banner_1.jpg, 12 kB
 
 
Avrupa Birliği Hukuku’nun Uzaktan
Öğrenme Modülünün Geliştirilmesi Projesi
 
 

Uluslar Ötesi Görünüm

Şirketler hukukunun uluslarötesi durumunda olduğu gibi, farklı Üye Ülkelerdeki şubelerin ve ana şirketler ile alt şirketlerin kamuya ifşasını yansıtan kanunlara odaklanacağız.

 

 

Şubelerin Kamuya İfşası:

 

Birlik, bunların hissedarları ve üçüncü kişiler için eşdeğer bir koruma sağlanması amacıyla, bir Üye Ülkede bulunmakla birlikte başka bir ÜÜ’nin kanunlarına tabi olan şirketlerin şubelerine ilişkin beyanname gereklerine dair kurallar konulmasını öngörmektedir.

 

Bunların tabi olduğu yasal düzenleme, Konseyin, bir Üye Ülkede bulunmakla birlikte başka bir ÜÜ’nin kanunlarına tabi olan belirli türden şirket şubelerine ilişkin, 21 Aralık 1989 tarihli, 89/666/EEC sayılı On Birinci Direktifi ile belirlenmiştir.

 

Direktif, 1. Maddesinde ifade edildiği üzere, şirketin bulunduğu ÜÜ’den farklı bir ÜÜ’de bulunan şirket şubelerine uygulanır ve farklı bir Üye Ülkenin kanunlarına tabi olan ve 68/151/EEC sayılı Direktifin kapsamında kalan bir şirket tarafından, yine başka bir Üye Ülkede oluşturulmuş olan şubeler ile ilgili faaliyetler ve göstergeler, şubenin bulunduğu Üye Ülkenin hukuki düzenlemelerine göre, söz konusu Direktifin 3. Maddesine uygun olarak yayınlanacaktır.

 

Benzer şekilde, şubenin ilanı şirketin ilanından farklı ise, şube tarafından yürütülecek olan transaksiyonlarla ilgili olarak ilk belirtilenler geçerli olacaktır.

 

Başka bir ÜÜ’de bulunan şirket şubeleri, şu unsurları ihtiva eden belgeleri yayınlamak zorundadır:

 

a) Şubenin yazışma adresi;

b) Şubenin faaliyet listesi;

c) Konseyin 68/151/EEC sayılı Direktifinin 3. Maddesinde belirtilen, şirket için açılmış sicil ve söz konusu kayıttaki sicil numarası;

d) Şirketin unvanı ve türü ile şayet, şirketin unvanı ile aynı değilse, şubenin unvanı;

e)Üçüncü kişiler karşısında şirketi bağlayacak olan ve kanuni süreçlerde temsil edecek yetkilere sahip kişilerin tayini, daimi görevleri ve kimlikleri:

- 68/151/EEC sayılı Direktifin 2. Maddesi, 1. Paragrafı, d) fıkrası gereğince, şirket tarafından yapılan açıklamaya göre şirketin hukuken öngörülen organı olarak veya söz konusu organın bir üyesi olarak,

- Bunların yetkilerinin kapsamının gösterildiği, şubenin faaliyetleri bakımından şirketin sürekli temsilcileri;

f) Müteakip bilgiler:

- Fesih, tasfiye memurlarının ataması, kimlikleri ve yetkileri ile 68/151/EEC sayılı Direktifin 2. Maddesi, 1. Paragrafı, Fıkralar h), j) ve k) hükümleri gereği şirketin yayını gereğince tasfiyenin tamamlanışı,

- Bir iflas prosedüründe, kreditörlerin toplanması veya şirketin konu olduğu benzer başka prosedür;

g) 78/660/EEC, 83/349/EEC ve 84/253/EEC sayılı Direktifler gereği şirketin tabi olduğu Üye Ülke kanunları gereğince tanzim edilmiş, denetlenmiş ve yayınlanmış muhasebe kayıtları .

h) Şubenin kapatılması.

 

Şirket yıllık mali tablolarını yönetimin raporu ile birlikte, bunların kontrol ve ilanı konusunda uygulanan, şirketin tabi olduğu ÜÜ kanunlarının öngördüğü şekilde yayınlaması gerekmektedir.

 

 

- Üçüncü ülke şirketlerinin şubeleri:

 

Üye Ülke kanunlarına tabi olmayan bir şirket tarafında Üye Ülkede açılmış olup 68/151/EEC sayılı Direktifte öngörülene benzer bir kanuni şekle sahip olan şubeler ile ilgili faaliyetler ve göstergeler söz konusu Direktifin 3. Maddesine uygun olarak şubenin açılmış olduğu Üye Ülkenin kanunları gereğince yayınlanacaktır.

