Fikri Mülkiyet Kavramı Ve Türleri
Fikri mülkiyet (intellectual property, propriété intellectuelle) kavramı, fikir ve sanat eserleri, patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, menşe ve mahreç işaretleri, marka, ticari ad ve unvan, telif haklar, yarı iletken ürünlerin topografyası, yeni bitki çeşitleri, biyoteknoloji, gen teknolojisi, bilgisayar programları, veri tabanları, alan adı, know-how ve ticari sırların tamamını kapsayan üst başlık olarak kullanılmaktadır[12]. Başka bir ifade ile temellerini 1883 tarihli Sınaî Mülkiyetin Korunmasına ilişkin Paris Sözleşmesi ile 1886 tarihli Edebi ve Artistik Eserlerin Korunmasına ilişkin Bern sözleşmesindeki, fikri mülkiyet ve sınaî mülkiyet ayrımları ortadan kalkmış, her iki alanı ifade etmek için geniş anlamda fikri mülkiyet kavramı kullanılmaya başlamıştır. Son dönemlerde yapılan uluslararası anlaşmalarda da bu ayrımın ortadan kalktığı görülmektedir.
Fikri mülkiyete konu hakların neler olduğu önceden kanunlarda tespit edilmiştir. Bir hakkın fikri mülkiyet hakkı olarak kabul edilmesi ve korumadan yararlanabilmesi için, kanunda düzenlenmiş olma zorunluluğu vardır. Başka bir anlatımla fikri mülkiyet alanında numerus clausus (sınırlı sayı) ilkesi geçerlidir.
Fikri mülkiyet haklarının geniş anlamda el alınması, kendi içinde sınıflandırma yapılmasına engel değildir.
A) Fikir ve Sanat Eserleri- Telif Hakları (copyrigt)
Fikir ve sanat eserleri, tarihi gelişim itibarıyla en eski fikri mülkiyet alanıdır. Ancak, korumaya alınması fikri ilk olarak Fransız ihtilalinden sonra gündeme gelmiştir. Fikir ve Sanat Eserleri hukukunun varlık nedeni, kitaplardan tablolara, filmlerden plaklara ve yazılımlara kadar uzanan özgün sanat, edebiyat ve müzik eserlerinin üretimini teşvik etmektir. Fikir ve Sanat Eserleri sistemi, yaratıcıya ekonomik hakların yanı sıra, eserin sahibi olduğunu iddia etme ve eserinde şöhretine zarar verebilecek değişiklikler ya da tahrifatlar yapılmasını engelleme olanağını veren “manevi” haklar da sağlar. Eserin telif hakkı korumasına konu olması için, özgün bir yaratıcılık ürünü olması ve belirli bir biçimde ifade edilmiş olması gerekir. Eser sahibi, eser yaratıldığı anda otomatik olarak telif hakkının sahibi olursa da, birkaç ülkede ek yararlar sağlayan tescil sistemleri yürürlüktedir. Eser sahibine belirli bir süre için münhasır haklar tanıyan telif hakkı koruması, genellikle eserin yaratıldığı tarihten başlamak üzere 50 veya eser sahibinin ölümünden 70 yıl sonraya kadar geçerlidir. Telif hakkı, telif hakkı sahibine eserinin bazı kullanımlarını kontrol etme olanağını verir. Eser sahibinin izin verebileceği veya yasaklayabileceği bu kullanımlar, genellikle eserin çoğaltılmasını, dağıtımını, kiralanmasını, kayda alınmasını, kamuya icrasını, radyo ve televizyonda yayınlanmasını ve çevirisinin yapılmasını veya uyarlanmasını içerir. Bazı ülkelerde, eser sahibi eserinin belirli kullanımlarını engelleme hakkına sahip olmamakla birlikte, bu kullanım için ücret talep etme hakkı da vardır. Kamunun bir ücret ödemeden veya eser sahibinden izin almadan eserlerden yararlanmasına olanak veren istisnalar bütün ülkelerde mevcuttur. Bunun bir örneği, açıklama veya eğitim amacıyla yapılan sınırlı alıntılardır[13].
B) Sınaî Haklar
Sınaî haklar kendi içinde iki ana gruba ayrılmaktadır. İlk grup marke ve diğer tanıtım işaretlerini konu almaktadır. İkinci grup ise, patent, faydalı model, sınaî tasarım (sınaî model ve resim) bitki türlerinin korunması ve nihayet yarı iletken ürünlerin topografyasının korunması olarak ifade edilebilir.
