Katma Değer Vergisi
KDV’nin genel özellikleri şunlardır:
· Genel bir vergidir.
· İlk önce, malların üretilmesi ve dağıtılması veya hizmetlerin verilmesi anlamına gelen bütün ticari faaliyetlere uygulanır.
Ödeme son kullanıcı tarafından yapıldığından ve böyle bir ödemenin fiyatın bir yüzdesi olması nedeniyle, üretimin ve dağıtım zincirinin her aşamasında uygulanan verginin toplanmasına olanak sağlayan, tüketim üzerine uygulanan bir vergidir. Hesaptan kesilerek kademeli olarak toplanır ve vergi mükellefleri kendi ticari faaliyetleri için mal satın alırken diğer vergi mükelleflerine ödenen vergi miktarını kendi KDV hesaplarından mahsup ederler. Bu nedenle bu vergi ne kadar işlem yapıldığına bakılmaksızın nötrdür.
KDV oranları:
· %15’lik normal bir minimum oran belirlenmiştir
· Ayrıca %5'lik indirimli tercihli minimum bir oran da belirlenmiştir.
Bu nedenle, oranlar üye ülkelerde farklı olacaklardır. Ayrıca, daha yüksek tek bir orana olanak sağlayan, minimum %15'ten farklı bir oranın üye ülkeler tarafından belirlenebilmesi için özel vergi oranları da olacaktır. Benzer bir şekilde, listelenen bazı sınırlı mallar ve hizmetler, yani ticari mallar (gıda, ilaç, vb.) veya başka bir üye ülkede rekabet içinde olmayan mallar ve hizmetler üzerindeki indirimli oranlar da uygulanabilecektir. Ayrıca, genel ilgi gören hizmetler (sağlık, eğitim, vb.) için çeşitli muafiyetler sağlanmaktadır. Bununla birlikte, eşitsizliklerin azaltılması amacıyla Komisyon kanunlardaki muafiyetleri sınırlandırmaktadır ve mümkün olan en yüksek uyumu elde etmeye çalışmaktadırlar.
Bu nedenle, 2000 yılından buyana, basitleştirme, güncelleme, dolandırıcılığa karşı mücadele, etkin yasalar üzerinde halen etkin bir şekilde çalışmakta ve Avrupa'da idari işbirliğini desteklemektedir.
1 Mayıs 2004 yılında birliğe katılan yeni üye ülkeler vergilendirmeyle ilgili olarak halen geçiş hükümleri veya muafiyetleri uygulamaktadırlar.
A) ORTAK KDV SİSTEMİ:
Komisyon tarafından KDV ile ilgili benimsenen ilk kılavuzlar 11 Nisan 1967 tarihinde kabul edilmiştir; Direktifler[29] özellikler, uygulama türleri ve yürürlüğe koyma işlemleri sağlamaktadırlar.
KDV[30] ile ilgili üçüncü Direktif 9 Aralık 1969 tarihlidir, temel olarak oranlar veya muafiyetler üzerinde değil ticaret hacmi üzerindeki vergilerle ilgili olarak üye ülkelerde KDV’nin yürürlüğe koyulması üzerinde odaklanmaktadır. Bu nedenle, 1 Ocak 1972 tarihine kadar üye ülkeler katma değer vergisinin ortak sistemi için ticaret hacmi ile ilgili kendi vergi sistemlerini değiştirebilsinler diye bir değiştirme süreci tespit edilmiştir.
Sistem tarafsızlık prensibini temel almaktadır ve bu prensibin yerine getirilmesi için benzer özelliğe sahip mallar ve hizmetler üye ülkelerdeki aynı vergiye tabi olacaklardır.
17 Mayıs 1977 tarihli Altıncı Direktif[31], diğer konuların arasında, bu vergiye tabi olan vergi mükelleflerini, işlemleri ve vergiden muaf işlemleri, alanları ve özel sistemleri düzenlemektedir. Direktif kökenini, üye ülkelerin KDV'ye uyumlu hale getirilmiş olan vergilendirilebilir temel ile ilgili olarak belirlenen bir yüzdenin Avrupa Ekonomik Topluluğunun bütçesine gönüllü katkılarını yenisiyle değiştiren 21 Nisan 1970 tarihli Konsey kararından almaktadır. Bu vergi kabul edildiği günden bu yana çeşitli değişikliklere maruz kalmıştır, bunların arasında şunları belirtebiliriz: Ortak KDV sistemi, topluluk içerisindeki teslimatların muaf tutulması ve uzak satışlar için belirli özel sistemlerin kurulması, nakliye araçlarının satın alınması, üçlü işlemler, vb.
Dikkatimizi KDV’nin en önemli desteklerinden birisi olan, ortak KDV sistemiyle ilgili, 28 Kasım 2006 tarihli ve 2006/112/CE sayılı Konsey Direktifi üzerine yoğunlaştıracağız.
Bu KDV Direktifi, yürürlükteki geçici olmayan yasaları değiştirmeksizin, 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren 7/388/CEE sayılı Direktifin hükümlerini sisteme bağlayan, ortak katma değer vergisi sistemi ve tek bir vergilendirilebilir taban ile ilgili Altıncı Direktif 7/388/CEE’yi revize etmektedir.
Direktif mevcut KDV geçiş sisteminin birinci aşamada teslim edilen malların ve sağlanan hizmetlerin menşe üye ülkesi tarafından vergilendirilmesini temel alacak olan üye ülkeler arasındaki ticaret üzerinde kesin bir vergi sistemiyle değiştirileceğinden kuşku duymamaktadır. Bu değişiklik böyle bir sistemin benimsenmesi için uygun koşullar gerçekleştirildiğinde uygulanacaktır; geçiş KDV sistemi sınır kontrolleri olmaksızın, farklı vergi sistemleri sürdürmektedir.
Komisyon, KDV’nin köken prensibi temel alınarak malların satıcısı tarafından faturalandırıldığı ortak bir KDV sistemi benimsemeyi arzu etmektedir. Geçiş sistemi zaten tüketicilere satışlar için köken prensibini temel almakta ve müşterilerin AT’nin herhangi bir yerinde mal satın almalarına ve bazı istisnalarla, satın aldıkları malları iki defa KDV ödemeden evlerine götürmelerine olanak sağlamaktadır. Sistem halen vergi mükellefleri arasındaki işlemler için malların varış yerini temel almaktadır.
Direktifin anlaşılması için temel terimlerin tanımları aşağıdaki gibidir:
* Üçüncü bölgeler: KDV maksadıyla Topluluğun dışında konuşlanmış olarak kabul edilmesine rağmen, üye bir ülkenin parçası olan bölgeler.
