme taraflarının anlaşmasına konudur. Bu şekilde, borç veren çoğu durumda YYO’yu kesin varsayımlar yoluyla kanıtlamak zorundadır.[119] Bu varsayımlar gerçeklere dayanan bir teklifle uyumlu olmalıdır. Reklamlarında gerçeklere dayanan değişken faiz oranlı kredi anlaşmalarında bile faiz oranlarını teklifin yapıldığı zamandaki seviyeye uygulanabilir faiz oranında açıklayan yönelik varsayımda bulunan kredi kuruluşlarının uygulamaları madde 3’e uygun görünmektedir. Bu gibi bir varsayım aynı zamanda, eğer anlaşma faiz ya da diğer masraflar için değişken oranlar sağlıyorsa kredi anlaşmasında belirtilmesi gereken YYO’nun hesaplanmasında Madde 1a (7)’i öne çıkarır. Madde 1a (7)’de belirtilen diğer varsayımlar reklamda belirtilecek YYO’nun hesaplanması için uygulanabilir değillerdir.
Kredinin maliyetiyle ilgili her hangi bir rakamı belirten reklamın Direktifin gerekliliklerine uygun olmaması halinde, yanlış ya da yanıltıcı olsa bile, reklam beyanları kredi anlaşmasının parçası haline gelmez. Direktife bilhassa minimal özelliklerini sağlayan Madde 15 vasıtasıyla, üye ülkelerin bu tür beyanları kredi anlaşmalarına dahil etmeleri engellenmemiştir.
5.2.2. Cari hesaptan avans formunda kredi
Madde 6 (1)’ e göre, anlaşmanın öncesinde ya da bitimi esnasında borç verenin müşteriye yazılı olarak kredi hesabı dışındaki cari hesaptan avans formunda verilen kredinin kesin özellikleri hakkında bilgi temin etme yükümlülüğü vardır.[120] Cari hesaplardaki borç limitlerini kapsayan havalelerin Direktifin uygulama alanının dışında bırakıldığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Aşağıdaki göstergeler bu gibi anlaşmalar hakkındaki yegane gereklilikleri oluşturur:
a) mümkünse kredi limitinin belirtilmesi,
b) sözleşmenin sona erdiği andan ve bundan kaynaklanan şartların değişmesinden itibaren müşterinin yükümlü olduğu faizin ve diğer masrafların yıllık oranı,
c) Anlaşmayı sona erdirmenin prosedürü.
Kredinin belirlenen özelliklerinin açıklanması yazılı olarak yapılmalıdır.
Madde 6 (1)’in hükmü cari hesaptan borç limiti formunda bir kredi veren anlaşmaların Direktifi[121] tarafından getirilen tam koruyucu sistemin dışında tutulmasının bir sonucudur. Madde 6 (1)’in hükmü bir müşteriye karşı tipik ön sözleşmeye dayalı bilgi niteliğinde yükümlülük oluşturmamasına rağmen işlevi aynıdır. Görevi, kendisini yasal olarak borç verene krediyi geri ödeme durumuna sokacak bir karar vermeden ve gerekli eylemlerde bulunmadan önce müşteriyi kendi hesabına ortaya çıkacak yükümlülükler hakkında maddi bilgilerle donatmaktır. Cari hesaptan borç limitini içeren kredi anlaşmaları için Direktifin olağan koruyucu tedbirlerinden uzaklaşmak müşterilerin çıkarlarının uygun bir koruması ve kredi ve finans kurumlarının makul bir tasfiyesi olarak görülür. Böyle bir tutumun inandırıcılık tahmini bazı iddiaların ortaya çıkmasına neden olur.
Yine de mantığın ışığında, kendisini krediyi geri ödemenin yanında faizler, masraflar, vb. yükümlülükler altına sokacak sözleşmeyi tamamlamanın ötesinde müşterinin bir kaç adım daha atması gerekliliği dışında cari hesaplardaki ve kredi hesaplarındaki kredi limitleri itibariyle değişken koruma önlemleri için açık bir sebep yoktur. Direktifin koruyucu sisteminin dışında bırakılmayan ikincisine gelince müşterinin kendisini kredi geri ödemesi ve uygulanabilir ciddi masrafların yükümlülüğü altında bulması için eşit şekilde fiili olarak krediyi kullanması gerekir.
Daha da ötesinde göz önünde bulundurulacak konu ise, cari bir hesap için sözleşmenin (tek) amacının tüketiciye kredi vermek olmadığıdır.[122] Buradan da müşterilerin borç limiti formunda kredi verilmesiyle değil üçüncü şahıslarla finansal havale işlemleri yapabilme imkanıyla ilgilendikleri ve kredi kullanma imkanının taraflar için ciddi bir anlam taşımadığı sonucuna ulaşılabilir. Bu nedenle sadece bu formdaki kredilerle ilgilenen müşteriler cari hesap anlaşmalarıyla bağlantılı kredi tekliflerini makul olarak karşılaştırabilmek için gerekli araştırmaları yapmaları gereklidir. Bununla birlikte bu gibi bir iddia söz konusu kredi formunun popülaritesi ışığında gerçek dışı bulunacaktır.
Sonraki durumda, form gerekliliklerinin bilgilendirici işlevi dışında diğer şeylerin ışığında görüldüğünde, sözleşme yapan tarafları sözleşmenin tamamlanması ve sözleşme ve onun şartlarının tamamlanmasının uygun kanıtlarının gerçekleşmesinden önce gerekli danışmaya teşvik etmek gibi müşteriye benzer görünen her hangi bir formda kredi sunan sözleşmenin yazılı formunun önemi takip eder.
Sonrasında göz önünde bulundurulacak husus, belki de Direktifin müşterinin normal olarak gelir sağladığı bir hesaptan ona kredi verilmesi durumu ile iki ayrı hesap durumundaki psikolojik farklılığın hesaba katmasıdır. İlk durumda müşterinin mevcut finansal durumu ve muhtemel gelirine karşı ağırlığı arttıkça borç seviyesini daha iyi kontrol edebildiği öne sürülebilir. Yine de böyle bir görüş hatalıdır. Müşteriler çoğunlukla kullanıldığında, örneğin kredi kartı, borç limiti gibi kredi kaynaklarının kredi kurumuna karşı geçerli bir yükümlülük oluşturduğunun farkındadırlar.
