banner_1.jpg, 12 kB
 
 
Avrupa Birliği Hukuku’nun Uzaktan
Öğrenme Modülünün Geliştirilmesi Projesi
 
 

Giriş

Giriş

Geçtiğimiz on yıllar boyunca Avrupa şirketlerinin ekonomik çehresi, başlıca ekonomilerin küreselleşmesine ve dramatik teknolojik ilerlemelere dayalı olarak süratli şekilde değişti ve evrim geçirdi. Tüm bunlar, muhasebe alanında uluslararası standartların benimsenmesi ve Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın yasama aksaklıklarının giderilmesi ve Avrupa hukuk yapısının tayinine yönelik ihtiyaç duyulan içtihat gelişimi de dahil olmak üzere, hukuki çerçevenin de buna paralel olarak evrim geçirmesini güdümlemiştir. Son yıllarda Avrupa Birliği Adalet Divanı, Avrupa Birliği içinde daha fazla ticari hareketliliğine yol açılmasına izin vererek ve Avrupa yasamasına daha fazla şeffaflık kazandırarak, antlaşmanın temel özgürlüklerinin uygulanma çerçevesine açıklık getirmek için aktif çaba göstermiştir.

 

Mevcut alanda, şirketlerin Avrupa’nın enlemesi ve boylaması ile geniş anlamda dünya çapında artan hareketliliği, süratli ve sürekli değişen bir çevrede esnek cevaplar bulabilmemizi gerektirmektedir. Farklı üye ülkelerin, tanımlandığı üzere, harmonize edilmiş, katı Avrupa çerçevesinin iç piyasaya, alt yapılardaki tüm yeni koşullar karşısında nasıl süratli tepki vermeleri gerektiğini bildikleri takdirde asimile edilebilecek değişiklikler kimi durumlarda bir avantaj teşkil etmekten ziyade yeniliklere karşı engel oluşturmaktadır, ki değişim konusunda kendi başına daha büyük bir esneklik ve benimseyebilirliği ortaya koyabilmeleri gerekmektedir. Can sıkıcı ticari rekabet edebilirlik konusunda olduğu gibi rekabet edebilirliğin, Avrupalı şirketler için söz konusu olan, faaliyetle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili idari giderlerin düzeylerine de bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Söz konusu idari giderlerin bir kısmının topluluk kurallarına dayandıklarını da dikkate almalıyız.

 

Bu görüntü karşısında tabii ki KOBİ’lerin maruz kaldıkları idari yüklerin azaltılması gerekmektedir ve söz konusu azatlım tüm seviyelerde gerçekleştirilmelidir. Geçerli yöntemlerden birisi de, farklı amaçlar için tanzim edilmekte olan raporların (örneğin mali, sosyal güvenlik ve çalışma ile ilgili istatistiki) üye ülkeler düzeyinde birleştirilmesidir ki böylece gönderilmesi zorunlu olan raporlarda elektronik formatların (XBRL) kullanımını kolaylaştırarak, farklı veri ve muhasebe sistemlerine ilişkin bilgileri saklama zorunluluğundan kaynaklanan genel yük azaltılabilir.

 

KOBİ’lere yönelik mevcut basitleştirme projesi, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu’nun Küçük ve Orta Boy İşletmeler’e yönelik Uluslararası Mali Raporlama Standartları (IFRS) Ön Tasarısı yayını ile çelişmektedir. Buna rağmen, Komisyonun temel analizi neticesinde IASB’nin KOBİ’lere yönelik muhasebe konulu çalışmasının, Avrupalı KOBİ’lerin çalışmalarını basitleştirmeye yönelik yeni unsurlar geliştirmedeki yetersizliğini ön plana çıkarttığını belirtebiliriz.

 

Uyumlaştırma konusunun ticari rekabet edebilirlik üzerindeki olumlu etkilerini inkar edemeyiz. Bu sınır, asgari şeffaflık standartlarının oluşturulması, uluslararası düzeyde daha fazla ticari hareketliliğin oluşturduğu tehlikelere karşı üçüncü kişileri korumaya yönelik standartlar ve benzerlerinde olduğu gibi, sınırötesi pazarlar için bir avantajdır ve pek çok durumda, ilgili hukuk düzenleri arasındaki ilişkilere açıklık getirilmesine, hukuki güvenilirliğin artırılmasına izin vermektedir.