* Yeni nakliye araçları:
- Eğer teslimat ilk başlangıç tarihini müteakip altı ay içerisinde veya araç maksimum 6,000 kilometre yaptığında gerçekleştirilmişse, 48 cm3 üzerinde silindir kapasitesine ve 7,2 Kw üzerinde enerjiye sahip olan kara taşıtları;
- Eğer teslimat ilk başlangıç tarihini müteakip altı ay içerisinde veya gemi maksimum 100 saat denizde yol aldığında gerçekleştirilmişse 7,5 metreden daha uzun gemiler (açık deniz gemi yolculuğuna yönelik ve ücret karşılığı yolcu taşıyan veya bir ticaret, endüstri veya balıkçılık faaliyeti gerçekleştiren gemiler ve buna ilaveten kurtarma gemileri ve kıyı balıkçılığı için kullanılan gemiler istisna);
- Eğer teslimat ilk başlangıç tarihini müteakip altı ay içerisinde veya uçak maksimum 40 saat uçuş yaptığında gerçekleştirilmişse, kalkış yaparken toplam ağırlığı 1,550 kg’ı aşan uçaklar (özellikle uluslar arası ücretli hava trafiği sağlayan havayolu şirketleri tarafından kullanılan uçaklar istisna).
* Özel vergiye tabi ürünler: yürürlükte olan topluluk içi hükümlerde tanımlandığı şekilde enerji ürünleri, alkollü içecekler ve alkol ve tütün ürünleri (doğal gaz ve elektrik dağıtım ağı sayesinde tedarik edilen topluluk gazı hariç)
* Vergi tahakkuku: böyle bir verginin ödenmesi talebinde bulunmak için gerekli yasal koşulların yerine getirilmesini sağlayan bir olgu.
* Verginin yürürlüğe koyulması: Maliye Bakanlığının yasalar uyarınca belirtilen koşullar uyarınca ve belirli bir zamandan itibaren, borçlu ve verginin ödenmesi için, ödeme vadesi uzatılabilecek olsa dahi talepte bulunma hakkı.
KDV hakkındaki Direktif uyarınca, bu şekilde hareket eden bir vergi mükellefi tarafından bir üye ülkede gerçekleştirilen zahmetli işlemler ve buna ilaveten herhangi bir kişi tarafından gerçekleştirilen ithalatlar da vergilendirmeye tabi olacaklardır.
Vergilendirilebilir olaylar aşağıdakileri içerecektir:
* Bir vergi mükellefi tarafından malların teslimatları;
* Bir üye ülkede başka bir üye ülkeden gelen malların topluluk içerisinde satın alınması;
* Bir vergi mükellefi tarafından hizmetlerin sağlanması;
* AB dışından malların ithalatı (üçüncü bir bölge veya üçüncü bir ülke).
Malların topluluk içersinde satın alınması, mallar farklı üye ülkeler arasında nakliye edildiğinde ortaya çıkar. Mallar bir çıkış üye ülkesindeki bir vergi mükellefi tarafından satılırlar ve bu şekilde hareket eden bir vergi mükellefi veya bu vergiye tabi olmayan bir tüzel kişi tarafından malların ulaştığı başka bir üye ülkede satın alınırlar. Vergi, diğer kişiler tarafından satın alınan özel vergilere tabi ürünler ve yeni nakliye araçları tarafından da meydana getirilirler.
Bir vergi mükellefinden ziyade bir kişi ve bazı kategorilerden muaf vergi mükellefleri tarafından gerçekleştirilen topluluk içi satın almalar yıllık 10.000 euro’luk minimum bir limiti aşmıyorsa, satın alan kişi bir vergi mükellefi olarak kaydolmaya karar vermedikçe KDV’ye tabi değildirler.
Satıcı, vergisini kar marjının vergilendirilmesiyle ilgili özel bir sistem vasıtasıyla önceden ödemiş olan perakendeci bir vergi mükellefi veya bir mezatçı olduğunda ikinci el mallar, sanat parçaları, koleksiyon parçaları veya antikaların birlik içi satın almaları KDV’ye tabi değildirler.
Aşağıdaki bölgeler KDV’den muaf tutulacaklardır:
* Helgoland Adaso, Büsingen Bölgesi, Ceuta, Melilla, Livigno, Campione d’Italia ve Lugano Gölünün İtalyan suları (bu bölgeler aynı zamanda AT’nin gümrük bölgesinden de çıkartılmışlardır);
* Mount Athos, Kanarya Adaları, deniz aşırı Fransız bölgeleri, Åland Adaları ve Kanaldaki Adalar (AT’nin gümrük bölgesinin parçası olan alanlar).
Bu sistem Cebelitarık Boğazına veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine uygulanmamaktadır ve KDV amacıyla üçüncü bölgeler olarak ele alınacaklardır.
Öte yandan, Monako Prensliği, Man Adası ve Akrotiri Dhekelia’da Birleşik Krallık egemenliği altında olan hatlar üçüncü bölgeler olarak değerlendirilmeyeceklerdir ve buralarda KDV uygulanacaktır.
Direktif vergi mükelleflerini aşağıdaki gibi tanımlamaktadır:
* Herhangi bir ekonomik faaliyeti, bu faaliyetin gerçekleştirildiği yer, amaçları veya sonuçlarına bakılmaksızın, serbest bir şekilde gerçekleştirenler.
* Ekonomik faaliyet şu şekilde tanımlanmıştır: çıkarma, tarım faaliyetleri ve bağımsız meslekler veya benzer faaliyetler dâhil olmak üzere, imalat, ticaret veya hizmet verme faaliyetleri.
* Faaliyetleri nedeniyle maaş alanlar ve bir iş sözleşmesi veya tabiiyet bağlantıları meydana getiren başka herhangi bir yasal ilişki vasıtasıyla bir şirkete bağlandıklarında faaliyetleri serbest faaliyetleri olarak değerlendirilmeyenler.
* Başka bir üye ülkeye varış noktasıyla ara sıra bir nakliye aracı teslim eden başka herhangi bir kişi de bir vergi mükellefi olarak değerlendirilecektir.
* Şu kişiler bu vergiye tabi olmayacaklardır: Devletler, bölgeler, iller, belediyeler, veya diğer kamu idareleri, yalnızca kamu otoriteleri olarak gerçekleştirdikleri faaliyetler ve işlemler için.
* Benzer bir şekilde, üye bir ülke ekonomik bir faaliyetle ilgili bir işlemi, özellikle de bir binayı veya böyle bir binanın bir kısmını ve böyle bir binanın üzerine kurulduğu arazi parçasını tutmadan önce teslimat veya inşaat yapılması için bir arazi parselini teslim etme gibi işlemleri arada sırada gerçekleştiren kişileri vergi mükellefi olarak değerlendirebilir
KDV’nin Vergilendirilebilir Durumu:
Malların teslimatı sahibinin sahip olduğu haklarla böyle bir mülkün devredilmesi için güçlerin transferidir.
“Hizmet verilmesi” malların teslimatı anlamına gelmeyen herhangi bir işlem olarak değerlendirilmektedir.
Malların topluluk için satın alımlarıyla ilgili olarak, malın çıktığı üye ülkeden farklı bir üye ülkede malı satın alan için yayınlanan veya nakliye edilen malların temlik gücü (sahiplik) olarak tanımlanmaktadırlar.
Malların ithalatı üçüncü bir bölgeden gelen malların serbest girişi olarak tanımlanmaktadır.