 

Belgelerin yayınlanması, aşağıdaki bilgileri ihtiva edecek şekilde, birlik dahilinde kurulmuş olan şirketlerden, AB kamu veya özel kuruluşlarının birlik dışında kurulmuş olup birlik dahilindeki bazı şirketlerin hukuki şekline benzer bir şekli benimsemiş olan şubelerinden talep edilen bilgilerde olduğu gibi aynı bilgileri ihtiva etmesi zorunludur:

 

· Şirketin tabi olduğu Ülke kanunları ve kanunun öngördüğü hallerde, tescil edildiği sicil ve sicil numarasını,

· Şirket statüsü ve statüde yapılan tadilleri,

· Şirketin hukuki şeklini.

 

Bu durumda, birlik kanunlarına göre veya buna denk biçimde hazırlanacak olan yıllık mali tablolarını ve yönetim raporunu yayınlamak durumundadırlar. Aynı şekilde bunlar, şirketin tabi olduğu hukukun öngördüğü biçimde tasdik edilecektir. Böyle bir uygunluğun veya denkliğin olmaması durumunda, Üye Ülke, şubenin faaliyetleri ile ilgili muhasebe belgelerinin hazırlanmasını ve yayınlanmasını talep edebilir.

 

Üye Ülkelerin, gerekli bilgilerin ifşasındaki kusurlar karşısında yaptırım uygulama zorunlulukları vardır.

 

Muhasebe belgeleri ile ilgili hükümlerin, banka şubelerine veya finansal kurumlara veya sigorta şirketlerine uygulanması gerekli değildir.

 

 

Farklı Üye Ülkelerin Ana Şirketleri ve Alt Şirketleri:

 

 

Avrupa Birliği, rekabet bakış açısından, tarafsız olan ve farklı Üye Ülkelerden şirket gruplarına uygulanan vergi düzenlemeleri öngörmektedir. Bunlar bir ÜÜ’de bulunan bir alt şirketin başka bir ÜÜ’de bulunan ana kuruluşuna temettü olarak aktardığı karın çifte vergilendirmesini ortadan kaldırır.

 

Birlik bu konuyu, farklı Üye Ülkelerde bulunan ana şirketlere ve alt kuruluşlara uygulanan genel vergi sistemine ilişkin 23 Temmuz 1990 tarihli ve 90/435/EEC sayılı Konsey Direktifi, farklı Üye Ülkelerde bulunan ana şirketlere ve alt şirketlere uygulanan genel vergi sistemine ilişkin 90/435/EEC sayılı Direktifi tadil eden 22 Aralık 2003 tarihli ve 2003/123/EC sayılı Konsey Direktifi ile Bulgaristan ve Romanya’nın üyeliği neticesinde vergi ile ilgili çeşitli direktifleri tadil eden 20 Kasım 2006 tarihli, 2006/98/EC sayılı Direktif ile düzenlemiştir.

 

Madde 1’e göre Üye Ülkeler Direktifleri şu konularda uygulayacaktırlar:

 

a) İlgili Ülkenin şirketlerinden elde edilen karların dağıtımına ve bunların başka Üye Ülkelerde bulunan alt kuruluşlarından aktarılanlara;

b) İlgili Ülke şirketlerinin elde ettikleri ve başka Üye Ülkede bulunan alt kuruluşlarına dağıttıkları karlara;

c) İlgili Ülkede bulunan ve başka Üye Ülkedeki şirketlere ait olan kalıcı tesisler tarafından elde edilen karların dağıtımına ve kalıcı tesislerinin bulunduğu ÜÜ haricindeki herhangi bir ülkedeki alt kuruluşlarından gelen karların dağıtımına;

d) İlgili Ülkede bulunan şirketlerin karlarının, başka bir ÜÜ’de bulunan ve aynı ÜÜ’de ana şirket olan şirketlerin kalıcı tesislerine dağıtımına.

 

Mevcut Direktif, sahtekarlık ve istismarı önlemek amacıyla gerekli ulusal ve uluslararası hükümlerin uygulanmasını engellememektedir.

 

Direktifin uygulanmasında, Madde 2.1’e göre “bir ÜÜ şirketi” şunları haiz her tür şirketi ifade etmektedir:

 

* 2003/123/EC sayılı Direktifin Ek’inde bulunan listede yer alan şekillerden birine sahip olan (kooperatifler, yatırım fonları, hissesiz şirketler, tasarruf iştirakleri veya ticari faaliyetlerde bulunan iştirakler…);
* Bir ÜÜ’nin vergi kanunları bakımından, vergilendirme açısından tescil edilmiş iş merkezinin söz konusu Ülkede bulunduğu kabul edilen ve çifte vergilendirme konusunda üçüncü bir ülke ile yapılmış anlaşma gereğince vergilendirme açısından tescil edilmiş iş merkezinin birlik dışında olmadığı varsayılan;
* Bunun ötesinde herhangi bir opsiyon veya istisna olmaksızın, kurumlar vergisine tabi olan.

her tür şirkettir.