Burada çıkarılacak sonuç, Direktifin bahsedilen her iki kredi formuna da eşit muamele etmesidir. Her iki durumda da belli kredi formlarının direktifin tam koruma sisteminin dışında tutulması kredi kurumunun yükünü ve tüketiciyi korumanın kapsamını azaltacaktır.
Değişken faiz oranı durumunda madde 6 (2) borç verene faiz oranlarındaki her hangi bir değişimde müteakip bilgilendirme yükümlülüğü getirir. Bu gibi bir yükümlülük borç verene makul olmayan şekilde fazla yük getirir (daha fazla detay için ayrıca Tüketici Kredi Direktifi, Sözleşmeye dayalı anlaşmaya bakın).
Benzer bilgi verme yükümlülükler, böyle bir sözleşmenin zımni doğası hariç, borç verenin rızası dahilinde üç aylık bir süre boyunca kredi limiti aşımı durumları için getirilmiş ve cari hesap sözleşmesi için getirilmemiştir. Bir sözleşmenin zımni tamamlanmasının ardından ortaya çıkması halinde bu yükümlülükler sistematik olarak sözleşme öncesi sınıfa ait değillerdir. (ayrıca bir Sözleşmenin İcrasıyla karşılaştırın). Krediyi kullanacak müşterinin kararı öncesinde ya da karar vermesi esnasındaki bilgi eksikliği Direktif sistemine, en azından, aykırı görünmektedir.
5.2.3. Avrupa Parlamentosunun ve Konseyinin 7 Ekim 2005 tarihinde kabul edilen Müşteriler için Kredi Sözleşmeleri ve 87/102/EEC sayılı Konsey Direktifinin İptali Hakkındaki Değiştirilmiş İkinci Öneri.[123]
Yukarıda belirtildiği gibi, mevcut haliyle Direktif müşteriye sözleşme öncesi açıklama içeren tüketiciyi koruma enstrümanı olmaktan çıkmıştır. Böyle bir önlem, müşterinin sözleşme konusu mal ya da hizmetleri tanımak için makul bir imkana sahip olmadığı belirli sektör yaklaşımlı düzenlenmiş sözleşmeleri için geçerli şartlar silsilesi koymak için Avrupa mevzuatı tarafından kullanılmıştır. Müşteriler için Kredi Sözleşmeleri Hakkındaki Değiştirilmiş İkinci Öneri en azından Tüketici kredi sözleşmesi için de sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüklerinin kullanılmasını ümit eder.
Yeni direktifin 5. maddesinin tasarlanan hükmüne göre, yazılı olarak ya da uzun süreli bir vasıtayla, sözleşme öncesi bilgilendirme şunları içermelidir:
1) krediden borç alınan toplam parayı kontrol eden şartlar
2) kredi sözleşmesinin süresi hakkında bilgi,
3) (halihazırda) verilmiş olan kredi için finansal şartları hakkında bilgi:
- kredinin toplam miktarı
- borç verme oranının uygulanmasını kontrol eden şartlarla birlikte borç verme oranı,
- temsili örnek aracılığıyla gösterilen, masrafların yıllık yüzdelik oranı ve Tüketici tarafından ödenecek toplam miktar,
- geri ödemenin miktarı, sayısı ve ödeme aralığı;
4) gerekli sigortalar hakkında bilgi:
- kredi sözleşmesine bağlı olarak, özelde kredinin alınması için yaptırılması gereken ya da hüküm ve şartlarında belirtilen bir sigorta sözleşmesi gibi ikincil bir hizmet sözleşmesine girme yükümlülüğü;
- gerekli olan diğer sigortalar hakkında bilgi;
5) farklı şekillerde kredi sözleşmesiyle bağlantılı diğer masraflar hakkında bilgi
- eğer bir hesap açmak isteğe bağlı değilse ödeme havalelerini ve borç alınan toplam parayı kaydetmek için kullanılan bir yada birkaç hesabın masrafları, kredi sözleşmesi neticesinde ortaya çıkan ve bu masrafların değiştirilebileceği şartlar altında diğer masraflar,
- Tüketici tarafından kredi sözleşmesinin tamamlanmasıyla birlikte notere ya da diğer kamu kurumlarına ödenecek masrafların mevcudiyeti;
6) Tüketici tarafından sözleşme şartlarına uyulmaması durumunda uygulanacak masraflar ve diğer sonuçlar hakkında bilgi:
- geç geri ödeme durumunda uygulanacak faiz oranı ile bunun ayarlanması için düzenlemeler ve olması halinde yükümlülüğü yerine getirmeme durumunda ödenecek ücretler,
7) iptal hakkının varlığı ya da yokluğu
8) erken geri ödeme hakkı ve borç verenin tazminat hakkına dair bilgi;
9) müşterinin anında ve bedelsiz olarak kredi itibarını değerlendirmek amacıyla yapılacak veri bankası tetkikinin sonucu hakkında bilgilendirilme hakkı;
5.3. Konsey Direktifi 90/314/EEC[124]
Paket seyahatler, paket tatiller ve paket turlar hakkındaki Direktif 90/314 turism hizmetlerinin topluluk pazarında tüketiciyi korumaya dair yönetmeliklerin uyumuna ayrılmış ilk tarihi direktiftir. Ortak pazarın gelişimi için turizm sektörünün önemi, doğru olarak dikkate alındığı haliyle, üye ülkeler arasındaki turizm hizmetleri standartlarındaki farklılıkları gidermeye, sadece alınan değil, aynı zamanda sınırlar arası düzeyde de görülen tüketicilerin hizmetler hakkındaki güvenini sınırlamaya yönelik yasal adımlar atmak için harekete geçirmiştir.[125]
Direktifin sözleşme öncesi safhasına yönelik koruyucu tekniği turizm hizmetleri alanındaki minimum bilgilendirme standartlarının belirtilmesini kapsar.[126]
Bilgilendirme görevi çeşitli içerikler kapsamında kabul edilir, daha sonraki aşamalarda sözleşmenin tamamlanmasından önce, tamamlanma esnası ve sonrasında.