KDV Direktifine göre malların teslimat yerinin aşağıdaki yerlerde konuşlandığını göz önüne alınacaktır:
* Yerinde mallar teslimat sırasındadır (eğer mallar çıkarılmayacak veya nakliye edilmeyeceklerse);
* Yerinde mallar alıcının varış yerine çıkarılma veya nakliye sırasındadırlar (eğer mallar çıkarılmışlar veya nakliye edilmişlerse);
* Yolcunun çıkış yerinde nakliye araçları (eğer mallar bir geminin güvertesinde, uçakta veya trende satılmışlarsa);
* Satın alan kişinin bulunduğu yer (doğal gaz sistemi veya elektrik dağıtımı sayesinde tedarik edilen gaz ile ilgili olduğunda).
Öte yandan, Direktife göre, malların topluluk içi ediniminin malların alıcıya gönderilen sevkıyat veya nakliyenin varışı esnasında oldukları yerde gerçekleştirilmiş olduğunu göz önünde bulundururuz.
Hizmetlerle ilgili olarak, genel kaide, eğer hiçbir genel merkez veya kuruluş, konut veya ikametgah yoksa genel kural hizmetlerin ekonomik faaliyetin sağlayıcısının genel merkezinin konuşlandığı yerde veya ekonomik faaliyetin hizmetleri verdiği kalıcı bir kuruluşa sahip olduğu yerde sağlandığı değerlendirmesinde bulunmaktır.
Genel kaidede, vergilendirmenin hizmetin verimli bir şekilde kullanıldığı yerde uygulanmasını sağlamaya çalışan birçok istisna mevcuttur, diğerlerinin arasında, şunlara dikkat çekilmektedir: Gayrimenkullerle ilgili hizmetler, kültürel, sanatsal, spor, bilim, eğitim, dinlenme ve eğlence ile ilgili veya benzeri faaliyetler ve danışmanlar, mühendisler, hukuk ve muhasebe firmaları vb.
Ayrıca çifte vergilendirmeyi, vergilendirmemeyi veya rekabet eşitsizliklerini önlemek amacıyla üye ülkeler üçüncü ülkelerle aşağıdaki gibi ilişkileri değerlendirmeye alabilirler:
* AT dışında ikamet edildiğinde bir üye ülkede sağlanan bazı hizmetlerin yeri, etkin kullanım ve işletme AT dışında gerçekleştirildiğinde;
* Üye ülkede ikamet edildiğinde, AT dışında sağlanan bazı hizmetlerin yeri, etkin kullanım ve işletme üye ülkede gerçekleştirildiğinde.
Malların ithalatı, malın Topluluğa giriş yaptığı yer olan üye ülkede gerçekleştirilmiş kabul edilir.
Örnekler:
* Japonya’da kurulmuş olan “Aratico” şirketi İspanya'daki "Buen Dia" (ithalatçı) firmasına mal satar ama malların İspanya'ya kesin ithalatından önce "Buen Dia" şirketi malları “Commercial Ingles” şirketine ve o da “Don Padres” şirketine satar. “Buen Dia” şirketi tarafından "Commercial Ingles" şirketine yapılan satışlar ve bu şirketten “Don Padres” şirketine yapılan satışlar İspanya’da yapılmış olarak kabul edilirler.
* İspanyol şirketi “Autos Corre” değeri 3 milyon euro tutarında olan, nakliyesinin İspanyada kuruluşu üzerine satıcı tarafından yapılacağı taahhüdüyle bir makine ithal eder. Tazminat 3 milyon euro’dur. Kurulum ücreti 300,000 euro’dur, bu nedenle toplam tazminatın %15’ini aşmaktadır (3,000,000 x 15% = 450,000). Makinenin teslimatının KDV vergilendirme alanında gerçekleştirildiği şeklinde değerlendirilir ve ithalat gümrük vergisinden muaf tutulur.
KDV Tahakkuku ve yürürlüğe koyulması:
Bu, yasalarda belirli bir şekilde listelenen haller istisna olmak üzere malların teslim edildiği veya hizmetlerin verildiği anda ortaya çıkacaktır.
Malların topluluk içi edinimi durumunda, tahakkuk satın alma esnasında ortaya çıkar ve böyle bir satın almayı takip eden ayın 15. gününde uygulamaya koyulabilir. Önceden verilen faturalar istisnadırlar ve bu durumda vergi faturanın tarihi üzerinden talep edilecektir.
İthalatla ilgili olarak, bir mal AT'ye üye bir ülkeye girdiğinde tahakkukları talep edilecektir.
Örnek:
Bir komisyoncu inşaat halinde olan bir binayı 300,000 euro’ya satar ve 20,000 euro'yu teslimattan önce, 130,000 euro’yu teslimat esnasında ve 150,000 euro’yu da vadeli bir şekilde alır.
Tahakkuk:
a) 20,000 euro alındığında: KDV: 20,000 x 7% = 1,400
b) Bina teslim edildiğinde beklemede olan toplam ücret tahakkuk etiğinde: KDV: 280,000 x 7% = 19,600
KDV Vergilendirilebilir taban:
Malların birlik içinde edimini ve hizmetlerin topluluk içinde verilmesi için vergilendirilebilir taban ister şimdi isterse sonra teslimatı gerçekleştiren veya hizmetleri veren kişi tarafından alınan, alıcının yaptığı bu işlemlerle bu işlemlerin fiyatlarıyla bağlantılı olan doğrudan destekler dahil olmak üzere alınan toplam tazminatlarla oluşturulacaktır. Vergilendirilebilir taban aynı zamanda, yapılan masrafların geri ödenmesi olarak alınan miktarlar dahil edilmemiş olmasına rağmen tedarikçi tarafından alıcıdan talep edilen aksesuar masraflarına ilaveten vergiler, harçlar, ücretler ve gümrük vergilerini de içerecektir.
Malların ithal edilmesi durumunda vergilendirilebilir taban gümrüklerdeki kesin değer olacaktır, yani ithalat ve aksesuar masrafları (paketleme, nakliye, vb.) ile ilgili olarak tahakkuk edenlere ilaveten ithalatın yapıldığı üye ülkenin dışında tahakkuk eden vergiler, gümrük vergileri, ücretler ve diğer vergiler.
Örnek:
Madrid’te kurulan “España” şirketi kendine ait olan bir makineyi Miami’den “USA Manufacturada” ile ortaklığı için Miami'ye gönderir. İhracat esnasında makine 20,000 euro'luk bir değere sahiptir ve Miami'ye nakliye masrafları 1,000 euro, malzemeler için 6,000 euro ve işgücü için 6,000 euro tutmaktadır. Geriye dönüş nakliye 1,000 eurp ve uygulanabilir gümrük vergisi % 4 tutmaktadır.