 

Madde 2’ye şu şekilde yeni bir Paragraf 2 eklenmiştir: “kalıcı tesis” ifadesinden aşağıdaki faaliyetlerin yapıldığı, Üye Ülkede bulunan “sabit ticaret yeri” anlaşılmaktadır:

 

· Başka bir ÜÜ’de bulunan bir şirketin ticari faaliyetlerinin bir kısmının yürütüldüğü,

· Karları, iki taraflı vergi anlaşması ile, bunun bulunmaması halinde iç hukuk düzenlemelerinin bir hükmü ile bulunduğu ÜÜ’deki vergilendirmeye tabi olan yerler.

 

 

Madde 3 “ana şirketin statüsünü ifade eder ve bunu, aynı koşulları yerine getiren başka bir ÜÜ’deki şirketin sermayesinden asgari % 20’lik bir paya sahip “her ÜÜ şirketi” olarak tanımlar. Aynı hükümlerde, başka bir ÜÜ şirketinin sermayesine, başka bir ÜÜ’de bulunan ilk şirketin “kalıcı tesisi” tarafından bütün olarak veya kısmen kontrol edilen, asgari %20 katılımla pay sahibi olan “bir ÜÜ şirketi” olarak belirtilmiştir.

 

1 Ocak 2007 tarihinden itibaren katılımın asgari oranı % 15 olacaktır.

 

1 Ocak 2009 tarihinden itibaren katılımın asgari oranı % 10 olacaktır.

 

Yine Direktife göre “alt kuruluş” ifadesinden anlaşılan, asgari % 20’lik bir sermaye katılımı bulunulan şirkettir.

 

Tadil edilmiş olan Madde 4 bir ana şirketin veya bunun kalıcı kuruluşlarından birisinin, ana şirketin alt kuruluşa katılımı nedeniyle, tasfiye dışındaki sebeplerle dağıtılmış karlar elde edecek olursa, ana kuruluşun bulunduğu Ülke ve kalıcı tesisin bulunduğu Ülke:

 

a) Bu tür kazançları vergilendirmekten sakınacaktırlar,

b) Veya bunları vergilendirip, aynı zamanda ana şirket veya kalıcı tesise, söz konusu vergi tutarını ifade eden ve alt kuruluş veya buna bağlı alt kuruluş tarafından ödenmiş olan kazanç vergisinden, katılımın asgari tanımı ve oranı ile bağlantılı olarak, düşme yetkisi tanıyacaklardır.

 

Bu Direktifte bulunan hiçbir düzenleme, ana şirketin Ülkesine, bunun alt kuruluşlarına söz konusu alt kuruluşun bulunduğu Ülkenin, söz konusu kuruluşun esaslarına dayanarak kurulduğu kanunların yasal yapısı nazarında değerlendirmesi gereği, şeffaflık endişesiyle ayrıcalık tanımasına ve böylece ana şirketin kazançlarına katılımından doğan gelirlerinin elde ettiği zamanda bunları vergilendirmesine engel teşkil etmeyecektir. Bu durumda söz konusu Ülke alt kuruluşun kazançlarını vergilendirmekten sakınacaktır.

 

Buna ilaveten, Madde 4’ün yeni metni, ana şirket tarafından düşülmesi mümkün olan verginin, çifte vergilendirmeyi tamamen ortadan kaldırma amacıyla en geniş şekilde (alt kuruluşlar tarafından ödenmiş olan vergiler de dahil olmak üzere) belirleneceğini ifade eder.

 

Ana şirketin kazançlarından düşülecek olan vergilere, farklı Üye Ülkelerde bulunan alt kuruluşlar tarafından ödenmiş olan tüm vergiler dahildir.

 

Üye Ülkenin, alt kuruluşun kazançlarının dağıtımından kaynaklanan giderler ve zararlar konusunda, bunların ana şirketin vergilendirilebilir kazançlarından düşülemeyeceği yönünde bir düzenleme yapma yetkisi saklı kalacaktır.

 

Bir alt kuruluş tarafından, ana kuruluşa dağıtılan kazançlar stopaj vergisinden muaf tutulacaktır.

 

Direktif, mevcut direktifte kullanılan “stopaj vergisi” ifadesinin, alt kuruluşun bulunduğu Ülkede ana kuruluşuna kazanç dağıtımı ile ilişkili olarak peşin (ön ödeme) olarak ödenen kurumlar vergisini kapsamadığına açıklık getirmektedir.

 

Son olarak, Birlik mevzuatındaki hükümlerinden anlaşmaya dahil edilmiş olan ve amacı temettülerin ekonomik olarak çifte vergilendirmesini, dar anlamda ise temettü menfaattarlarına ödenen vergi kredileri ile ilgili hükümleri ortadan kaldırmak veya telafi etmek olan iç hukuk düzenlemelerinin uygulanmasını etkilemeyeceğinin altını çizmek gerekir.