Tüketici ve turizm servisi arasındaki sözleşmenin icrasının ilk aşaması teklif edilen hizmet hakkında bir bilgilendirme broşürünün ve/veya tanıtıcı materyallerin bulunmasıdır. Topluluk kanun koyucusu organizatör ya da perakendeciyi temel bilginin yazılı versiyonunu oluşturmakta olan belirtilen formlarda bilgi sağlamaya doğrudan yükümlü kılmaz. Ancak, turizm ticaretinin kabul görmüş piyasa uygulaması sonucu ortaya çıkan bu tür bilgi kaynaklarının evrenselliği dikkate alındığında, tanıtıcı formda elde edilebilir kılınan bilginin alanına, bunların kalitesine ve yasal özelliklerin müdahale ederek tüketicinin iş alanını korumayı amaçlar.
Genellikle tüketiciye sunulan bilgi hakkındaki Direktifin genel özelliği broşürlerin anlaşılabilir ve doğru bilgi içermesini gerektirir. [127] Bu öngörüyle uyumlu olarak direktifin 3. maddesinin 2. paragrafı hizmet sağlayıcıyı hizmetin bedelini broşürde “okunaklı, anlaşılır ve doğru” bir şekilde belirtmeye mecbur eder. Daha da ötesi, broşür turizm faaliyetini, direktifin 3. maddesinin 2. paragrafının (a) – (g) bentlerinde sayılan yeterli tüm bilgilerin detaylı olarak kapsamalıdır, bunlar;
a) gidilecek yer, kullanılacak ulaşım aracı, özellikleri ve kategorileri,
b) konaklama şekli, yeri, konfor kategorisi ya da derecesi ve temel özellikleri, ilgili Üye Ülkenin kuralları altında onayı ve turizm sınıflandırması,
c) yemek planı,
d) seyahat rehberi,
e) Üye Ülkeler ya da ilgili ülke için pasaport ve vize gereklilikleri hakkında genel bilgi ve seyahat ile konaklama için gerekli sağlık formaliteleri,
f) Para tutarı olarak ya da taksitli ödemelerdeki meblağ ve geriye kalan miktar için ödeme tablosu,
g) Paket için belli bir sayıda kişinin gerekip gerekmediği, gerekli ise etkinliğin iptali durumunda tüketicinin haberdar edileceği tarih.
Daha da ötesi, tüketici hizmetle alakalı tanıtıcı materyallerde bulunan bilgilerle, fiyatın ve diğer sözleşme şartlarının değiştirilmesi metoduyla yanıltılamaz.[128]
Direktif herhangi bir tanıtıcı materyaller ve broşürler formu dayatmaz. Bu nedenle, bunu direktif sisteminin genişletilebileceği, yazılı form (basılı) bilginin İnternet web sitelerinde ya da diğer sabit veri ortamlarında[129] yer alabileceği elektronik formun dışında tutmak mümkün değildir.
3. maddenin 2. paragrafı 2. bendinin ortaya koyduğu fikri takip edersek, broşürde yer alan bütün detaylı bilgiler etkinliğin organizatörü ve perakendecisi için bağlayıcıdır. Broşürlerde yer alan, direktifin Ek No:1’i içeriğine bağlı olarak tek tek sıralanan bilgi temelinde tüketiciyle yapılacak olan sözleşme ortaya çıkarılır.[130] Etkinliğin şartlarında yapılacak bir değişiklik ancak sözleşmenin yapılmasından önce ya da yapılması esnasında tüketiciye bildirilirse kabul edilebilir, ancak bu durumda bunun uygulanabilmesi için her iki taraf arasında ilave bir sözleşme gereklidir.
Direktifin 4. maddesinde tanımlanan diğer bir bilgi serisi de, direktifin 4. maddesi 1. paragrafı (a) bendinin “sözleşmenin yapılmasından önce” ifadesinde ayrıntılı biçimde belirtildiği şekliyle sözleşme öncesi aşamada kesinlikle gereklidir. Bunlar, seyahate katılan üye ülke vatandaşlarının pasaport ve vize gereklerini işaret eden teknik ve yasal özellikli bilgi olduğu kadar, bahsedilen bu resmi belgelerin ulaşması için gereken bekleme süresi ile seyahat süresince yerine getirilmesi zorunlu olan sağlık gerekliliklerini içeren bilgilerdir.[131] Prensip olarak bunlar, direktifin 3. maddenin 2. paragrafı e bendinde ortaya konulan ve tüketiciye içinde genel bilgilendirme bulunan broşür halinde sunulan bilgilendirme içeriğini takip eden bir tekrar oluştururlar.