 

Yukarıda ifade ettiklerimizin tümünü geliştirmek, bunları mümkün kılmak ve AB’nin tüm ticari işletmelerinin tek pazarın getirmiş olduğu tüm avantajlardan tam anlamda yararlanmasını sağlamak için, işletmelere sınır ötesi transaksiyonlarını yeniden yapılandırma ve faaliyetlerini, AB tarafından getirilen yönetmelikler kapsamında uygulamalara sahip olan üye ülkelere yayma imkanı tanıyan hukuki çerçeve, oluşturulmuş ve gün be gün geliştirilmiştir.

 

Avrupa Şirketler Mevzuatı veya “Societas Europaea” (SE)’nın AB’nin muhtemelen en zor görevlerinden biri olduğunu vurgulayarak başlamak istiyoruz. İçeriğinin tanımlanması esnasında ortaya çıkan bir dizi gecikme ve problemden sonra Ekim 2001’de kabul edilmiştir.

Mevzuatın esas hedefi, farklı üye ülkelerde kurulmuş olan şirketlerin bir şirketler grubu haline birleşmelerini veya bir şirketler grubu oluşturmalarını veya şirketlerin ortak bağlı şirketler oluşturmalarını sağlamak ve böylece yirmi beş farklı yasal düzenlemenin yürürlükte olmasından kaynaklanan tüm hukuki ve fiili zorlukları bertaraf etmektir. Bu durum, SE mevzuatını benimsemiş olan şirketlerin AB çapında tek bir tüzüğe, birleştirilmiş idareye ve aynı yayın kurallarına tabi olarak faaliyet göstermelerine müsaade etmek şeklinde gerçekleşir. SE mevzuatı, bunların çalışanları ile ilgili olan tüm düzenlemelerle ile birlikte uygulanmak durumundadır. AB’nin ve Avrupa Ekonomik Bölgesi’nin Yirmi Sekiz üye ülkesinden (bundan sonra ÜÜ olarak anılacaktır) beş ülkenin (Yunanistan, İspanya, İrlanda, Slovenya ve Liechtenstein’ın bunu uygulamak için zamanında ulusal düzenlemeler yapmadıkları vurgulanır.

 

Avrupa şirketleri tarafından beklenen kıstaslardan bir başkası, AB tarafından Ekim 2005’de onaylanan, kuruluşların sınır ötesi birleşmeleri hususunu düzenleyen, bu türden birleşmelerin giderlerini azaltmaya, hukuki güvenilirliği sağlamaya ve bundan mümkün olduğunca fazla şirketin istifade etmesini temin etmeye yönelik direktiftir. Diğer taraftan bunun hedefi, hukuki bir çerçevede aktif olan, ulusal hukuk düzenlerinden bağımsız, 1989’da beri uygulanan ve hedefi farklı ÜÜ’deki şirketler arasında sınır ötesi işbirliğini mümkün kılmak ve teşvik etmek olan Avrupa Ekonomik Çıkar Grubu’nu (EEIG) ön plana çıkaran, şirketlerin, bir ortaklık kurmak yoluyla, farklı ÜÜ’deki farklı şirketlerin birleşmek zorunda olmaksızın veya bir ortak alt kuruluş oluşturmak zorunda kalmaksızın faaliyetlerine izin vermektir.

 

Ayrıca, AB içinde Avrupa’nın değişen ihtiyaçlarını karşılayacak olan ekonomik ve sosyal kuruluşların (kooperatifler, ortak çıkar fonları, ortaklıklar ve kurumlar) teşkilini teşvik etmeye yönelik çalışmaları da belirtmek zorundayız.

 

Bunun ispatı Temmuz 2003’te kooperatiflerin sınır ötesi faaliyetlerinin gelişimini kolaylaştıran Avrupa Kooperatif (SCE) Mevzuatı’nın oluşturulmasıdır. SE mevzuatında olduğu gibi, Avrupa Kooperatifi’nde de çalışanlarla ilgili farklı idari hükümler vardır.