1. Markalar
Marka; bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan, ad, sözcük, şekil, harf, sayı gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretler olarak tanımlanabilir. Başka bir anlatımla, bir ürün ya da hizmetin, benzer nitelikli diğer ürün ya da hizmetlerden ayırt edilmesini sağlayan herhangi bir ayırıcı özellik, marka olarak kabul edilip, kanunda öngörülen korumdan yararlanabilir. Tüketici nazarında iyi marka imajı oluşturabilmek için zaman, emek ve para yatırımı yapılmıştır. Üreticiler veya hizmet sağlayıcılar için ise, diğer girişimcilerin bu itibardan haksız olarak yararlanmalarını önlemenin bir yoludur. Böylece piyasada girişimciler arasında sağlıklı bir rekabet oluşur ve üreticiler ürünlerinin ya da hizmetlerinin kalitesine ve şöhretine yatırım yapmaya özendirilirler.
Günümüzde, markaların korumdan yararlanabilmesi için, tescil edilmiş olası gerektiği genel kabul görmektedir. Marka sahibi, tescil ettirmiş olduğu bir markayı, başkalarının benzer ya da ilişkisiz mal ya da hizmetlerde kullanılmasını yasaklayabilir. Kullanımın yasaklanabilmesinin ön şartı, tüketicinin zihninde karışıklığa sebep olmasıdır. Tüketicinin zihninde karışıklığa sebep olmayacak bir kullanım söz konusu ise, marka hakkı sahibinin korumdan yararlanamayacağı kabul edilmektedir.
Ünlü ya da tanınmış markalar birçok ülkede, markanın kazanmış olduğu itibarı sarsma, lekeleme veya bundan haksız yarar sağlama amacı taşıdığına hükmedilen kullanımlara karşı korunur. Küçük ya da büyük hemen her ticari kuruluş markalardan istifade eder.
Fikri mülkiyet alanında en fazla ihlale uğrayan alan markalardır. Dolayısıyla en fazla korumadan yararlanan fikri mülkiyet türüdür.
İletişim ve teknolojideki gelişmeler neticesinde, günümüzde hemen bütün tanınmış markalar internette alan adı olarak da kullanılmaktadır. Bu durum önceki dönemlerde yaşanmayan bir kısım problemleri de beraberinde getirmiştir.
2. Patent
a) Buluş (Invention)
Buluş, patent hukukunun temelini oluşturmaktadır. Ancak, karşılaştırmalı hukukta ve Türk hukukunda pozitif düzenlemelerde tanımlanmaktan kaçınılmaktadır(örn APA, Strasbourg Anlaşması, PHKK). WIPO Model Kanununda ise, teknoloji alanında belli bir problemin çözümüne imkân veren bir mucidin fikri olarak tanımlanmıştır. İnsan zekâsının ürünü olan, yenilik unsurunu taşıyan, sanayide uygulanabilir nitelikte ve bilinen tekniği aşan teknik gelişme buluş olarak tanımlanabilir[14].
b) Patent (Letters Patent)
Sanayinin herhangi bir alanında uygulanabilme kabiliyetini haiz “buluşlara” resmi makamlarca verilen ve sahibine münhasır yetkiler veren bir belgedir[15]. Sanayi ile ilgili her çeşit buluş patent korumasının kapsamına girebilir. Ancak, bir buluşa patent verilebilmesi ve koruma kapsamına dâhil edilebilmesi için bir kısım şartların varlığı aranmaktadır. Bunlar;
— Sanayiye uygulanabilir olma,
— Yeni olma,
— Tekniğin bilinen durumunu aşma.
Mucitlerin elde ettikleri buluşlar ya yeni bir ürün olabilir ya da mevcut bir ürününün kullanım usulüne ilişkin olabilir. Karşılaştırmalı hukukta ve Türk hukukunda kabul gören bu ayrım, ürün patentleri ve usul patentleri arasındaki farklılığın da temelini oluşturmaktadır.
c) Faydalı Model (Utility Model)
Buluşları korumak için verilen belgelerden bir diğeri de Faydalı Model Belgesi'dir. Bütün buluşlar patent verilebilmesi için gerekli şartları tam olarak taşımayabilir. Kural olarak faydalı model belgesi de sahibine paten hakkının sahibine tanıdığı imtiyazları tanımaktadır. Ancak faydalı model belgesinin patentten bir kısım farklılıkları da bulunmaktadır.
—Yenilik; faydalı modelde uluslararası alanda yeni buluş olma şartı aranmamakta, ülke düzeyinde yeni olması yeterli kabul edilmektedir. Faydalı modelde dünya çapında yenilik değil ülke düzeyinde yeni olma yeterli görülmektedir.