Turizm hizmeti temin etmenin sözleşme öncesi safhasında bilgilendirme “yazılı olarak ya da başka bir uygun formda” sunulmalıdır. Yukarıda belirtilen bilgi için direktifin ihtiyat olarak ayırdığı form hizmetin organizatörü ya da perakendecisine belirli bir takdir alanı bırakır gibi görünmektedir. Ancak, direktifin tüketicinin iş alanını korumak amacındaki 4. maddesi, 1. paragrafı, (a) bendi altında gereken bilginin anlamı prensip olarak bilgilendirmeyi yazılı formda ya da diğer kalıcı bir formda sunulmasını zorunlu kılmalıdır. Özellikle de tüketici daha ileriki aşamalarda sözleşmenin tamamlanması ve icrası süresince bilgilendirme yapılmayacaksa.[132]
Sözleşme öncesi özellikteki önceden yapılan bilgilendirme, Direktif 90/314/EEC’nin yönetmeliğine bağlı olarak turizm hizmeti sağlayanın üzerine düşen bilgilendirme görevlerini tamamen ortadan kaldırmaz. Direktifin 4. maddesi, 1. paragrafı, (b) bendinde belirtilen sonraki bilgilendirme dizisi tüketiciye “seyahatin başlamasından önce uygun bir duyuruyla” yapılmalıdır. Uygulamada, bu yönetmeliğin kabul edilen yorumuna bağlı olarak, bu hem sözleşmenin yapılması hem de sözleşmenin tamamlanması ile seyahatin başlaması arasındaki süre anlamına gelebilir.[133] Tüketiciyi bilgilendirmenin ya da prensip olarak önceden yapılan bilgilendirmenin ayrıntılı belirtilmesinin son aşaması sözleşmenin yapılması aşamasında yapılır.[134]
5.4. Konsey Direktifi 93/13/EEC[135]
Tüketici sözleşmelerinin adil olmayan şartları sorununa ayrılan Direktif 93/13, prensip olarak belirli sözleşme öncesi yükümlülükler ortaya koymaz ve girişimciler üzerine tüketiciye karşı bilgilendirme görevleri dayatmaz.[136] Bunun yönetmeliğinin konusu tüketici sözleşmelerindeki adil olmayan sözleşmeye dayalı maddelerin uygulanmasına karşı genel yaptırımların yürürlüğe konmasıdır.
Direktif özel sektör ve kamu sektörü girişimcilerini sözleşme yapılmadan önce iyi niyetle hareket etmekle yükümlü kılar. İyi niyetle hareket etmeye özellikle yapılan vurgu, yapılmasından önce tüketici ile bireysel olarak görüşülmeyen sözleşmeleri belirtir.[137] Bu çerçevede, direktif doğrudan sözleşme öncesi yükümlülükler hususlarını belirtir.
Topluluk kanun koyucusu, tüketici ile bireysel olarak görüşülmeyen sözleşme şartları, eğer iyi niyet gereklerine ters ya da tarafların hak ve yükümlülükleri üzerinde tüketici aleyhine bir eşitsizlik ortaya koyduğu kesin ise, bu halde sözleşme şartları için adil olmayan sözleşme şartları[138] tanımını koyar. [139] Direktif, içeriği tüketici ile görüşülmeyen sözleşme şartlarının, özellikle de önceden formüle edilmiş maddeler dâhil edilen standart sözleşmelerin sözleşme şartlarının her zaman bireysel olarak görüşülmemiş şekilde kabul edileceklerini belirtir. Bunun da ötesinde, tüketicinin sözleşme yapılmadan önce gerçek anlamda bilemeyeceği şartlarla değiştirilemez şekilde bağlayan maddeler, direktifin 3. maddesi, 2. paragrafı ışığında potansiyel olarak adil olmayan sözleşme şartları olarak kabul edilir.[140]
Tabii ki ortaya konan yükümlülükler katı sözleşme öncesi bilgilendirme görevleriyle tanımlanmamalıdır. Ancak, sözleşmenin yapılmasından önce tüketiciye verilmesi gereken bilgilendirme unsurları içerir.
Direktifin[141] varsayımları ışığında tüketiciye yazılı olarak sunulan sözleşme şartları altında sözleşme içeriğinin açık olması gerekliliği doğrudan sözleşme öncesi safhadan bahseden basit ve anlaşılır bir dille ifade edilmelidir. Daha da ötesi, direktifin[142] yürürlüğe konmasının etkilerinin değerlendirilmesi sonucu olarak üye ülkeler, açıklık gerekliliğini yerine getirmek için, teklif edilen sözleşmenin içeriği konusunda tüketiciye sözleşme öncesi bilgilendirme formunda bilgi temin edilmesi yükümlülüğünü kesinlikle göz önünde bulundurmalıdırlar. Bu yükümlülük, tüketiciyi temel hizmetler ve yapılan sözleşmenin konusu hakkında tamamen kesin bilgiye ilişkin standart maddeleri tanıtmayı içermelidir.
5.5. Direktif 94/47/EC[143]
Direktif 94/47/EC topluluk pazarında turizm sektörü içinde tüketici haklarını koruma hususlarını düzenleyen ikinci direktiftir. Direktif 90/314’le aynı şekilde düzenlenen alanda üye ülkelerin mevzuatları arasındaki farklılıkları gidermeyi amaçlar. Direktifin hedef kapsamı belirlenen bir zaman içinde taşınmaz mülklerin kullanım hakkı edinimi ve kullanımı alanındaki ortak prensipler için minimum zemin oluşturmayı hedefler.[144]
Devre mülk sözleşmelerine katılan tüketicileri koruma ihtiyacı, tüketicinin sözleşme ile uzun süreli mükellef olması, sözleşmeyi (ya da bağlayıcı bir ön sözleşmeyi) imzaladıktan sonra avans ödeme formundaki maliyetin ödenmesi ve taşınmaz malların kullanımıyla bağlantılı daha başka ödemeler gibi bu tür sözleşmelerin ekonomik etki dereceleri nedeniyle gerekmiştir.
Direktifin koruyucu tekniği devre mülk hizmetinin müşterileri ile ilgili olarak yerine getirilen sözleşme öncesi bilgilendirme görevleri, bu bilgilendirmenin iletilmesi metodu, sözleşme içeriğinin minimum kapsamını belirtmek için olduğu kadar tüketicinin sözleşmeyi feshetme ya da geçersiz kılma hakkını düzenlemek kapsamında minimum yükümlülüklerin yürürlüğe konmasını içerir. Direktif iki aşamada tanımlanan oldukça geniş bir bilgilendirme katalogu ortaya koyar, ki bunlar sözleşme yapılmadan önce ve sözleşmenin yapılması sonrasıdır.
Direktife bağlı olarak imkanlar ve devre mülk sözleşmesi yapılması için gerekli bilgi edinme metodu ile ilgili genel bilgi müşteri tarafından, gayrı menkul hakkındaki verilen reklamdan edinilebilmelidir.[145] Bilgi uluslararası tarzda, sadece hizmetle ilgilenen ve aktif olarak belli gayrı menkul hakkında bilgi arayan müşteri için verilir.