Bu verilere göre, KDV’nin vergilendirilebilir tabanı aşağıdaki gibi olacaktır:
Dönüşüm işlerinin tazminatı işgücü kadar bunun için kullanılan malzemeler tarafından oluşturulacaktır:
Tazminat: 12,000 euro
Geçiş ücretleri:
- Yeniden ithal edildiğindeki gümrük vergisi değeri: 20,000 euro
- ABD’deki çalışmalar 12,000 euro
- Nakliye 1,000 euro
Yeniden ithal edildiğinde gümrük vergisi değeri: 33,000 euro
Gümrük vergileri % 4 33,000 = 1,320 euro
- İhracattaki gümrük vergisi değeri: 20,000 euro
- Nakliye: 1,000 euro
İhracattaki gümrük vergisi değeri : 21,000 euro
Gümrük vergileri % 4 21,000= 840 euro
Gümrük vergileri arasındaki farklılıklar geçiş ücretlerini belirler: 480 Euro
Aksesuar harçları:
Geri dönüş harçları gümrük vergilerinin hesaplanması için hesaba katılmış olmalarına rağmen gümrüklerdeki değere dahil edilmemiş olan yuvarlak nakliye harçlarını içermektedirler (Altıncı Direktif).
Aksesuar masrafları : 2,000 euro
Bu nedenle KDV’nin vergilendirilebilir tabanı aşağıdaki gibi olacaktır:
Tazminat: 12,000 euro
Gümrük vergileri: 480 euro
Aksesuar masrafları: 2,000 euro
KDV TABANI: 14, 480 euro
KDV Oranları:
Yukarıda açıklandığı gibi, vergilendirilebilir tabana uygulanabilir olan oranlar ve koşullar homojen değildirler ve bu nedenle verginin tahakkuk ettiği üye ülkede yürürlükte olan oran ve koşullar olacaklardır. Normal KDV oranı 31 Aralık 2010 tarihine kadar %15’ten düşük olmayan vergilendirilebilir bir taban yüzdesinde belirleneceklerdir.
Benzer bir şekilde, üye ülkeler %5’ten daha düşük olmayabilecek olan bir yüzdenin bir veya iki indirimli oranını uygulayabilirler. İndirimli oranlar sadece malların teslimatına ve KDV Direktifinin Ek III'ünde listelenmiş olan kategorilerden hizmetlerin verilmesine uygulanırlar.
Bununla birlikte, doğal gaz, elektrik ve şehir ısıtmasının tedarik edilmesi için indirimli bir vergi oranı gibi bazı koşullar uygulanabilirler.
Üye Ülkelere göre oran tablosu:
|
ÜYE ÜLKE |
KOD |
SÜPER İNDİRİLMİŞ ORANLAR |
İNDİRİLMİŞ ORANLAR |
NORMAL ORANLAR |
SABİT ORANLAR |
|
BELÇİKA |
BE |
- |
6 |
21 |
12 |
|
BULGARİSTAN |
BG |
- |
7 |
2 |
- |
|
ÇEK CUMHUR. |
CZ |
- |
5 |
19 |
- |
|
DANİMARKA |
DK |
- |
- |
25 |
- |
|
ALMANYA |
DE |
- |
7 |
19 |
- |
|
ESTONYA |
EE |
- |
5 |
18 |
- |
|
YUNANİSTAN |
EL |
4.5 |
9 |
19 |
- |
|
İSPANYA |
ES |
4 |
7 |
16 |
- |
|
FRANSA |
FR |
2.1 |
5.5 |
19.6 |
- |
|
IRLANDA |
IE |
4.8 |
13.5 |
21 |
13.5 |
|
ITALYA |
IT |
4 |
10 |
20 |
- |
|
KIBRIS |
CY |
- |
5/8 |
15 |
- |
|
LETONYA |
CV |
- |
5 |
18 |
- |
|
LITVANYA |
LT |
- |
5/9 |
18 |
- |
|
LÜKSEMBURG |
LU |
3 |
6 |
15 |
12 |
|
MACARİSTAN |
HU |
- |
5 |
20 |
- |
|
MALTA |
MT |
- |
5 |
18 |
- |
|
HOLLANDA |
NL |
- |
6 |
19 |
- |
|
AVUSTURYA |
AT |
- |
10 |
20 |
12 |
|
POLONYA |
PL |
3 |
7 |
22 |
- |
|
PORTEKİZ |
PT |
- |
5/12 |
21 |
12 |
|
ROMANYA |
RO |
- |
9 |
19 |
- |
|
SLOVENYA |
SI |
- |
8,5 |
20 |
- |
|
SLOVAKYA |
SK |
- |
10 |
19 |
- |
|
FİNLANDİYA |
FI |
- |
8/17 |
22 |
- |
|
İSVEÇ |
SE |
- |
6/12 |
25 |
- |
|
BÜYÜK BRİTANYA |
UK |
- |
5 |
17.5 |
- |
Direktifte belirtildiği üzere, 31 Mart 2006’dan önce isteklerini sunmuş olan üye ülkelere, 31 Aralık 2010 tarihine kadar Konsey tarafından, yerel nihai tüketicilere verilen ve yüksek işçilik gerektiren belirli hizmetlerin birine başvuru için yetki verilir.
Bununla beraber, kurala genel bir istisna olarak, belirli durumlar için belirli Üye Ülkeler indirilmiş vergiler, süper indirilmiş vergiler veya “0” vergiyi koruyabilirler.
KDV’den hariç tutulan mal ve hizmetler, o satış için KDV yüklenmeden nihai tüketiciye satılanlardır. Bu durumlarda, tedarikçiler alımlara yüklenmiş KDV’yi indirmeyebilirler; bu KDV’nin saklı olduğunu ve tüketici tarafından ödenen fiyata eklendiğini belirtir. Bu noktada, bu son durumda tüketici tarafından ödenen nihai fiyat artık KDV içermediğinden, farklarını “0” oranda KDV’den ayırmamız gerekmektedir.
Ek olarak, malların nerede üretildiği ve vergilendirildiğini dikkate almanın önemli olduğu bazı indirim haklı muafiyetler bulabiliriz; operasyonlar gidecekleri ülkelerde vergilendirilecekleri için menşelerinde vergilendirilmeyeceklerdir.
Direktif, esas olarak ekonomik nedenler için, indirim hakkı olmadan aşağıdakilerin yararına bir dizi muafiyet sağlamaktadır:
* Kamu yararına dair belirli faaliyetler (hastaneye yatırma, sağlık sigortası, sosyal yarım ve Sosyal Güvenlik ile ilgili mal ve hizmetler, okul veya üniversite eğitimi veya belli kültürel aktiviteler gibi);
* Diğer faaliyetlerin yanı sıra, sigorta ve kredi karşılığı, belli banka hizmetleri, posta pulları, kumar oynama, ek olarak belirli gayrimenkul teslimatlar ile ilgili olan belli faaliyetler.
AB dışından belli malların ithalatı da muaf tutulmuştur; bu ölçü malların değişimini kolaylaştırmak için kabul edilmiştir.
Örnek:
* Teslimatı ithal eden Üye Ülke’de muaf tutulan belirli malların ithali.
* Yolcuların kişisel bagajlarında taşınan mallara dair 69/169/CEE sayılı Direktif tarafından ithali düzenlenen mallar.
