İşletmelerin Sosyal Sorumluluğu
Girişimler için dönüm noktası teşkil eden ve Avrupalı’ların ilgisini çekmeye başlamış olan güncel konu, belirli iş kollarında çalışıyor olmanın veya belirli ürünleri almanın onların belirli politik rejimlerle veya etik olarak ayıplanacak belirli politik veya ekonomik uygulamalar ile işbirliği yapmış olacağı düşüncesini pekiştiren ilgidir. İşletmelerin Sosyal Sorumluluğu kavramı 50’li yılların sonunda ve 60’lı yılların başında Vietnam Savaşı veya Apartheid gibi diğer çatışmaların neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmıştır.
Girişimlerin Sosyal Sorumluluğu veya ifade edildiği şekliyle İşletmelerin Sosyal Sorumluluğu (CSR), gerek ulusal, gerekse uluslararası alanda, organizasyonların, sosyal, istihdam, çevre ve insan hakları kapsamındaki hukuki veya ahlaki tüm yükümlülüklerine ve taahütlerine dayanan bir konsepttir.
Ve daha önce ifade edildiği üzere toplum, işletmelerde değişiklik ile iş dünyasının sosyal sorunlara daha fazla katılımını talep etmektedir. Bu bakımdan işletmeler, iş stratejilerinin bir parçası olarak sosyal, istihdam, çevre ve insan hakları konuklarına yönelik ihtiyaçları dikkate almak durumunda olduklarının gittikçe daha fazla farkına varmaktadırlar.
AB, ilerlemeler ve Birlik Girişimlerindeki bu yöndeki ihtiyaçlar üzerinde çalışmış ve halen çalışmaktadır, bu bakımdan Komisyon, Avrupa Parlamentosu ve Konseyine ve Ekonomik ve Sosyal Komite’ye yönelik, 22 Mart 2006 tarihli, “Büyüme ve istihdama yönelik ortaklığın uygulanması: Avrupa’yı Kusursuz İşletme Sosyal Sorumluluğu Kutbu Yapmak” başlıklı bildirgesini hazırlamıştır.
AB’nin bakış açısından, İşletme Sosyal Sorumluluğu (CSR) sosyal ve çevresel konuların ticari faaliyetlerine ve temsilcileri ile ilişkilerine işletlemelerce gönüllü entegrasyonudur. Fakat, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için, toplu anlaşmalarda asgari hukuki gereklilikler ve zorunlulukların ötesine giden şirketler bulmamız gerekir. CSR sayesinde, her büyüklükte girişim, bunların temsilcileri ile işbirliği içinde ekonomik, sosyal ve çevresel istekleri uzalştırmaya yardımcı olabilirler. Bu, gittikçe artan küresel öneme sahip bir konsept teşkil etmekte ve küreselleşme, rekabet edebilirlik ve sürdürülebilirlik konularındaki tartışmaların bir bölümünü oluşturmaktadır.
Avrupa Birliği için CSR’nin desteklenmesi, ortak değerlerin korunması ve dayanışma ile uyumun artırılması anlamına gelmektedir. Bu nedenle, Avrupalı girişimlerin ne yaptıklarını algılamaya ve bunların daha fazlasını yapmalarını teşvik etmeye çalışmaktadır.
CSR’ın temelde gönüllü işletme davranışına dayalı olması nedeniyle işletmelere daha fazla yükümlülük getiren ve idari talepler öngören bir yaklaşım olumsuzluk ve iyi düzenlemeler prensibine aykırılık riskini beraberinde taşıyacaktır. Bu nedenle, Komisyon bu hedeflere Avrupalı girişimlerle daha sıkı bir işbirliği içinde olduğunda ulaşabileceği yönünde karar vermiştir, ve CSR’ın desteklenmesi anlamında aktif olan girişimlerin katkıları ile geliştirilmiş bir konsept olan CSR Avrupa İttifakı’nın oluşturulmasına destek vereceğini ilan etmiştir. İttifak Avrupa girişimlerine açık olacaktır ve her büyüklükteki girişimin desteğini beklemektedir.