Direktiften kaynaklanan sözleşme öncesi yükümlülükler sonunda tüketicinin devre mülk teklifine dahil edilen gayrı menkul ile ilgili olağandışı geniş çaplı bir bilgiye erişimine izin verme görevine ulaşır. Direktifin 3. maddesinin 1. paragrafı satıcının “bilgi talep eden her bir şahsa “uygun belge” temin etmekle yükümlü olduğunu ifade eder. Bu gibi
“uygun belge”nin içeriği gayrı menkulün genel bir tanımı ve en azından direktifin ekinin (a) (g) (i) (l) bentlerinde belirtilen mülk ile ilgili “kısa bir tarif”i kapsamalıdır. Ekde belirtilen asgari bilgilendirmenin kapsamı en azından aşağıdaki hususlarda kısa ve doğru bilgi sağlamalıdır:
- tüccar ve onun yasal statüsüyle birlikte mülk sahibi hakkında kişisel bilgiler,
- gayrı menkulün bakımı ve korunmasının prensipleri ve mülkün idare ve yönetim şartları,
- gayrı menkulün kullanım ücretleri ve mülkü kullanmanın ortalama masrafları (örneğin sabit giderler, vergiler, idari masraflar, yönetim masrafları, bakım ve onarım masrafları),
- sözleşmeyi feshetme ve sözleşmeden çekilme hakkı, çekilme ihbarı yapılacak şahsın belirtilmesi ile birlikte çekilme masrafları.
Bunun da ötesinde tüccar ilgilenen kişiler için ilave bir bilgi kaynağı da belirtmekle yükümlüdür.[146]
Sözleşme öncesi safhada devre mülk hizmeti müşterisine verilen belgelerde yer alan bilgiler yapılacak sözleşme tarafları için bağlayıcı olacak ve direktifin 3. maddesinin 2. paragrafı uyarınca sözleşmenin bütünleyici bir parçası haline gelecektir.
Sözleşme öncesi bilginin bağlayıcılık özelliğinden muaf tutulabilirliği ancak tüccarın kontrolü dışındaki şartlardan kaynaklanan işlemin konusu ve içeriğine bağlı değişiklikler sonucu kabul edilebilir. Ancak, geçerli olacak bu değişiklikler sözleşme yapılmadan önce müşteriye bildirilmek ve sözleşmenin içeriğine dahil edilmek zorundadır.[147] Direktif 94/47’deki[148] mevcut değişikliğin bilgi yükümlülüğünün daha ileri tanımlanması ve müşterinin sözleşmeden çekilme hakkından haberdar edilmesi yükümlülüğünü öngördüğü belirtilmelidir.
Genişletilmiş bilgilendirme görevi getirmek yerine, direktif müşteriye temin edilecek bilginin formunu bildirmez. Ancak, bilginin belge olarak temin edilmesi tavsiyesi yazılı formu işaret eder, ama “belge” konseptinin yalnızca basılmış şekilde hazırlanan bir belge mi, yoksa elektronik form mu olarak anlaşılacağını belirtmez.[149]
Daha da ötesi, direktif müşteriye sözleşme öncesi aşamada temin edilecek gerekli bilginin dili ile ilgili olarak her hangi bir yükümlülük belirtmez.[150] Prensip olarak daha sonra sözleşmenin temeli anlamına gelecek olan, sözleşmenin yapılmasından önce sunulacak belgenin, sözleşme için kullanılması gerekecek dille aynı dilde olması kabul edilmelidir.[151] Hatta, direktife uygun olarak, bilgilendirme belgesiyle birlikte sözleşme de müşterinin ikamet ettiği ülkenin yerel mevzuatı sonucu oluşturulacak sözleşmenin dili uyarınca belirli gereklilikler oluşturarak, Topluluğun dillerinden birisi olması şartıyla müşterinin vatandaşı olduğu ya da ikamet ettiği ülkenin dilinde ya da üye ülkelerin birinin dilinde olmalıdır.[152]
Sözleşme, sözleşme öncesi safhada bilgilendirme görevinin tam ya da kısmen yerine getirilmesiyle ilgili olarak her hangi bir yaptırım öngörmez. Geciktirilmiş bilgilendirme halinde sözleşmenin geri çekilmesi süresinin uzatılmasının, aynı anda bu şartın uygulamasının uzatılmasıyla birlikte ancak sözleşme yapılması safhasında bilgilendirme görevinin yerine getirilmemesi halinde birleştirilebilir.
5.6. Direktif 9/7/EC[153]
Direktif, direktifin 2. maddesinin 4. paragrafında tanımlanan uzaktan iletişim araçlarının yardımıyla müşterilerle yapılan uzaktan sözleşmelerin şartlarını düzenlemek için uygulanır.[154] [155]
Direktif 85/577 ile benzer olarak, direktif altında gerekli olan sözleşme öncesi bilgilendirme, uzaktan bir sözleşmeyi yapmadan önce bir ürünü ya da hizmeti gerçek anlamda değerlendirme imkânından yoksun olan tüketicinin pozisyonunun güçlendirilmesi ve korunmasını amaçlar. Daha da ötesi, uzaktan iletişim araçlarının belirtilmesi topluluk kanun koyucusunun önlemeye çalıştığı tüketiciye temin edilecek bilginin sınırlandırılması ihtimaliyle bağlantılıdır.[156]
Direktifin temel koruyucu mekanizması tüketiciye sözleşmeden çekilme hakkı vermesi ve bilgi noksanlığı riskini eşitleyerek tüccara bilgilendirme görevleri yüklemesi esasına dayanır.