* İş-dışı amaçlarla ithal edilen, 83/181/CEE sayılı Direktifte düzenlenen mallar.
* Ticari olmayan teslimata tabii, 2006/79/CE sayılı Direktifte düzenlenen mallar.
Direktif ayrıca indirime yetkili olan muaf tutulmuş operasyonları, mal ve hizmetlerin etkili bir şekilde tüketildiği ve vergilendirildiği yer açısından operasyonları düzenler:
* Yeni taşımacılık vasıtaları ve özel vergilere tabii ürünler dâhil olmak üzere, bir Üye Ülkeden diğer Üye Ülkeye ihraç edilmiş malların topluluk-içi teslimatı;
* Malların AT’den üçüncü bir bölgeye veya üçüncü bir ülkeye ihracı;
* Uluslararası taşımacılık veya düşünülmüş ihracat ile ilgili belli operasyonlar;
* İhracat ile ilgili operasyonlara müdahale sırasında aracıların hizmetlerinin karşılığı;
* Uluslararası mal ticareti ile ilgili belli operasyonlar.
Bir vergi mükellefi tarafından alınan mal ve hizmetler kendi profesyonel faaliyetlerinde kullanıldığında, bu kişi operasyonların gerçekleştirildiği Üye Ülkede KDV indirme hakkına sahip olacaktır..
KDV Direktifi ayrıca, vergi mükellefi bir Üye Ülkede orada kabul edilmemiş bir KDV öderse, olası bir iade sağlamaktadır; prosedür her Üye Ülke tarafından beyan edilecektir, ve benzer olarak, böyle bir iadeye hak kazanmak için gereken yasal koşulları ve yasal süreci beyan edeceklerdir, her koşulda fatura almak gerekli olacaktır.
Bu indirim hakkı muaf tutulmuş ekonomik faaliyetler ve vergi mükellefinin belirli sistemlerden faydalandığı durumlarda uygulanamaz.
Direktife göre, aşağıdakiler KDV borçlusu sayılmaktadır:
* Vergi mükellefinin başka birisi, özellikle kendi kendine vergi takdiri mekanizması kullanan müşteriler, olduğu belirli özel durumlar hariç, vergilendirilmiş mail teslimatı veya hizmet karşılığı gerçekleştiren vergi mükellefleri;
* Vergilendirilmiş topluluk-içi mal alımı gerçekleştiren kişiler;
* İthalat durumlarında, ithalat yapan Üye Ülke tarafından borçlu olarak belirlenmiş veya bilinen kişi veya kişiler.
KDV borçlusu olarak kendi kapasitelerinde, aralarından aşağıdakileri gösterebileceğimiz çeşitli yasal zorunlulukları olacaktır:
* Vergi mükellefleri başlangıçta, faaliyetlerinde herhangi bir değişiklik veya kesinti olması durumunda beyanname vereceklerdir; bu nedenle ihtiyaç duyuldukça detaylı kayıtlar tutmalıdırlar.
* Vergi mükellefleri, başka bir vergi mükellefi veya vergi mükellefi dışındaki yasal bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen mal teslimatı veya hizmet karşılığına karşılık gelen gerekli detayları içeren bir fatura kesilmeyi temin etmelidirler. Fatura aşağıdaki bilgileri içermelidir:
1. Verilme tarihi;
2. Faturayı tanımlayan tek ardışık sayı;
3. Fatura kesenin vergi numarası;
4. Müşterinin kimlik vergi numarası (sadece müşterinin satış sırasında vergi ödemesi gerekiyorsa);
5. Satıcının tam isim ve adresi;
6. Alıcının tam isim ve adresi;
7. Satın alınan malların veya gerçekleştirilen hizmetlerin miktar ve doğasının tanımı;
8. Alım veya ödemenin tarihi (alım tarihinden farklıysa);
9. Uygulanan KDV oranı;
10. Ödenen toplam KDV;
11. Her KDV oranı için ödenen KDV miktarı ve muafiyetinin dökümü;
12. Vergiler, ıskontolar veya indirimler hariç, mal ve hizmetlerin birim fiyatı (birim fiyata dâhil edilmediği sürece);
KDV toplanmasını sadeleştirmek veya belli vergi yolsuzlukları veya vergi kaçırılmasından kaçınmak için, Üye Ülkeler özel durumlarda muafiyet yapmakla yetkilendirilebilirler.
Ayrıca, Topluluk belirli koşulları ve rekabetçiliği korumak çabasıyla; belli faaliyetler için bir dizi özel KDV sistemi oluşturmuştur. Bu özel sistemler aşağıdakilerle ilgilidir:
* Küçük firmalar;
* Tarım üreticileri (götürü usulüne dayalı ortak sistem);
* Konsey’in ikinci el mallar, sanat parçaları ve antikalar ve koleksiyon mallarına uygulanabilir özel sistem üzerine Altıncı KDV Direktifini değiştiren ve bu katma değer verginin ortak sistemini tamamlayan 14 Şubat 1994 tarihli 94/5/CE Direktifi tarafından düzenlenen ikinci el mallar, sanat parçaları ve antikalar ve koleksiyon malları Direktif perakende satıcı vergi mükellefleri için, ihaleler ve geçici hükümler için belli bir sistem olan özel bir vergilendirme sistemi beyan etmektedir.
* Yatırım Amaçlı Altın: Katma değer vergisi sistemini tamamlayan ve 77/388/CEE sayılı Direktifi değiştiren, Konsey’in 1998/80/CE sayılı Direktifi ile düzenlenir. Direktif, yatırım amaçlı altın teslimatlarının muaf tutulduğunu belirtmektedir. Daha önceden, yatırım amaçlı altın normal vergi sistemine tabiydi. Verdiği yetkiye dayanarak, yatırım amaçlı altın teslimatları başlangıç olarak KDV’ye tabiydi, fakat bazı Üye Ülkelere bir taşıma süreci sırasında onları muaf tutma yetkisi verilmişti. Yeni Direktif Üye Ülkeler arasındaki rekabetteki çarpıklıkları ortadan kaldırmakta ve aynı zamanda altın topluluğu piyasasının rekabet gücünü pekiştirmektedir.
* Seyahat Acenteleri: 8 Şubat 2002 tarihli, bu nedenle 77/388/CEE sayılı Direktifi değiştiren, Konsey Direktifi için Teklif tarafından düzenlenmektedir. KDV üzerine Altıncı Direktifin 26. bölümü altında beyan edilen karşılıklara uygun olarak, bir seyahat için bir seyahat acentesi tarafından gerçekleştirilen tüm operasyonlar hizmetlerin tek karşılığı olarak kabul edilir. Bu nedenle, hizmetin vergilendirilebilir temeli, seyahat acentesinin birleşik bir seyahatin satışı anında gerçekleştirdiği gelir payıdır, bu durumda acente yolcu için doğrudan bir fayda sağlayan işlemlerden doğan KDV’yi indirmeye yetkili değildir. Acente tarafından sağlanan hizmetlerin vergilendirme yeri, tedarikçinin ekonomik faaliyetini veya kurduğu veya hizmetlerin gerçekleştirildiği sürekli bir kuruluş veya yasal ikametgâhının veya daimi ikametgahının yeridir.