—Koruma süresi; Patente göre daha kısa süreli bir koruma kabul edilmektedir.
—İnceleme ve değerlendirme farklılığı;
Faydalı model başvurusu patent başvurusuna dönüştürülebilir. Aynı buluş için hem patent hem faydalı model başvurusu yapılamaz. Faydalı modelin koruma süresi patente göre daha kısadır[16].
d) Sınaî Tasarım (Industrial Design)
İnsan ihtiyaçlarını karşılayan ürünlere ait olan ve ürünlerin teknik fonksiyonlarının zorunlu sonucu olmayan dış görünüm özellikleri sınaî tasarımı oluşturmaktadır. Doktrinde sınaî tasarımlar iki gruba ayrılmaktadır.
Sınaî Resim, bir ürünün yüzeyine uygulanabilecek nitelikte iki boyutlu olarak algılanan süslemeler/çizimlerdir[17].
Sınaî Model, ürünlerin üç boyutlu bir cisim olarak benzerlerinden dış görünüş bakımından ayırıcı ve tanıtıcı nitelikteki şeklidir[18].
e) Coğrafi İşaretler (Geographical Indications)
Coğrafi işaretler ile bir ürünün, belirli bir ülke, yöre ya da bölge ile bağlantısı ifade edilmektedir. Bu işaretler, yöreye özgü doğal ya da insan faktörlerinden oluşan özelliklerin ürüne kazandırdığı nitelik ve kalite itibariyle benzer ürünlerden ayırt edilebilmesine yaramaktadır. Coğrafi işaretler menşe adları ve mahreç işaretleri olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır[19].
— Menşe Adı, menşe adları ürün ya da hizmetin o ülke, bölge ya da şehirden kısaca o coğrafi yöreden kaynaklanan kalite ve niteliğini ifade eder. Havana purosu, Türk lokumu gibi, belirli bir coğrafi bölge ile buranın doğa veya insanından kaynaklanan bir özelliğe sahip olan ve bu özellikleri itibariyle tanınan ve satılan ürünlerin ayırt edilmesi için kullanılan ve korunan işaretlerdir.
— Mahreç İşareti, mahreç işaretleri malın nitelik ve kalitesinden ziyade belli bir coğrafi bölgede üretildiğini gösteren işaretlerdir.
f) Yarı İletken Ürünlerin Topografisi (Integrated Circuit Topography)
Yarı iletken ürünlerin çok ayrıntılı planlara göre birleştirilmesiyle entegre devreler oluşmaktadır. Yarı iletken ürünlerin topografileri, boyutların küçültülmesi ve bunların üretimi için gerekli malzeme miktarının azalmasını sağlamaktadır. "Microchips" olarak anılan bu teknolojinin gelişmesi, bunların hukuken korunmasına bağlıdır. Yarı iletken elektronik parçalar, belirlenmiş bir düzeneğe göre tasarlanmış entegre devreleri ifade etmektedir. Entegre devre, birbiri üzerine gelen katmanlardan oluşur. Her katman bir görüntü verir. Topografya ise, entegre devrelerin görüntüsü ve birbirine bağlanmış biçimlerini içeren üç boyutlu tasarımlardır[20].
g) Biyoteknolojik Buluşlar (Biotechnological Inventions)
Biyoteknoloji; bitki, hayvan ve mikroorganizmalar gibi yaşayan organizmaların yanı sıra gen mühendisliğinin kullandığı tohum, enzimler, plasmidler gibi canlı olmayan biyolojik materyalin ve bunlar aracılığı ile elde edilen sistemlerin ve usullerin sanayi ve hizmet sektöründeki uygulamalarıdır[21].
-----------------------------------------------------------------------------
[12] CORNISH,W/LLEWELYN,D.,Intellectual Property: Patents, Copyright, Trade Marks and Allied Rights, sixth Edition, London 2007, s.3 vd.
[13] CORNISH/LLEWELYN, s.8.
[14] Benzer tanımlar için bkz. TEKİNALP,Ü., s.494.
[15] TEKİNALP,Ü., s.541
[16] TEKİNALP, Ü., s.24 vd.
[17] DPT, ÖİKR., 1994, s.41
[18] CORNISH/LLEWELYN, s.10; DPT, ÖİKR., 1994, s.41.
[19] DPT, ÖİKR., 1994, s.41
[20] TEKİNALP, Ü., s. 21 vd; DPT, ÖİKR., 1994, s.42
[21] ŞEHİRALİ, F.H., Patent Hakkının Korunması, Ankara 1998, s.27 vd.