Yukarıdakilerle ilgili olarak 4. madde 1. paragrafta direktif tüketiciye ön bilgi verme yükümlülüğünü getirir. Bilgilendirme görevi “bir uzaktan sözleşmenin yapılmasından önce uygun bir tebligatla” sözleşme öncesi aşamada gerçekleştirilmelidir.[157] Sözleşme öncesi aşamada temin edilen bilgi ilave olarak yazılı halde onaylanmalı ya da, teyide muhtaç bilginin direktifin 4. maddesi 1. paragrafı (a) – (f) bentlerinde belirtilen içerikle sınırlı olması şartıyla, “sözleşmenin yapılması esnasında uygun bir sürede” başka bir sürekli veri taşıyıcı yoluyla tüketiciye temin edilmelidir.[158] Yazılı formdaki ya da başka bir sürekli veri taşıyıcı yoluyla tüketici için erişilebilir olan ön bilginin hükmü tüccarı aynı bilgiyi sözleşmenin yapılmasından sonra teyit (suret çıkarma) görevinden kurtarır.[159]
Gerekli olan bilgilendirmenin kapsamı tüm uzun mesafeli sözleşmelere uygulanmasına izin verecek şekilde geniş ve evrensel olarak tanımlanır.[160]
Direktifin 4. maddesi 1. paragrafı (a) – (i) bentlerine uygun olarak sözleşme öncesi bilgilendirme tüketiciye şu bilgilerin temini yükümlülükleri getirir:
a) Tedarikçinin kimliği ve avans ödemesi gerektiren sözleşmelerde adresi,
b) Mal ve hizmetlerin temel özellikleri,
c) Mal ve hizmetlerin tüm vergiler dahil fiyatı,
d) Olması halinde teslimat masrafı,
e) Ödeme teslimat ya da çalışma düzenlemeleri,
f) Taraflar başka şekilde bir karar vermemişlerse 6 (3) maddede belirtilen durumlar hariç eri çekilme hakkının varlığı,[161]
g) Temel oran dışında başka bir oranla hesaplanması halinde uzaktan iletişim araçlarının masrafları,
h) Teklif edilen fiyatın geçerli kalacağı süre,
i) Olması halinde, sürekli ya da tekrarlanacak şekilde yerine getirilecek mal ya da hizmet temini sözleşmelerinde, sözleşmenin minimum süresi.
Topluluk kanun koyucusu direktifte tüketiciye temin edilecek sözleşme öncesi bilginin hangi formda olacağını belirtmemiştir. Direktiften ortaya çıkan formun belirlenmesi yükümlülüğü sadece sözleşme yapılması aşamasında temin edilen bilgilendirmeye işaret eder. Prensip olarak, sözleşme öncesi bilgilendirmenin formu tüccarın işinde kullandığı uzaktan iletişim araçlarının özelliklerine bağlı olacaktır.
Bilgi vermenin metodu tüketiciyi tüccarın eylemlerinin amaçlarının hatalı yorumlanmasına karşı korumalıdır. Direktifin 4. maddesi 2. paragrafında ortaya konulduğu gibi, tüketiciye temin edilen bilginin özelliği, bu tür bilginin verilmesinin ticari amacı bağlamında yanıltıcı olamamasıdır. Tedarikçi sözleşme öncesi bilgilendirmeyi tüketici için açık ve anlaşılabilir şekilde iletmelidir.[162] Bilgi iletimi her ne kadar karmaşık ve belirsiz olursa olsun tüketiciye temin edilen bildirimin özellikleri uzaktan iletişim araçları tarafında etkilenilebilir.
Bilgilendirmenin yapılacağı dilin seçimi direktifi yürürlüğe koyacak olan üye ülkelerin yetkisine bırakılmıştır.[163]
Uzak mesafeli satış uygulamalarının açıklığı için dikkat ifadesi de aynı zamanda direktifin 4. maddesi 3 paragrafı belirtilen yükümlülükte yer almaktadır ki buna göre tüketiciyle telefon görüşmesi yapılması durumunda tedarikçi görüşmenin başında kimliğini ve ticari amacını tamamıyla açıklamalıdır. Ticari amacın açıkça belirtilmesi ifadesine dair yükümlülük genel olarak tüketiciye uzaktan iletişim araçları yoluyla temin edilen sözleşme öncesi bilgilendirmeyi işaret eder.
Daha da ötesi, bilgilendirme görevlerinin yerine getirilmesi metodu ticari işlemlerde iyi niyet prensiplerini ifade etmeli ve rızalarını vermeye muktedir olmayanların korunmaları prensiplerini içermelidir.[164]
Direktif 97/7 sözleşme öncesi bilgilendirmenin yerine getirilmemesine karşı yaptırımlar getirmez ve Direktif 85/577’de önerilen tüketici koruma tekniği ile ilgili olarak tamamen farklılık oluşturan tüketicinin sözleşmeden çekilme hakkı ile katı sözleşme öncesi bilgilendirme görevinin yerine getirilmemesi arasında bağ kurmaz. Bununla birlikte, Direktif 97/7 tüccarı daha sözleşme öncesi safhada tüketiciyi hakları konusunda bilgilendirmekle yükümlü kılar. Ancak, ön bilgilendirmenin eksikliği, direktifin 5. maddesine uygun olarak sözleşmenin yapılması esnasında tüccarın bilgilendirme görevini yerine getirmesi halinde, her hangi bir yaptırıma konu olmaz. Sadece sözleşme yapılması aşamasında gerekli form ve içerik olarak bu bilgiyi takip eden bilgilendirme görevinin yerine getirilmemesi durumunda sözleşmeden çekilme şartının askıya alınması formunda sonuçlara konu olur. Ancak bu geçici olarak sınırlı sonucu olan bir yaptırımdır, bir sözleşmeden çekilme hakkı hususunda hiç bilgilendirme olmasa dahi, belirtilen formda tüketiciye bildirilen Direktif 97/7’de açıkça bildirilen süre, zamanaşımını askıya almaz.[165]
5.7. Direktif 98/6/EC[166]
Tüketici koruma standartlarını yükseltmeyi hedefleyen bir şart da teklif edilen malların fiyatları hakkında doğru bilgidir. Yukarıda belirtilen bu husus ürünlerin fiyatları hakkında bilgilendirmenin genel yükümlülüklerini belirleyen ve bu sorumluluğu yerine getirmenin resmi yükümlülüklerini düzenleyen Direktif 98/6 içinde düzenlenmiştir. Düzenlemenin amacı tüketicilerle ilgili ticari kuruluşlara satış fiyatı ve birim fiyatıyla alakalı olarak bir bilgilendirme görevi yüklemektir.[167]