* Elektronik olarak icra edilen hizmetler: 7 Mayıs 2002 tarihli ve 2002/38/CE sayılı Konsey Direktifi ve dolayısıyla geçici olarak katma değer üzerine vergi sistemi ile ilgili Direktif 77/388/CEE’yi değiştiren Direktif 2006/58CE, radyo yayını ve televizyon ve elektronik olarak icra edilen bazı hizmetlere uygulanabilir. Bu, yeni uyumlu kurallar beyan ederek, AB’de radyo yayıncılığı ve televizyon ve elektronik olarak icra edilen hizmetlerdeki yanlış rekabeti ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Adil ve açık bir sistem olmadığı için, yatırımcıların hevesi kırılmış ve Avrupa firmaları rakiplerine karşı dezavantajlı bir konumdaydılar.
Bazı KDV sistemleri sadece ekonomik aracılara değil, aynı zamanda bireyler ve nihai tüketicilere de, özellikle aşağıda tanımladığımız durumlarda işaret etmektedirler:
· Bir kişi başka bir Üye Ülkede mal satın aldığı zaman: Mal tüketici tarafından kendi yasal ikametgâhına taşındığında, KDV bu malın satıldığı ve alındığı Üye Ülkede ödenir. Vergiye tabi olmayan belirli muaf vergi mükellefleri ve yasal kişiler de başka bir Üye Ülkede limitli miktarda mal satın almaya yetkilidirler. Bu insanlar için sistem, icra edilen hizmetin ve malların menşei Üye Ülkedeki vergilendirme prensibine dayanmaktadır.
· Herhangi bir tür araç alımı: Eğer yeni bir araba, gemi, motosiklet vs. bir Üye Ülkede alıcının Üye Ülkesinde, dolayısıyla satıcının Üye Ülkeden farklı bir Üye Ülke, kullanılmak üzere satın alınırsa, KDV satışın yapıldığı ülkede ödenmeyecektir. Bu durumda, KDV alıcının ülkesinde, bu ülkenin oranları uygulanarak ödenecektir. Bir aracın yeni olduğu 6,000 Km.den az seyahat etmiş olması veya 6 aydan küçük olması ile anlaşılır. Örneğin: İki yaşında, 4,000 Km. seyahat etmiş bir araba KDV uygulaması açısından yeni kabul edilecektir; benzer olarak 50,000 Km. seyahat etmiş 5 aylık bir araba da KDV uygulaması açısından yeni kabul edilecektir.
· Uzaktan satılan mallar: Malların satış zamanında alıcı ve satıcının farklı Üye Ülkelerde olmasıdır. Bu malların fiyatları belirli bir eşiği aşarsa (Üye Ülkeye göre 35,000 Euro veya 100,000 Euro), tedarikçi mesafe prensibini uygulayacaktır. Her halde, tedarikçi bu ilkeyi özel vergilere tabi olan uzaktan mal satışları için uygulamalıdır. Bu ilkeye göre, tedarikçi KDV’yi malların gideceği Üye Ülkeye keseceği faturaya, bu ülkede uygulanan oranda ekler.
Aşağıda, KDV uygulaması ile ilgili farklı açıklama tüzüklerini detaylandırıyoruz:
* Konsey’in 17 Ekim 2005 tarihli, dolayısıyla katma değer vergisinin ortak sistemi ile ilgili olan 77/388/CE sayılı Direktifin uygulanmasını sağlayan Tüzük (CE) No: 1777/2005.
KDV ile ilgili ortak kuralların oluşturulması ve uygulanmasını açıklamayı amaçlamaktadır. Altıncı Direktifin öğeleri, vergi mükellefleri, belirli hizmetlerin karşılığının yeri ve elektronik olarak icra edilen hizmetlere uygulanabilir sistem ile ilişkili olarak bu tüzükte açıklanmaktadır.
* Konsey’in 6 Aralık 1979 tarihli, işin hacmi üzerindeki vergiler ile ilgili Üye Ülkeler’deki düzenlemelerin uyumlaştırılması hakkındaki Sekizinci Direktif 79/1072/CEE Ülkede yerleşik olmayan vergi mükelleflerine katma değer üzerine vergilerin iade koşulları ve Konsey’in 17 Kasım 1986 tarihli iş hacmi vergileri ile ilgili Üye Ülkeler’deki düzenlemelerin uyumlaştırılması hakkındaki Onüçüncü Direktif 86/560/CEE – Topluluk sınırları içinde ikamet etmeyen vergi mükelleflerine katma değer vergisi iadesinin koşulları.
Alımın yapıldığı Üye Ülke dışında yerleşik olan vergi mükelleflerinin alımlarındaki KDV’lerin iadesi koşullarını beyan ederler. Vergi iadesi, böyle bir iadeye yetkili olan kullanımlar olması gereken, mal ve hizmetlerin kullanımına tabidir.
* Konsey’in 5 Ekim 2006 tarihli, üçüncü ülkelerden ticari-olmayan amaçlar için küçük teslimatlara tabi olan mal ithalatlarına uygulanabilir olan vergiden muaf yan ödemeler ile ilgili Direktif 2006/79/CE; Konsey’in 28 Mart 1983 tarihli, bazı nihai mal ithalatları üzerindeki katma değer vergisi muafiyeti ile ilgili olan Direktif 77/388/CEE’nin 14. maddesinin 1 (d) paragrafının uygulama alanını tanımlayan 83/181/CEE sayılı Direktif ve Konsey’in 28 Mayıs 1969 tarihli iş hacmi vergisi üzerine vergiden muaf yan ödemeler ve yolcuların uluslararası trafiğinin ithalatında elde edilen özel satışlar üzerindeki vergiler üzerine vergiden muaf yan ödemeler hakkındaki yasal, düzenleyici ve idari karşılıkları uyumlaştırma ile ilgili olan Direktif 69/169/CEE.
KDV muafiyetlerine malların ithalatının farklı durumlarında yetki verilmiştir. Örneğin, yolcuların bagajlarında mal taşınması, malların ticari-olmayan amaçlarla ithal edilmesi veya ticari-olmayan küçük teslimatlara tabi olan mallar gibi durumlar. Her bir durumda, muafiyet oldukça kati koşullara tabidir.
* Konsey’in 7 Ekim 2003 tarihli, katma değer vergisi alanı içindeki idari işbirliği ile ilgili olan ve dolayısıyla Tüzük (CEE) No 218/92’yi fesheden Tüzük (CE) No 1798/2003.
* Komisyon’un 29 Ekim 2004 tarihli, Konsey’in Tüzük (CE) No 1798/2003’ün belirli karşılıklarının uygulanma kurallarını sağlayan, katma değer vergisi alanı içindeki idari işbirliği ile ilgili olan Tüzük (CE) No 1925/2004.