Avrupa girişimler arasında CSR’ın uygulanmasını artırma amaçlı politik bir prosedür planlanmıştır.
CSR uygulamaları politikaların yerine geçmez, fakat çeşitli politik hedeflere ulaşılmasına katkıda bulunabilirler. Şunlar gibi:
– Şirketlerin fiili olarak dezavantajlı gruplardan daha fazla işçi almayı düşünmesi durumunda, entegre istihdam piyasaları ve daha fazla sosyal katılım;
– Becerilerin geliştirilmesine, hayat boyu öğrenime ve istihdam edilebilirliğe yatırım, ki bu husus, küresel bilgi ekonomisinde rekabet edebilir kalmak ve Avrupa’daki faal işgücünün yaşlanması ile örtüşmek durumundadırlar;
– Pazarlama ve gıda ürünleri ile toksik olmayan kimyasal maddelerin etiketlenmesi gibi alanlarda girişimlerin gönüllü inisyatiflerinin bir sonucu olarak kamu sağlığında iyileştirmeler;
– Diğer katılımcılarla daha yoğun etkileşim sayesinde, özellikle sosyal sorunlara yönelik yeniliklere dair, artan yenilikçilik performansı ve yeniliklere daha açık bir çalışma çevresinin yaratılması;
– Özellikle ekolojik yeniliklere yatırımlar ve çevre yönetim ve etiketleme sistemlerinin gönüllü kabul edilmesi yoluyla, doğal kaynakların daha fazla rasyonel kullanımı,
– Girişimciliğin daha lehinde olan özelliklerin yaygınlaştırılması suretiyle toplumda girişimlerin ve girişimcilerin imajının iyileştirilmesi;
– İnsan haklarına, çevreyi korumaya ve temel çalışma normlarına, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, daha fazla saygı;
– Fakirliğin azaltılması ve Milenyum Gelişim Hedefleri’ne doğru ilerleme.
* CSR Avrupa İttifakı:
Avrupa iş toplumunun aynı hedefleri paylaşan girişimler açılmalarına destek vermeye odaklanmaktadır: Avrupayı kusursuz CSR kutbu yapmak, sürüdürülebilir ve rekabetçi girişimleri ve Pazar ekonomisini desteklemek. Avrupa Büyüme ve İstihdan Stratejisi üzerine kurulu, artan küresel rekabetin meydan okumasına, demografik akımlara ve sürdürülebilir bir geleceğe tam anlamıyla cevap verebilecek bir ortaklık.
Avrupa İttifakı, CSR’ın sürdürülebilir gelişime katkı bulunmayla eşzamanlı olarak Avrupa’da yenilikçi potansiyeli ve rekabet edebilirliği güçlendireceği, aynı zamanda istihdam edilebilirliğe ve işyeri oluşumuna katkıda bulunacağı anlayışına dayanmaktadır. Girişimlerin gerek kendi, gerekse toplum çıkarları lehine stratejiler geliştirmesi için bir fırsat olarak CSR’ın desteklenmesi ve CSR’ın Avrupa girişimlerinin çeşitliliğini yansıtan, gönüllü girişimci yaklaşımına dayalı olduğunun algılaması gerekir. Girişimler CSR’da en önemli unsurlardır ve yerel, ulusal ve Avrupa yönetim mercileri, bunun desteklenmesinde dinamik bir rol üstlenmektedirler.
İnisyatif, CSR konusunda Avrupa Çok Taraflı Forumu dersleri, KOBİ’ler arasında CSR’ın yaygınlaştırılmasına yönelik Avrupa kampanyası ile diğer pek çok girişim ve girişimci inisyatifleri dahil, şirketler ve taraflar arasında öncesinde yürütülecek olan müzakereleri esas almaktadır. İttifakın diğer bir önemli unsuru, şirketlerin ve iş ağlarının Avrupa bakış açısından bazı sürdürülebilir ve rekabetçi girişime dair vizyonlarını ve önceliklerini sunduğu “CSR Hakkında İş Dünyası’nın Avrupa Yol Haritası – 2010”dur.