Direktif fiyat temin etme yükümlülüğüne açık bir sözleşme öncesi özellik vermez ve fiyatın belirtilmesi görevinin yerine getirilmesi zamanını düzenlemez. Ancak, ticari kuruluşlar tarafından yerine getirilen bilgilendirme standartlarını yükseltmeye yarayan, tüketici fiyatlarını belirleyen direktif göre bu yükümlülüğe[168] genel bir özellik izafe etmez ve tüketicinin fiyatları karşılaştırmasına olanak sağlar.[169] Direktifi yürürlüğe koyan üye ülkelerin yetkisine bırakılan fiyatlara dair kamu bilgilendirmesinin hariç bırakılması imkanı sadece bir hizmetin[170] hükümlerine göre temin edilen ürünler ile açık artırmayla satılan, sanat eseleri ve antika satışları durumunda kabul edilebilir.[171]
Piyasanın[172] şeffaf işleme varsayımını göz önüne alarak direktif, tüketiciye temin edilen, belirsiz olmaması, kolayca tanımlanabilen ve açıkça okunaklı sergilenmesi gereken fiyat bilgisine dair yükümlülükleri belirtir.[173] Tüketicinin yanlış bilgilendirilmesini önlemek için üye ülkeler sınırlanmış olarak belirlenecek fiyatların en fazla sayısını[174] belirleyebilir ve ürünlerin birim fiyatlarının belirtilmesi yükümlülüğünü kaldırabilirler.[175]
5.8. Direktif 98/27/EC[176]
Direktif 98/27 ile düzenlenen konu tüketicilerin kollektif çıkarları için koruma araçları ve zeminini ortaya koyan düzenlemelerin uyumudur. Direktif tüketicilere karşı, doğrudan etkili tüketici mevzuatına belirlenmiş koruyucu yükümlülükler getirmez. İlave olarak, hiç bir sözleşme öncesi yükümlülükler ortaya koymaz.
Düzenlemenin amacı tüketicilerin kollektif çıkarlarına zarar veren ihlallerin yasal karşı hareketleri için yatay mekanizmalar ortaya koymaktır. “İhlal” konsepti Direktif 98/27 eklerinde belirtilen direktiflerle uyuşmayan eylemler olarak anlaşılır.[177] Direktif 98/27 tüketicilerin çıkarlarını tehdit eden uygulamalar üzerinde yasaklama uygulamanın yasal araçlarını ayrıntılandırma platformu oluşturur[178] ve aynı zamanda tüketici koruma yasasının genel etkililiğini artırmaya yarar.
Prensip olarak, Direktif 98/27 içinde öngörülen mekanizmalar Direktif 85/577, Direktif 87/102, Direktif 90/314, Direktif 93/13, Direktif 94/47 ve Direktif 97/7 ile şart konulan, karşılığında tüketicilerin çıkarlarını korumaya yarayan sözleşme öncesi görevleri ihlal eden uygulamalara karşı çıkmaya yarayabilir.[179]
5.9. Direktif 1999/44/EC[180]
Direktif 1999/44’ün amacı tüketici mallarının sözleşme ile uygunluğu, garanti prensipleri ve sözleşmeye dayalı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ile bağlantılı olarak tüccar yükümlülüğü için prensiplerin oluşturulması kapsamında minimum uyumun topluluk kurallarının oluşturulmasıdır.
Direktif katı sözleşme öncesi yükümlülüklerin düzenlemesi ile ilgilenmez. Ancak, sözleşme ile tüketiciye sunulan malların uygunluğu için genel bir yükümlülük getirir. Uygunluk kuralının esası 2. madde 1. paragrafta piyasaya sürülen tüketici mallarının, çoğunlukla ürünün özellik tanımlaması olarak bir içerik unsuru olan satış sözleşmesine uygun olması gerektiği belirtilir.
Direktifin 2. maddesinde topluluk kanun koyucusu tarafından kabul edilen malların sözleşme ile uygunluğu için yükümlülük oluşturulmasının, daha sonra bağlayıcı bir özellikte ticari bilgilendirme olarak kabul edilebilecek, ürünlere dair her hangi bir bilgi temin ederken doğruluk talebinde bulunan, tüccara sözleşme öncesi özellikte bir öneri sunduğu,[181] söylenebilir.[182]
a) malların sözleşmeye uygunluğunun değerlendirilmesi direktifte sunulan, aşağıda şartların toplamda yerine getirilmesi şartıyla malların potansiyel olarak sözleşmeye[183] uygun kabul eden varsayım tarafından desteklenir, bunlar, eğer ürün: satıcı tarafından yapılan tarifle uyumluysa ve üretici tarafından müşteriye numune ya da örnek olarak verilen ürünlerin kalitesini taşıyorsa,
b) müşterinin ihtiyaç duyduğu ve sözleşme yapılırken bundan satıcıyı haberdar ettiği ve satıcı tarafından kabul edilen özel amaca uygunsa,
c) normalde kullanılan aynı özellikteki malların amacına uygunsa,
d) malların doğasına bakarak ve satıcı, üretici ya da, özellikle reklam ya da sınıflandırma konusunda onun temsilcisi tarafından malların özellikleri hakkında yapılan resmi beyanları göz önüne alarak, aynı tipteki ürünler için normal olan kalite ve performansı sergiliyorsa.
Malların sözleşmeye uygunluğunun varsayımı etkisini sözleşmenin yapılması üzerine doğrudan tüketiciye verilen bilgiye ve sözleşme öncesi özellik atfedilebilecek bilgilendirmeye kadar genişletir.
Direktif değerlendirmeye konu olan bilgilendirmenin kapsamının oldukça geniş bir yorumunu kabul eder. Malların teslimattan sonra bakılan sözleşmeye uygunluğunun yeterliği teslimat öncesi aşamada tüketiciye verilen bilgiyi ve sözleşme öncesi kapsamda resmi olarak yerine getirilmesini kapsar.