KDV yolsuzluğu ile savaşmak, bilgi değişimini zorlaştıran engelleri ortadan kaldırmak için Üye Ülkelerin vergi idarecileri arasındaki, işbirliğini teşvik etmek amacındadırlar.
Üç esas gaye aşağıdaki gibidir:
· Bilgi değişimi için daha açık ve bütüncül kurallar beyan etmek;
· Yolsuzluk ile savaşmak için ulusal hizmetlerin doğrudan iletişimini garantilemek;
· Bilgi değişimini geliştirmek.
B) ÖZEL SİSTEMLER
Özel niteliklerine göre düzenlenen özel sistemler aşağıdaki gibidir:
a) Altın Üzerine Özel Sistem: Konsey’in 12 Ekim 1998 tarihli, dolayısıyla katma değer vergisi sistemini tamamlayan ve 77/388/CEE sayılı Direktif: altına uygulanabilir özel sistem’i değiştiren 98/80/CE sayılı Direktif:.
Üye Ülkeler arasındaki rekabetin çarpıklıklarını ortadan kaldırmak ve topluluk altın piyasasının rekabet gücünü teşvik etmeyi amaçlamaktadırlar.
Direktif altında, altına yatırım şu şekilde tanımlanmaktadır:
* Külçe altın piyasalarında Kabul edilen ağırlıkta, 995 bininciye eşit veya fazla saflıkta altın külçeler ve altın-kaplı yapraklar; menkul kıymetlerle temsil edildiği takdirde (Üye Ülkeler, bir gram veya daha az ağırlıkta olması halinde külçe ve yaprakları muaf tutabilirler);
* 995 binincilere eşit veya fazla saflıkta, 1800 yılından sonra basılmış, menşei ülkesinde kanuni para olan veya olmuş olan ve içerdikleri altının serbest piyasadaki fiyatının %80’inden fazla olmayan bir fiyata satılmış altın sikkeler. Her yıl Üye Ülkeler bu özelliklerle kendi bölgelerinde işlem gören sikkeleri belirteceklerdir. Liste Resmi Gazete tarafından basılacaktır.
Yatırım amaçlı altın teslimatı, topluluk-içi iktisapları ve ithalatları, Üye Ülkelerdeki katma değer vergisinden muaf tutulacaktır.
Bu muafiyet belli durumlarda bertaraf edilmektedir, altın teslimatlarını diğer vergi mükelleflerine aşağıdakilerden dolayı vergilendirme seçeneği gibi:
· Yatırım amaçlı altın üretmek veya yatırım amaçlı altını altına dönüştürmek (bu durumda Üye Ülkeler seçim hakkı sağlayacaklardır);
· Ekonomik faaliyetlerini yaparken endüstriyel kullanımlar için daimi olarak altın arz eden vergi mükellefleri (bu durumda Üye Ülkeler seçim hakkı tanıyabilirler).
Farklı Üye Ülkeler kendi seçim koşullarını ve Komisyon’u bu konuda nasıl bilgilendireceklerini belirleyeceklerdir.
Teslimatların vergilendirilmesi durumlarında Direktif, yatırım amaçlı altın üretimi veya arzına veya yatırım amaçlı altından altına dönüşüme aracılık yapan vergi mükelleflerinin indirim hakkını, teslimatlarını vergilendirmeyi seçmedikleri sürece, düzenleyecektir.
Yatırım amaçlı altın üzerine çalışan firmalar kesin yükümlülüklere, özellikle altının çifte kullanımından (endüstriyel ve yatırım amaçlı) doğan vergi yolsuzluğundan kaçınmak için, tabi olacaklardır. Firmalar önemli tüm operasyonlarının muhasebesini tutacak ve minimum beş yıllık bir süredeki müşterilerinin kimliklerini belirlemeye, kolaylaştırmak için gerekli belgeleri tutacaklardır.
Üye Ülkelerin bazı istisnalarla, satıcı yerine alıcıyı vergi borçlusu olarak belirlemelerine izin verilecektir. Bu önlem vergi yolsuzluğunu ortadan kaldırmak ve operasyon giderlerini azaltmak için amaçlanmıştır.
Üye Ülkelerin özel sistemi uygulamamasına ve düzenli altın piyasalarındaki operasyonları basitleştirmek için önlemler tanıtmasına izin verilecektir.
b) İkinci-el mallar, sanat parçaları ve antikalar ve koleksiyon mallarına uygulanabilir olan; 14 Şubat 1994 tarihli, Konsey’in katma değer vergisi sistemini tamamlayan ve ikinci-el mallar, sanat parçaları ve antikalar ve koleksiyon parçalarına uygulanabilir olan özel sistem üzerine olan Altıncı KDV Direktifini değiştiren 94/5/CE sayılı Direktif: tarafından düzenlenen Özel Sistem.
Direktif üç sistem beyan etmektedir:
* Perakendeci vergi mükellefleri için özel sistem:
o Topluluk’da kendisine bir vergi mükellefi dışında, indirim hakkı olmayan bir başka vergi mükellefi veya bir perakendeci vergi mükellefi tarafından perakendeci vergi mükellefine verilen malların teslimatını düzenler;
o Malların teslimatının vergilendirilebilir tabanı, perakendeci vergi mükellefince elde edilmiş gelir marjından, böyle bir marja karşılık gelen katma değer vergisi kotasının çıkarılmasıyla oluşturulacaktır. Bu marj bu mal için perakendeci vergi mükellefince istenen satış fiyatı ve alım fiyatı arasındaki farka eşittir.
* Genel açık arttırmadaki satışların özel sistemi:
o Üye Ülkeler malların gerçekleştirilmiş teslimatlarının vergilendirilebilir tabanını belli koşullar altında, bir genel açık arttırmada bir vergi mükellefi dışındaki bir kişi, diğer bir vergi mükellefi veya perakendeci vergi mükellefi lehine hareket eden bir mezatçı tarafından belirleyebilirler;
o Malların teslimatının vergilendirilebilir tabanı mezatçı tarafından alıcıya faturalandırılmış toplam miktar kadar, aşağıdaki istisnalar hariç, oluşturulabilir:
- Mezatçının müvekkiline ödediği veya ödemesi gereken brüt miktar;
- Ve mezatçının teslimatı için borçlu olduğu vergi kotası.
c) 22 Ekim 1999 tarihli, Konsey’in yüksek oranda işçilik gerektiren hizmetler üzerindeki KDV’nin indirilmiş oranını, deneme olarak, uygulama olasılığı ile ilgili 77/388/CEE sayılı Direktifi değiştiren 1999/85/CEE sayılı Direktif tarafından düzenlenen yüksek işçilik gerektiren hizmetler.
Bu Direktif KDV uygulaması için, esas olarak Üye Ülkelere aşağıdaki hizmetlerin maksimum iki kategorisine indirilmiş KDV oranı uygulama yetkisi veren, yeni bir değişken tanıtmıştır:
- Küçük onarım hizmetleri (bisikletler, ayakkabı ve deri eşya, giysi veya çamaşır);
- Teslim edilen hizmet fiyatının önemli bir parçasını oluşturan materyal muaf tutulmak üzere, belli konutlardaki değişiklik ve onarımlar;
- Kristal temizlikleri ve bireylerin konutları;
- Evdeki yardım hizmetleri;
- Kuaförler.