İttifak çeşitli ortakların CSR’ı gelecekte desteklemesini sağlayacak olan temelleri geliştirmek üzerinde çalışmaktadır. Aşağıdaki faaliyet alanları etrafında geliştirilmiştir:
1. CSR bilincini artırmak, bunun hakkındaki bilgileri iyileştirmek ve ilerleyişi hakkında bilgilendirmek.
2. CSR’ın entegrasyonuna yardımcı olmak ve açık işbirlikleri geliştirmek.
3. CSR için elverişli bir çevre sağlamak.
Taahhüt, karşılıklı güven ve diyalog, İttifakın varlığını sürdürebilmesi için can alıcı faktörlerdir. Ortaklar, koordinasyon ve iletişim bakımından İttifak’ın, CSR’da aktif olarak faaliyette bulunan mevcut yapıya dayalı olacağını kabul ederler. İttifak ortakları, bunu üst düzey toplantılar ile sağlayacaklardır ve tespitlerini Avrupa Büyüme ve İstihdam Stratejisi muhteviyatı ile uyumlu kılacaklardır.
Avrupa’yı kusursuz işletme sosyal sorumluluğu kutbu yapmanın zamanı geldi ve İttifak bunu gerçekleştirmek için oluşturulmuştur.
* CSR uygulamalarının yaygınlaştırılması için önerilen tedbirler
Komisyon aşağıdaki faaliyetleri önermektedir:
– Farkındalık yaratılması ve en iyi uygulamaların alışverişi. CSR hakkında bilinçlendirme faaliyetleri ve CSR’ın az bilinen bir konsept olduğu Üye Ülkeler ile katılımcı ve aday ülkelerle yapılacak olan iyi uygulamaların alışverişi. Bu, girişimler ile ulusal ve bölgesel otoriteler dahil, tüm ilgili tarafların ortaklığında yürütülecektir. Çevre için gönüllü araçların yaygınlaştırılması (çevre yönetim sistemleri ve ekolojik etiketleme), vatandaşların sosyal ve çevresel sorunlara ve bunların tüketici ve yataırımcı olarak bunların seçimlerine etkileri konusunda bilincinin artırılmasına yönelik inisyatiflerin kurulması gibi.
– Çok taraflı inisyatiflere destek. Komisyon çok taraflı forum için tarafların katılımını teşvik etmeye yönelik düzenli gözden geçirme toplantıları düzenleyecektir. Benzer şekilde, CSR hakkında bilincin artırılması ve bunun kredilendirilebilirliğinin güçlendirilmesi için, sosyal ortaklar ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere, özellikle sektörel anlamda, tarafların CSR inisyatiflerini teşvik etmeye ve desteklemeye devam edecektir.
– Üye Ülkeler ile işbirliği. Hassas doğası ve karakteristiğinin, farklı ulusal ve kültürel kapsamda değişiklik arz etmesine rağmen CSR konusunda Avrupa’da geniş bir fikir birliği olduğunu söyleyebiliriz. Üye ülkeler ve katılımcı ülkeler ile işbirliği Komisyon’un CSR politikasının önemli bir konusudur. Bölgesel düzey Üye Ülkelerde CSR’a destek tedbirleri için, özellikle KOBİ’ler açısından, müsait olabilir.
– Tüketici bilgilendirme ve şeffaflık. Üretim ve sorumlu işletme davranışı bakımından motivasyon sağlamada tüketiciler başlıca rolü üstlenmektedirler. Tüketiciler iyi ürünleri ve iyi girişimleri kritik olarak seçmeli ve desteklemelidirler. Fakat tüketicilerin ürünlerin ve hizmetlerin, tedarik zinciri dahil, sosyal ve çevresel performansları konularında bilgilerinin az olduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle, Komisyon, diğer tüm ilgili taraflar ile görüşerek, kamu sağlığı konuları da dahil olmak üzere, şeffaflık ve tüketici bilgilendirmesi hedeflerine, ulaşılması için alınması gereken gönüllü tedbirler hakkında düşünceler geliştirecektir.