Tüketici çıkarlarına dair direktifin genel koruyucu özelliği, tüketiciye mallar hakkında bilgi veren tüccarın ya da tüketici için bu gibi bilgileri hazırlayanların bu bilginin potnsiyel bağlayıcı özelliğinden ve malların sözleşmeye uygun olmayacağı önermesindeki sözleşmeye dair sorumluluk formundaki sonuçlarında haberdar olması gerektiği varsayımına dayanır.
5.10. Direktif 2002/65/EC[184]
Direktif 2002/65, bankacılık, kredi, sigorta, şahsa mahsus emeklilik, yatırım ya da ödeme özelliğindeki bütün hizmetleri kapsayan direktifin amaçları içinde olan tüketici finans hizmetlerinin uzaktan pazarlanması kapsamında üye ülkelerin mevzuatlarını uyumlu hale getirmeyi amaçlar.[185]
Direktif 2002/65’in amaç kapsamı finansal hizmetlerle sınırlı olmasına rağmen, belli bir yere kadar alakalı ve hatta Direktif 97/7’nin tamamlayıcısı olarak görülebilir.[186] Her iki direktifin düzenlemeleri, her iki işlemde de tercih edilen tüketici koruma tekniklerinin benzerliğini etkileyen uzaktan iletişime dayanan işlemlere hitap eder.
Direktifin koruyucu mekanizması finansal hizmetler ve uzaktan satışlarda güven kapsamında serbest seçimin tüketici garantisini güçlendiren sözleşme öncesi bilgilendirme görevlerinin geniş kullanımına dayanmaktadır.
Topluluk kanun koyucusu Direktif 97/7’nin referansıyla benzer olarak, tüccar ve tüketicinin aynı anda varlığını gerekli kılmayan uzaktan iletişim metodunun müşteriye verilen bilgide mazeretsiz kısıtlama riskini doğuracağını kabul etmiştir. Yapılan işlemin tüketici kanununda belirtilen açıklığının gerekliliği, hem sözleşmenin yapılmasından önce hem de yapılmasından sonra uygun seviyede bilgilendirme yoluyla tüketicinin pozisyonunun güvenceye alınmasını gerektirir.[187]
Bu şartı göz önünde tutarak, Direktif 2002/65 tüketici her hangi bir uzaktan satış sözleşmesiyle bağlanmadan önce tüketiciye “uygun bir bildirim ile” ticaretle ilgili bilgi paketi temin etme yükümlülüğü getirir. Direktifin 3. maddesinin 1. paragrafında belirtilen temel bilgilendirmenin kapsamı aşağıdakileri kasteden bilgi içerir:
1) Tedarikçi – madde 3 (1) (1) bentler (a) – (e)’de sıralanan
2) Finansal hizmetler - madde 3 (1) (2) bentler (a) – (g)’de sıralanan
3) Uzaktan sözleşme - madde 3 (1) (3) bentler (a) – (e)’de sıralanan
4) Madde 3 (1) (4) bentler (a) – (b)’de sıralanan ödeme.
Bilgi sunma metodu ticari iletim özelliği açısından her hangi bir şüphe uyandıramaz. Daha da ötesi, bu gibi bilgiler kullanılan uzaktan iletişimin araçlarına uygun bir yolla açık ve anlaşılabilir bir yolla sunulmalıdır. Tüketiciye verilen tüm bilgi ticari işlemlerdeki iyi niyet prensipleriyle uyuşmalıdır ve kendi rızasını kullanmaya muktedir olamyanları korumayı kapsayan prensipleri ihlal edemez.[188]
Finansal hizmetlerin satışında uzaktan iletişim araçlarının kullanımı, sesli mesajlarda öngörülebilecek hatalar hariç olmak üzere, her durumda tedarikçiyi tam olarak sözleşme öncesi bilgilendirme sunmakla yükümlü kılar.
Direktif finansal hizmet satışlarında sesli mesajı da içeren iletişim araçların kullanımına izin verir. Bu formun uygulanması tedarikçinin kimliğini ve aramanın ticari amacını konuşmanın başında açıkça belirtmesini gerekli kılar.[189] Tedarikçinin yükümlü olduğu daha fazla bilgi tüketicinin aşağıdakiler hakkındaki açık rızasına bağlıdır: arayanın kimliği ve statüsü, sunulan hizmetin genel özelliği, fiyat, onun unsurları, ilave harçlar ve ödemeler, vazgeçme hakkının varlığı. Daha da ötesi tedarikçinin bu iletişim formunu kullanma yükümlülüğü tüketiciyi ilave bilgiyle beraber, bunların özelliklerinin tanımı hakkında bilgi edinme imkanı konusunda bilgilendirmesidir.
Direktifin 3. maddesi 1. paragrafında tanımlanan bilgi müşteriye sağlanması gereken her bir finansal hizmete dair standart bir genel bilgi seti oluşturur. Topluluk mevzuatında öngörülen diğer belirli bilgi yükümlülükleri ile ilgili hizmetler konusunda ise, temin edilen bilgi hem genel bilgi hem de topluluk mevzuatından kaynaklanan ilave bilgi ile uyumlu olmalıdır.[190]
5. madde 1. paragrafta belirlenen haliyle finansal hizmetin sunumunun ön aşamasında gereken, Direktifin 3. maddesi 1. paragrafı ve 4. maddesinde tanımlanan tam paket bilginin “tüketicinin herhangi bir uzaktan sözleşme ya da teklifle bağlanmadan” önce geriye kalan tüm sözleşme şartlarına dair bilginin tüketiciye verilmesi şarttır.[191] Bilgi yazılı formda ya da diğer uygun bilgi iletim araçları yoluyla sunulmalıdır. Direktif 2002/65’in içeriğine göre uygun gelecekte kullanmak için ileride ulaşılabilir bir yolla tüketicinin bilgi depolamasını sağlayan ve depolanan bilginin değiştirilmeden yeniden oluşturulmasına imkân sağlayan bilgi ile