Böyle bir amaç için, aşağıdaki gereklilikleri tamamlaması gerekmektedir:
- Yüksek işçilik gerektiren bir atölye/mağaza olmak;
- Hizmetlerini doğrudan nihai tüketiciye teslim etmek;
- Rekabeti bozmaya kabiliyeti olmamak ve
- Fiyatla ilgili esnek hizmetler olması.
Ayrıca, Üye Ülkeler rekabeti bozmadıkları sürece doğal gaz, elektrik ve kentsel ısınma arzlarına indirilmiş oran uygulayabilirler. Bir Üye Ülke böyle bir oran uyguladığında, öncelikle rekabeti bozmanın riskleri üzerine karar verecek olan Komisyon’u bilgilendirecektir. Ve Komisyon’a, bu önlemin aranılan amaçlara oranla etkili olup olmadığına dair bir küresel değerlendirme raporu sunacaklardır.
Avrupa Parlamentosu ve Konsey ayrıca, uygun olup olmadığı ve nihai uygulaması yönünden Direktifi değerlendiren bir rapor sunulacaklardır.
d) Konsey’in 7 Mayıs 2002 tarihli, dolayısıyla katma değer vergi sistemi ile ilgili 77/388/CEE sayılı Direktifi değiştiren, radyo yayıncılığı ve televizyon ve elektronik olarak teslim edilen bazı hizmetlere uygulanabilir olan 2002/38/CE ve 2006/58/CE sayılı Direktifi ve 27 Haziran 2006 tarihli, AB’de radyo yayıncılığı ve televizyon ve elektronik olarak teslim edilen bazı hizmetlere uygulanabilir katma değer vergisinin fayda süresi ile ilgili olan 2002/38/CE sayılı Direktifi değiştiren 2006/58/CEE sayılı Direktifi; böyle bir süreç başlangıçta 31/12/2006’ya kadar kurulmuş idi, ve sonra Konsey’in 2006/138/CE sayılı Direktifi ile 31 Aralık 2008’e kadar değiştirildi.
AB’de radyo yayıncılığı ve televizyon ve elektronik olarak teslim edilen bazı hizmetler kapsamındaki rekabette bozulmaları ortadan kaldırmak için oluşturulan bu önlemler yeni uyumlu kurallar beyan etmektedir.
Bu değişiklikler özellikle, elektronik ağlar vasıtasıyla teslim edilen elektronik hizmetlerin vergilendirme yeri açısından, düzenli vergilendirilebilir tabanı etkileyecektir.
Elektronik olarak teslim edilen hizmetlerin için aşağıdaki örnekleri listeleyebiliriz: kültürel, sanatsal, spor, eğitsel, ducational, eğlence ve bilgilendirme hizmetleri (ve benzer hizmetler), aynı zamanda bilgisayar programları, video oyunları ve genelde bilgisayar hizmetleri.
Yukarıda bahsedilenin sonucu aşağıdaki gibidir:
- Elektronik olarak sunulan hizmetlerin üçüncü bir ülkede yerleşik bir operatör tarafından AB’de yerleşik bir müşteriye verilmesi halinde, vergilendirme yeri AB’dir ve dolayısıyla hizmetler KDV’ye tabidir;
- Sunulan hizmetlerin AB’deki bir operatörden üçüncü bir ülkedeki bir müşteriye verilmesi halinde, bu hizmetlerin topluluk KDV’sine tabi olmaması için, vergilendirme müşterinin yeri olacaktır;
- Sunulan hizmetlerin AB’deki bir operatörden başka bir Üye Ülkede yerleşik bir firmaya verilmesi durumunda, karşılık yeri müşteri firmanın mekânı olacaktır;
- Sunulan hizmetlerin AB’den bir operatörden AB’deki bir bireye veya aynı Üye Ülkedeki bir vergi mükellefine verilmesi durumunda, karşılık yeri hizmet sağlayıcısının mekânı olacaktır.
Üçüncü bir ülkede yerleşik operatörler, faaliyetlerinin nihai tüketicilere satış içermesi halinde, KDV amaçlı kaydedileceklerdir. Hizmetler AB’de yerleşik firmalar için gerçekleştirildiğinde, yükümlülük olmayacaktır ve müşteriler vergi nakli prensibine dayanan KDV’ye tabi olacaklardır.
Üçüncü ülkelerde yerleşik firmalarla ilgili en iyi avantaj, onlar için tek bir Üye Ülkede vergi tespiti vasıtasıyla (kendi seçimi ile) basitleştirilmiş çevrimiçi vergi beyanname sistemi ile Direktif tarafından düzenlenen basitleştirilmiş bir sistem uygulanması olacaktır. Bu firmalar herhangi bir Üye Ülkede yerleşik firmalar dışındaki müşterilere KDV uygulamaya zorlanacaklardır ve müşterinin ikametgahı Üye Ülkenin vergilendirmesini uygulayacaktır.
Bu firmalar, üç ayda bir kayıtlı oldukları ofise aldıkları vergi miktarını teslim edeceklerdir; ek olarak, her Üye Ülkedeki toplam satışı detaylandıran bir elektronik vergi beyannamesi dolduracaklardır. Daha sonra, bu bilgiye uygun olarak, kayıt yeri olarak seçilen Üye Ülke, vergi gelirlerini müşterilerin ikamet ettiği ülkelere dağıtacaktır.
Yukarıda bahsedilen sistemin üç yıl geçerli olacağını ve teknik açıdan daha özenli bir sisteme dönüşebileceğini belirtmemiz gerekir.
e) Seyahat acentelerine uygulanabilir özel sistem.
Seyahat acenteleri ve turist paketi organizatörleri için özel bir sistemin tanıtımını KDV ile ilgili Altıncı Direktif düzenlemiştir.
Esas olarak bu düzenleme faaliyetin, firma için faaliyetini yapmaya engellerle sonuçlanan özel doğasından kaynaklanmıştır. Bu engeller esas olarak yerine getirilen hizmetlerin yerleşiminden, verginin yeri ile ilgili olan topluluk kanunlarının uygulanması, vergilendirilebilir taban ve vergi indirimlerinden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden ve faaliyetin özel doğasının doğru adaptasyonunu bulma amacıyla, Altıncı Direktifin 26. maddesi altındaki KDV özel sistemine eklenmiştir.
Böyle bir sistem üçüncü taraflar için satın aldıkları otelde kalma veya nakliye gibi öğeleri içeren hizmetleri, kendi adlarına yolculara satan işletmecilere uygulanır. Bir yolculuk için seyahat acentesi tarafından gerçekleştirilen işlemler tek bir hizmet olarak Kabul edilir. Marjinal vergilendirme sistemi uygulayan seyahat acenteleri yolcuların doğrudan yararı için gerçekleştirdikleri işlemlerden doğan KDV’yi indirmeye yetkili değildirler. Seyahat a