– Araştırma. CSR bağlamında, rekabet edebilirlik ve sürdürülebilir gelişme, sosyal ve çevresel hedeflere ulaşma konusunda CSR’ın etkinliği, yenilikçilik, işletme idaresi, endüstriyel ilişkiler ve tedarik zinciri gibi husularda disiplinler arası araştırmaların yoğunlaştırılması gerekmektedir. KOBİ’lerin uygulamaları da CSR araştırmalarının diğer alanlarına uygun şekilde yansıtılmalıdır. Benzer şekilde, süreçlerin, ürünlerin ve hizmetlerin ömürlerine sosyal etkilerin de araştırmalarının artırılması gerekmektedir. Bunun akabinde Komisyon Yedinci Çerçeve Programı kapsamında CSR alanında araştırmalara daha fazla destek verme imkanlarını inceleyecektir.
– Eğitim. CSR’ın standart bir işletme uygulaması olabilmesi için gelecek girişimcilerin, iş adamlarının, yöneticilerin ve çalışanların bunu geliştirmesi gerekecektir, bu nedenle gerekli bilgi ve becerileri edinmek ve geliştirmek durumundadırlar. CSR ömür boyu öğrenmeye tabi bir konu olarak görünmektedir. Bu bakımdan Komisyon, girişimcileri ve ticaret okullarını, üniversiteleri ve eğitim merkezlerini CSR’ı bir çapraz konu olarak eğitim sistemlerine almaya, özellikle geleceğin müdürlerinin ve Avrupalı mezunların eğitim müfredatlarına almaya sevk etmektedir.
– KOBİ’ler. CSR Avrupa’daki küçük ve orta ölçekli işletmelere büyüme, istihdam ve sürdürülebilir gelişme bakımından dev bir potansiyel sunmaktadır. Bu bakımdan KOBİ’ler arasında CSR stratejilerinin stimule edilmesine yönelik açık hedeflerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, çoğu KOBİ’nin hal-i hazırda bu alandaki gayret ve çalışmaları bulunduğunun altını çizmeliyiz. Anahtar aracılar ve KOBİ destek organları arasında daha iyi bir işbirliği arzulanmaktadır. Komisyon KOBİ’ler arasında CSR’ın Avrupa’da yaygınlaştırılması için en iyi yönteme dair kalıcı bir deneyim alışverişi sunacaktır.
– CSR’ın uluslararası boyutu. Komisyon, işletmelerin Birleşmiş Milletler’in Milenyum Gelişim Hedefleri’ne ulaşmasına katkıyı azami düzeye çıkarma düşüncesiyle, CSR’ın dünya çapında yaygınlaştırılması ve gelişmesi için çalışmalarına devam edecektir. Çokuluslu İşletmeler ve Sosyal Politika’ya dair ILO Prensipleri Üç Taraflı Deklarasyonu, çokuluslu işletmelere dair OECD yönergeleri ve Küresel Bütünleşik Birleşmiş Milletler ile çeşitli araçlar ve referans inisyatifler uluslar arası sorumlu işletme davranışı için çeşitli modelleri destekleyceklerdir. Bu bazda, Avrupa Birliği bilginin yaygınlaştıracağını ve mevcut araçların tamamını uygulayacağını ve başka hükümetler ve taraflar ile bunların etkinliğini güçlendirmek için işbirliği yapacağını taahhüt etmiştir.
CSR Avrupa’nın yenilikçi potansiyelini ve rekabet edebilirliğini güçlendiriken, artan istihdam oranlarına ve istihdan gelişim oranlarına izin veren sürdürülebilir gelişimi desteklemenin yolu olabilir. CSR’ın yaygınlaştırılması ve gelişimi büyüme ve istihdama ve sürüdürülebilir gelişim hedeflerine ulaşmaya dair yeni ortaklığın merkezi unsurlarıdır.
Komisyon Avrupa’da CSR’ın evrimini, Avrupa’daki CSR konusundaki yayınını tamamladıktan ve Çok Taraflı Forumda gerçkleşmiş olacak tartışmalardan bir yıl sonra gözden geçirecektir.






